Ankara'dan ayrılırken, bana 'keşke gitmene hiç gerek olmasaydı' diyen
tek insanın, sadece üç günün birkaç saati tanıma fırsatı bulduğum, on
yaşındaki Kürşat olması düşündürücü. Yalnız o çocuğu cidden uçak
mühendisi yapabilirsem, üstünden feci para kırmayı planlıyorum. Bağladım
lan çocuğu kendime, herkes sakin olsun. En son, araba alıyordu bana
işte.
Aynı Kürşat'ın ağzından şöyle bir cümle de
çıkmıştı; "Şimdi anlatınca komik olmaz ama yaşasan, aslında hayatım çok
komik"...
'Sakız Şutlama' organizasyonu dahilinde,
etrafa şutladığım sakızlardan dolayı yavaş yavaş pişmanlık duymaya
başladım. En son şutladığım sakızın, bir giyim mağazasının tam girişinde
durmuş olması pek iyi olmadı. Oradan çok küfür yiyeceğimi düşünüyorum.
Öte
yandan, bir hafta boyunca kenelerden uzak kalabilmeyi başarmak, öyle
göründüğü gibi kolay bir iş değildi. Kaldığım yerin......her neyse, bu
konudan bahsetmek istemiyorum.
Şimdi...Kendime neyi
kanıtlamaya çalışıyorum bilmiyorum ama içinde bulunduğum dönemle üçüncü
kez başbaşayım. Sanırım, olumlu bir şeyler yapabileceğime inanmak
istiyorum ama bunu kendimden habersiz yapıyorum. Ne bileyim, aniden
oluveriyor işte.
AŞTİ'deki banklardan birine, kendini
öylece atmış bir evsize, sırf kafasında kapüşon var diye sempati duyup,
yanına oturmam ve ardından, gergin ama durgun bir ses tonuyla "Aç
mısın?" dedikten sonra, meyve suyumu ve simidimin yarısını ona vermem ya
da, sırf i.nelik olsun diye dedenin birini Bolu'da bırakmak üzere yola
koyulan otobüsü durdurmak adına "BEKLE KAPTAN BEKLE! BEN DE İNİYORUM,
BENİ DE BIRAKIN O ZAMAN!" demiş olmam gibi...
Farkındayım,
yanılıyorum. Yapmaya çalıştığım tek şey göz boyamaktan ibaret. Bu
olaylar beni iyi bir insan yapmaz. Durduk yere, 'kendince' olumlu işler
yapmak, sadece komik oluyor aslında. Belki bir süre için de olsa
rahatlar ve tekrar iyi bir insan olduğuma inanırım diye, aptalca bir
çabanın içerisine giriyorum.
Yarım bir simitle kimseyi
doyuramayacağımı biliyorum. Her gün çok daha fazla evsizin, sokaklarda
pas tutmaya devam ettiğini ve bunu engelleyebilecek birisi olmadığımın
da farkındayım. Ayrıca, dede de o kadar masum sayılmazdı. Otobüsün
içinde sigara yakmaya çalışıp, onu engellediklerinde, etrafa küfürler
savurmaya başlamıştı.
Kendimi, kendime affettirmeye
çalışıyorum sanırım. Yani, yaptığım her hareketten sonra "Hâlâ dargın
mısın bana?" filan diyor olabilirim kendime...Bence bu çok acınası ama
aynı zamanda sempatik. Gideyim de, aynanın karşısında saçlarımla
oynayayım lan!
Right the Stars - We Got It All
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder