Anlatılamayanı anlatamadık...Anlatmamızı istediler, sustuk. Konuşmadık ve seyrettik. Anlamadılar...İnatla anlatmamızı beklediler. Şansımızı denedik ama olmadı. Elimizden geldiğince açıklayıcı cümleler kurmaya çalıştık. Anlattığımız şey anlaşılamazdı. Kimse de anlayamadı zaten. Daha çok üstümüze geldiler. Bize şans verdiler ama kullanamadık. Anlatamayınca suçlu biz olduk. Herkes sorularını bize fırlattı çok sert bir şekilde. Şaşırdık...Hiçbir şey söyleyemez olduk. Daha fazla dayanamazdık. Seçim yapmamız gerekti. Bütün cümleleri kafamızda toparladık. Aralarından birkaçını eledik. Geriye kalanları yanımıza aldık ve herkesi yanımıza çağırdık. Tam anlatmaya başlayacakken, seçili cümleler içeri kaçtı. Ağzımızdan çıkmaz oldular...Daha fazla suçlandık. Bakışlarımız dahi anlatamadı içimizdekileri. Bu sefer kesin olarak sustuk...Herkesin bakışlarından bir anlam çıkarmaya çalıştık. Çıkarılan her anlam, bir öncekinden daha keskin ve kötüydü. Küçüldük, küçüldük, küçüldük...Ruhumuz küçülürken, konuşamadığımız kelimelerimiz büyüdü. Arada kaldık, iyice sıkıştık. Kendimize gelemeyecek kadar dibe çöktük. Eşyalarımızı topladık ve sessizce kapıdan çıkıp gittik. Hatıra olaraksa bedenimizi bıraktık.
Anlatılamayanı anlatamadık...Çünkü bize en zor soruyu sordular. En başından kaybettik.
Ingrid Michaelson - Corner of Your Heart
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder