10 Mayıs 2012 Perşembe

Sınav Üç, Yolun Yarısı

Finallerin bitmesine yedi gün kaldı, sanırım bu işi başaracağım.

Yolun yarısını atlattım aslında. Gayet basit olan yarısını atlatmış olmamsa, işin kötü yanı olarak yansımakta. Asıl sınavlar gelecek hafta başlıyor ve bünyem çalışmamayı kendisine hobi edinmiş durumda.

Uyku düzenimi, final döneminin henüz ilk gününde bozarak, bu konuyu erkenden halletmiş oldum. Hiç çıkmadığım kadar fazla çıkıyorum sokaklara bu aralar. Günlük kahve ortalamamın altına düşmüş durumdayım. Anlayacağınız, normal yaşam standartlarımın çok dışında bir hayat sürüyorum. Kendimi sokaklarda yorup, kahve desteğini asgari düzeyde tutmama rağmen nasıl olmuş da, uyku düzenimi bozmayı başarmışım, hiç bilmiyorum.

Finaller bitince evime gideceğim ve karımla tutkulu bir şekilde sevişeceğim! Şaka lan şaka, sanırım Ankara'ya gideceğim. İşte orada da Beyblade oynarım kuzenimle. Belki, ingilizce hayvan isimleri sayma yarışının rövanşına çıkarım. Bu yani...Şimdi bakınca, pek de matah bir şey yapmayacakmışım finaller bitince. Bitmesin lan tamam...Şşş tamam tamam aceleye gerek yokmuş. Gerçi, 'teyze yemekleri' diye bir gerçek var ve ben bunu yadsımak istemiyorum. Şimdi oldu o zaman, tamam finaller bitsin.

 Dizi izleme sistemimde bir hata yaptım ve aşırı yüklenme sonucu, Grey's Anatomy dizisinin yayınlanmış tüm bölümlerini tüketmiş bulundum. Şimdi mal gibi yeni bölümün çıkmasını bekliyorum. Siz sıkıcı insanlardan bir farkım kalmadı resmen.

Grey's Anatomy'nin bittiği gece elektrikler kesildi ve ben nedense bunun gazına gelerek "SANIRIM THE WALKING DEAD'E BAŞLAMAK İÇİN MÜKEMMEL BİR GECE BU!" dedim. Onda da hızımı alamayınca, elimde bulunan ilk sezonu yanlışlıkla bitirdim. Şimdi ikinci sezonun inmesini beklemek zorundayım ve bu internetle, bunu başarabileceğimi pek sanmıyorum.

Pushing Daisies'in son sezonunu izlememiştim ve izlemeye karar verdim. Karar verdim dediysem yanlış anlamayın, karar verdim ve izledim. Bitti yani, o da bitti. Pushing Daisies beni mutsuz etti çoğu zaman. Kendi içimdeki faz değişimini anlamamı sağladı bu. İyi de oldu bence. Yıllar önce, ilk sezonunu izlerken resmen huzur dolduğum dizi, ikinci sezonda da aynı pamuk şekeri tadını verdi ve bu benim üzülmeme neden oldu lan. Sanırım, ortada bir sorun var.

Kendimi dizilere vermiş olmamın bir nedeni elbet var. Final döneminden çok daha büyük bir şey sanırım bu. Saklanmak istiyor olabilirim. İnsanlardan kaçmayı diliyorumdur belki. Kulaklıklarımı taktığım zaman, kalabalık seslerden kaçabiliyorum ve kimsenin beni bulamayacağı bir yere gidiyorum sanki. Kendimi dizilere adıyorum...Çünkü iletişim kurmaktan korkuyorum. Görünmez olmaya çalışmak, en iyi çözümmüş gibi duruyor.

Mutlu değilim lan...değilim yani...ama olabilirim. Neden olamayayım ki?

Daughter - Youth

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder