18 Mayıs 2012 Cuma

Mızıka Etkisi

Joe Purdy mızıkayı çok güzel çalıyor.

Mızıka çalmayı çok isterdim. Güzel olsa gerek...Bir aralar çaldım aslında ama demek istediğim farklı. Mızıka çalabilmek, kolay bir şey olmamalı. Mızıkaya, ağzının içinde, sağa sola oynattığın bir 'oyuncak' parçası gibi bakmak çok büyük haksızlık.

Zihnimin doluluğu beni mutlu etmeye yetecek kadar yoruyor. Tekrar duvarlarla konuşlabilecek kıvama gelebildiğini görmek güzel oluyor. Bazen, aklımdan düşen cümleleri yerden alıp bir kağıda yazmak istiyorum ama olmaz. Bazı cümleler oldukları yerde kalmalı. Düştüğü yerden kalkmasını kendileri öğrenmeli. Yardımsız bir şekilde ayağa kalkabilecek kadar güçlü olanları cebime koyup, en gizli çekmeceme götüreceğime söz veriyorum.

Yarın uyanamayacağımdan korktum ve Ankara yolculuğumu öğlen saatlerine erteledim. İçinizde, beni uyandırmak isteyecek kimsenin olmaması ne kadar kötü lan. İnsanlar yüzünden Ankara'ya gecikmeli gidiyorum ve sonrasında insanları sevmem bekleniyor. Çok ayıp...

Kendim yüzünden de Ankara'ya gidişim gecikmeli oluyor olabilir ama olsun...Kendimin arkası sağlam, torpili filan var. O yüzden onu sevmek zorundayım, kusura bakmayın.

Hayatımın en komik Ankara günlerini yaşayacak olabilirim ve bu beni çok heyecanlandırıyor. İlk kez, daha gitmeden ilk iki günümü planlarla doldurdum. Uzun bir aralığa tekabül edecek olan İstanbul tatilim için bile henüz hiçbir şey planlayamamışken, götü boklu Ankara günlerimin dolup taşıyor olması çok saçma.

O değil de, uyumaktan korkuyorum lan. Ya uyanamyıp, öğlen otobüsüne de yetişemezsem! Yirmi yedi lira verdim ben o bilete!

Ha bir de taşındık biz. Bu da böyle bir anımdır işte. Her ne kadar hâlâ eski dairemde takılıyor olsam da bunun mantıklı bir açıklaması var. Ödenmemiş faturaların eziyetini en aza indirgemek adına, yanda dikili duran otelin internetini sömürmeye çalışıyorum.

Yalnız, taşınma esnasında nasıl yorulduk var ya...O katedilen yol, çekilen çile...Resmen ayaklarımız koptu...Şaka la şaka, karşı daireye taşındık şunun şurasında.

Hayatımı Grey's Anatomy öğretileriyle yaşamayı çok isterdim. Ama etrafıma bakacak olursam, Shonda Rhimes'ın yönlendirebildiği tek kişi benim ve başkalarına bu sözlerin sökeceğini pek sanmıyorum. En iyisi kendi yolumdan devam etmek.

Ben gidiyorum blog. Ben yokken dikkat et kendine. Diğer bloglara ezdirme kendimi koçum! Oturun uslu uslu kahve filan için...ama sakın hesabı sana ödetmelerine izin verme!!!

Joe Purdy - San Jose

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder