21 Şubat 2010 Pazar

İlişkinin Anatomisi

Tamam...En son ilişkim 3 gün sürmüştü...Tamı tamına 3 gün. İlk gün ilişkimize başladık, ikinci gün sabahtan akşama kadar beraber sahilde dolaştık, üçüncü gün bunun bir ilişki olmadığını anladık. Dördüncü gün ben gitmiştim.

Beşinci gün müzik dinlemeye başladım. Kafamdan o kadar çok şey geçiyordu ki, ne dinleyeceğimi bilmiyordum. Yavaş şarkılardan başladım. Birçoğunun sözlerini bile anlamıyordum ama hissedebiliyordum. Hepsi birbirinden büyüleyici kelimelerdi. Her yeni şarkı, beni biraz daha durgunlaştırıyordu. Buna karşılık, kürdanla dişlerimi karıştırdığım her dakika tekrar velet olduğumu hissediyordum.

Altıncı gün sıkılmaya başladım çünkü yavaş şarkılar çok yavaştı. Bu tarz şarkılara slow denmesinin sebebi bu olsa gerekti. Aynı mantıkla, hızlı şarkıların, hızlı olabileceği aklıma geldi. Ben de yüksek tempolu müzikler dinlemeye başladım. Öyle disko şarkıları değil ama. Ah, öyle şarkılara hiçbir zaman alışamamışımdır. İnsanlar öyle şarkıları nasıl aralıksız bir şekilde dinleyebiliyor anlamıyorum. Herneyse...Yüksek tempolu şarkılarımı açtım ama sözleri bir şeyler ifade edebilecek olanlarından seçmeye özen gösterdim. Bir tanesine o kadar fazla takıldım ki, mini fırındaki pizzayı unuttum. Yanık bir şekilde de olsa yemek zorundaydım çünkü yeni bir tanesini yapmayı bekleyemezdim. Gerçekten fazlasıyla açtım o gün.

Yedinci gün yazmaya başladım. Kağıda, aklıma, duvarlara, çalışma masama, sehpaların altlarına...Ne yazdığımı bilmiyordum. Çok canım sıkılmıştı ve bende yazıyordum. Çalışma masama yazdıklarımdan birini yanlışlıkla asetat kalemiyle yazmıştım. O yazı hâla orada duruyor. Fazla göze çarpmasın diye, film koleksiyonumu oraya dizdim. Evet benim lanet olası bir film arşivim var. Farkımı göstermek adına en uygun yerlerden biri olarak bu kısmı düşündüm ve hemen iliştireyim dedim. Şarkılar konusuna gelince...Fazla müzik dinlemek istemedi canım. Neden bilmiyorum ama yazı yazmak çok daha eğlenceli gelmişti o gün.

Sekizinci gün pizzayı bir kez daha yaktım. Sinirli ve ne yapacağımı bilmez bir haldeydim. Aniden, evden hızlıca çıktım ve koşmaya devam ettim. Hayatımda ilk defa bu kadar hızlı koştuğumu hatırlıyorum. Koştum, koştum, koştum ve koştum...İnsan ister istemez bir saatten sonra tıkanıyor. Birkaç dakika olduğum yerde soluklandım ve kendime geldim. Ardından tekrar koşmaya başladım. Bir tekel bayiisine girdiğimi hatırlıyorum. İşin garibi, evden çıkarken nereye gideceğime dair hiçbir fikrim yoktu. "Buyur canım ne istemiştin ?" dedi adam bana. "Abi ben sigaraya başlayacağım. Ne önerirsin bana ?" diye sordum. Sigaraya başlamak mı ! Nerden çıktığını bilmiyordum ama bir anda canım bunu istemişti. Sonuç olarak, tekeldeki amcanın bana önerdiği sigaradan üç paket aldım ve evime geri döndüm. Sonradan öğrendim ki, meğersem adamın tek derdi bana kazık atmakmış. Bana önerdiği sigara en pahalı sigaraymış.

Dokuzuncu gün, gözlerimi çok ani bir şekilde açtım. Dün pizzayı yaktıktan sonra yemek yemediğimi hatırladım ve hemen kendime güzel bir kahvaltı hazırladım. Kendimden geçebileceğim onlarca şarkıyı listeye koydum ve dans ettim. Harika bir duyguydu...Evin içinde şuursuzca dans ediyordum. Bazen, masanın üstüne çıkıyor ve yere atlıyordum. Bateri çalanın ben olduğumu hayal edip tempo tutuyordum. Alt kattaki teyze rahatsız olup beni uyarmaya geldi. Kapıyı açmadım...Müziğin sesini kıstım, kapı deliğinden baktım ve bir süre gitmesini bekledim. Ne şanstır ki, yan taraftaki dairenin televizyonunun sesi fazlasıyla açıkmış. Teyze, benden çıt çıkmayınca sesin aslında yan taraftan geldiğini sanmış olacakki, bu sefer de yan tarafın kapısı çaldı. Kapıyı açtıklarında, teyze sesi biraz kısmalarını istedi onlarda özür dileyip kapıyı kapattılar. İşlemiş olduğum suçtan geriye hiçbir kanıt bırakmadan kurtulmuş olmamın büyük gururuyla günüme devam ettim.

Onuncu gün hiçbir şey hatırlamıyordum. Uyandığımda, başucumda duran sigara paketi gözüme çarptı. Bir süre anlamsızca pakete baktım. Sonra gittim ve çöpe attım. Tek hatırladığım şey, kendime yeni bir diş fırçası almam gerektiğiydi.

Fall Out Boys - Thnks Fr Th Mmrs

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder