27 Aralık 2011 Salı

Sessiz Alkışlar

Abartmayı severiz. Sonuna kadar zorlamayı, gerekirse çaresizce yalan söylemeyi...Bir işe bulaşmışsak ve bundan yavaş yavaş haz almaya başlamışsak, bize bir masa kadar yakın olan insanları bile kullanabiliriz. Selam sertleşen yumruklarım, kahve ister miydin? Biraz nefes alman için iyi olurdu.

Bazen çok küçük olaylar, bizim için çok büyük anlamlar ifade edebilir. Çıkarımlar önemlidir. Sonucun dozunu ayarlar. Vereceğiniz kararların şiddetinde en büyük pay sahibidir.

Hava dondurucu...Yine de gecenin boş sokaklarında yürümeme engel değil. Titrediğimi hissetmek bile, yaşadığımı ve yoluma devam edebileceğimi gösteriyor bana. Bir çözüm yolu aramak için uğraşmak gerekiyor. Bazen yorulmak...Dinlenmeden yola devam etmek ve bir yerlere varmak...

Yalan söylemek, benim için hiçbir zaman zor olmadı. Hatta, bunu insanlara söyleyebilecek kadar güven duydum kendime bu konuda. Ama yalan söylemek bir tür hobiydi benim için. Kimsenin zarar görmesine neden olacak yalanlara sahip olmak istemedim.

"Aslında Franz Kafka kadar temiz olmak isterdim."

Hiç zarar vermediğim insanlar, hiç düşünmeden bana zarar verebilecek kadar hırs küpüydü sanırım. Hırslarının nedenini hiçbir zaman bilemedim ama elbet kendilerine yetecek kadar açıklamaları vardı. Belki 'ihanet' kelimesi ağır kaçardı bu durum karşısında ama kırılmama yetecek kadar güçlü yalanları yaşamak da hiç hoş değildi. Zarar vermediğim insanların birçoğu bana zarar vermek istemedi belki de. Buna rağmen, ego tatmini her zaman ağır bastı ve istemeden de olsa dört ucu keskin, sivri parçalara ayrılmama neden oldular.

"Aslında Franz Kafka kadar temiz insanlara sahip olmak isterdim."

Mutlu olmak, tatminkar cevaplarla sağlanmamalıydı oysa. Ne bileyim, belki de ego denilen tatmin balonuna binmek biraz daha pahalı olmalıydı. Böylece, insanlar önce çevreye göz atabilirdi. Gözünü kırpmadan harcayabileceği insanların gözlerine bakıp, bir kez daha düşünebilirlerdi. Hızlı kararlar yüzünden yanlış yönlere sapma tehlikesi bir nebze de olsa ortadan kalkabilirdi böylece.

"Aslında Milena'yı tanımak ve Kafka hakkında iki kelam etmek isterdim."

Joe Purdy - Stranded

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder