Aslında amacım, perşembe günü saat bir gibi eve geldiğimden itibaren, cuma ve cumartesi günümü hiç ders çalışmadan, sadece dizi izleyerek ve müzik dinleyerek geçirmek değildi. Yanlış anlaşılmak istemem.
Çalışamıyorum lan, olmuyor işte. Tek yapmak istediğim günleri geri saymak ve kulağımı sürekli olarak seslerle meşgul etmek oluyor. Kulaklıklarımı görmezden gelip, benimle konuşmaya çalışan insanlar sadece rahatsızlık veriyor. Konuşmasalar dahi, sadece yanıma oturup, odaklanmış olduğum görüntüye benimle beraber odaklanmaları ve öylece yanımda durmaları bile huzursuz olmama yetiyor bazen...
Daha önce de iletişimsizlik içerisinde yaşamaya çalıştığım dönemler olmuştu ama bu biraz daha değişik sanki. Arada, yağmur damlalarıyla beni mutlu eden havanın, genel itibariyle sıcak olduğunu düşünürsek, sırf kapüşonunu kafama geçirmek için svetşört giyiyor olmam bile buna bir kanıt gibi. Ne bileyim; küçücük bir odanın, tek kişilik penceresine kendimi kapatıp, dakikalarca anlamsız apartman manzarasını izlemek bile huzur veriyor bu aralar.
Tek kişilik pencereme, mutfağa, hatta karşı daireye geçerken bile kulaklığımdan mahrum bırakmak istemiyorum kendimi. Bağıran melodiler, hayatımı biraz olsun kolaylaştırıyor. En azından buna inanmak istiyorum.
Günlerimi insanlar arasında geçirmek zorundaysam, tamam, sorun değil...sorun değil...hiçbir şey sorun olmadığı gibi, bu da sorun olmayabilir. Yine de, madem bazı şeyleri kabul etmem gerekiyor, o zaman benim de şartlarım var. İnsanlarla iletişimim asgari olmalı. Sadece 'merhaba, günaydın, nasılsın, sınavın nasıl geçti, çatal gitti mi, tuzu uzatır mısın, ekmek verir misin, ellerine sağlık, afiyet olsun, kahve içer misin, dizi izliyorum, müzik dinliyorum, bir daha kulaklığıma dokunma, iyi geceler' gibi, kullanımı yorucu olmayan kelime veya kelime topluluklarıyla yaşamama izin verilmeli.
Hem ben zorlarım kendimi aslında. Konuşmak isteyen insanlara hep hoşgörülü davranırım. Anlayışımı ve sabrımı onlar için harcamaktan çekinmem. Sonuçta, konuşmak istiyorsan, dinleme görevini üstlenmiş birileri muhakkak olmalıdır etrafında. Kullanımım kolaydır ama, istediğiniz bir makina olmamsa, ısındığım zamanların olacağını ve nadir aralıklarla da olsa, dinlendirilmem gerektiğini bilmeniz gerekir.
Yarın çalışıyorum. Kendimi ders notlarıma adıyorum ve hiç durmadan okuyorum, yazıyorum, çiziyorum, anlamaya gayret ediyorum. Yapmam gereken ve yapmak istediğim şey bu...Ders çalışırken kimse sizi rahatsız etmek istemez.
Sanırım hâlâ mutlu değilim lan...ama dediğim gibi, mutlu olabilirim...neden olamayayım ki? Ben mal mıyım, neden olamayayım yani...
Her neyse...Grey's Anatomy'nin 23. bölümünü indirmeyi başardığıma göre, artık kendimi laminant parkeli zeminde geçen yaşamımdan arındırabilirilim.
Sam Winch - I Got Some Moves
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder