26 Şubat 2010 Cuma

İade-i Ziyaret Vol.2

Hastalığım tam olarak geçti sayılmaz ama en azından, şimdilik başım ağrımıyor. Kendimi iade-i ziyaret yapabilecek kadar iyi hissediyorum. Misafirperverliğiniz için şimdiden teşekkürler ama ben öyle bildiğiniz misafirlerden değilimdir.

Cuma sabahı, Sakarya manzarası, patates kızartması eşliğinde kahvaltı, çay ve müzik. Koskoca İstanbul'da bulamadığım şeyi, bir öğrenci evinde bulmuş olmam ne kadar garibimsi. O zaman buna bir heheyt demeli. Ahadan diyorum...Heheyt !!!

Hayat thnks fr th mmrs şarkısıyla güzel. Bazı sözlere ayrı bir önem vermeye başladığın an çok daha güzel oluyor hatta. Herkesin "Amaaaaan. Dinle ve unut her şeyi." dediği bir şarkı vardır. Benim de bu şarkı oldu şimdilik. Bir ara kopmak istedim ve başaramadım. Şimdiyse hiç öyle bir şikayetim yok. Dinle ve unut...Hayat böyle hoş.

Ne kadar çok bahsediyorum bu şarkıdan ben. Farkında olmadan baya önemli bir yer edinmiş benim için. Daha önce başka yerlerde belirttiğim gibi, oysa sevmem ben öyle Fall Out Boy filan. Hatta bu tarz şarkılar hayatımın önemli bir yerini bile kaplamaz. Dinler ve geçerim. O zaman, bugün bütün teşekkürler sana Fall Out Boy.

İki paragrafımızı Fall Out Boy'a ayırdıktan sonra, başka şeylerle devam edebiliriz. Cuma günü okulun olmayışı ne kadar güzel bir şeydir öyle. İstanbul'dan uzakta, Sakarya'da olunca daha bir anlaşılır ve haz verici oluyor bu duygu. Sakarya'yı severim, severim ben Sakarya'yı...Gitarımın tellerine vurup kendimden geçerim.

Gitar demişken...Madem kaldık buralarda, o zaman akor basmanın vakti geldi. Am, Bm, F tamam...Sırada diğerleri var. Yalnız belirtmek isterim, çok pis bare basarım ben. Aman tanrım nasıl parmaklar var bende öyle ! Bildiğin rahat rahat bare basıyorum ya ! Bak yine ünlem işaretlerine sardım ! Çok heyecanlandım oğlum ne yapayım ?!

Lanetli Salı'dan inciler aktarmak isterim...Artık resmileşmiştir ki, salı günleri son dört saat fazlasıyla uykum geliyor. Oha lan..."Resmileşmiştir" kelimesini yazarken fazlasıyla zorlandım. Kendimden emin olamadım acaba doğru mu yazıyorum diye. Garip...Herneyse, salı günleri mesajlaşmak güzeldir. "Oğlum ne olur kontörünün ya da bedava mesajının olduğunu söyle bana. Sıkıntıdan ölüyorum lan burada." mesajına gelen "Var kuzen kontörüm. Ne oldu kötü bir şey mi var ?" tepkisi güzeldir. Artık nasıl bir duyguyla yazdıysam mesajı, çocuğu resmen korkuttuk. 10 saat dersim olduğunu söyleyince, 10 saat boyunca aynı derse girdiğimi zannetmesi ise komiktir. Daha liseli o ama abisi, ablası. Bilmiyor tabi böyle şeyleri. Alışacak zamanla. Seneye, Sakarya'dan bir yeri kazanması için çok uğraş verdim. Çok emeğim var o çocuğun üzerinde benim. Hayırlısıyla Sakarya'ya gelirse iyi olacak.

Lanetli Salı'ya, asistan kızımızla aramda geçen garip diyalogla devam ediyorum...Bu kızımız, taa Amerika'lardan gelen profesörümüzün asistanı olmayı başarmış. İlk saat dersi kendi anlatan profesörümüz, ikinci saat yerini asistana bıraktı ve gitti. Garibim, tabi asistan olduğu için pek söz geçiremiyor. Herkes bir espri yapma derdinde. Sonuçta senin benim yaşında, tatlı bir kızımız. Gözü dönmüş erkeklerin elinden kurtulmasına imkân yok. Erkek dediğin ne yapar ? Tabii ki espri ! Özellikle, ortamı ciddileştirmek adına kuvvet tanımını yaparken "Kütleli bir cisme hareket kazandıran, hem yönü hem de büyüklüğü olan kuvvete ne denir ?!..Kuvvet denir evet." demesi iyice dibe batmasına sebebiyet verdi. Bizim diyaloğumuza gelirsek...Biraz saçmaydı ya...Tamam, olay aynen şöyle gelişti. Sınıfa bir türlü ağırlığını koyamayan ve onlarca erkeğin saçma sapan espriler yapmasına sebebiyet veren asistanımızın hâline güldüm. O an, gülerken yanımda olduğunu farkettim ve aramızda bana fazlasıyla garip gelen bir diyalog yaşandı...

Asistan : - Sen neden gülüyorsun ?

Oz : - Iııııı...Şey...Ben yanımdakine güldüm.

Asistan : - Gülme...Yanındakine de gülme, bana da gülme.

Oz : - Ama sen de gülüyorsun şuan da ?

Asistan : - Sen mi ?

Oz : -Siz mi ?

Asistan : -Sen mi ?

Oz : - Siz mi ?

Asistan : - Siz demedin. Sen dedin.

Oz : - Size, sen mi dedim ?

Asistan : - Evet.

Oz : - Neden öyle dedim ki ?

Asistan : - Bilmiyorum.

Oz : - Ben de bilmiyorum.

Asistan : - Hâla gülüyorsun.

Oz : - Yanımdaki çok komik...

Ardından bir süre bakıştık ve gitti.

Bazen, Lanetli Salı'yı seviyorum. Hoş şeyler yaşanıyor. Asistan kızımızda olmasa, kimbilir nasıl geçerdi o gün.

Bugün cuma...Sessiz, sakin ve huzurlu bir gün. Kitap okumaya elverişli. Önümüzde ki üç günü iyi değerlendirmek isterim ben. O yüzden fazla kalmayım buralarda. Kalkayım ben yavaştan. Çikolata getirdik, onu da açmadınız zaten. İnsan bir ikram eder lan ! Ayıp ya vallaha ayıp. İki tane sütlü olanından ver de öyle gideyim bare ! Yine kendi kendime mi konuşmaya başladım ? Evet başladım ? Korkuyor muyum ? Hayır desem yalan olur. Evinden beni kovuyor musun ? Vallaha kovuyorsun.

Fall Out Boy - Thnks Fr Th Mmrs

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder