Beş günlük sancılı bir dönemin ardından, sonunda o çok istediğimiz hastane çayını içmiş bulunmaktayız, hastalanan arkadaşımıza teşekkürler.
"Oraları oraları" ağrıyan ev arkadaşım, yapılan yoğun baskılara dayanamadı ve dün gece hastaneye gitmeye karar verdi. Önceki dört günün aksine, bu kez baskıyı yapan biz değil, "oraları oralayı"ydı.
Efendim her şey beş gün önce şu diyaloglar silsilesiyle başladı...
Ak : Oğlum benim buralarım buralarım ağrıyor, neden ki ?
B : Hastaneye gidelim istersen ?
Oz : Vay çakal ya ! Kantininde oturup çay içeceksin değil mi lan !
B : Oğlum ne alakası var ya...
Oz : Hastane çayı güzel olur kardeşim, gidip içelim.
Ak : Tabi oğlum, her daim taze olur hastane çayı.
B : Ya...Gitmişken içeriz tabi.
Oz : Vay çakal ya ! Hemen niyetini açık ettin ha, iki dakka dayanamadın !
Gel zaman git zaman, dört gün boyunca her gece hastane çayı muhabbeti yapmaya ve ardından da Ak'a "Güzel kardeşim, istersen hastaneye gidebiliriz bak." diyerekten, Ak'ı hastaneye götürmeye ikna turları başladı.
Hastane çayı umutlarımızı yitirdiğimiz dün gece olanlar oldu ve ev arkadaşımın "oraları oraları" ağrılarının şiddetini iyice arttırdı. Bir de üstüne omuzuna ağrı girince iş zıvanadan çıktı ve şu diyaloglar meydana geldi.
Ak : Gitsek mi hastaneye ya ?
Oz : Ak saat olmuş 02:34 ! Yarın dokuzda dersim var lan, hiç çay may içemem ben !
B : Aynen aynen, benim de quiz var yarın.
Ak : Oğlum...Gitsek iyi olur ya.
Oz : Ciddi misin lan sen ?
Ak : Vallaha.
Oz : Hobaaa !!! B hadi işin iş lan, çay içmeye gidiyoruz. Çakal seni !
B : Çay diyor ya...Hadi hazırlan da gidelim.
Oz : O zaman bir konuda anlaşalım. Yarın derse gidemezsem, suç tamamiyle Ak'ın olacak ! Sonra yine uyanamadın falan demek yok ! Mazeretim de hazır, çok iyi be !
Hastaneye gidildi. Boş sokaklarda yapılmadık espri kalmadı. "Oraları oraları" ağrıyan Ak, gülmekte zorlandığı için bize küfür etti. Yolda tam bir eğlence havası hakimdi. Sanırım hastaneye giden en saçma insanlar bizdik o gece.
Arkadaşımızın röntgenini çektiler, g.tüne iğne yaptılar, sonra "La bi yürü git, gece gece boş yere uğraştırıyorsun bizi ! Hiçbir şey gözükmüyor burada. Senin o ağrılar devam ederse genel cerrahiye gelirsin." dediler. Yani, öyle demeye getirdiler. Bizde sinirlendik, gittik kantinde çay içtik ! Yoksa aklımızın ucundan bile geçmiyordu...
B : Lan şu çayı da içtik ya sonunda, iyi oldu ha.
Oz : Vay çakal ! Ulan başından beri niyetin buydu değil mi ! Ak'a ne yaptın lan ! Söyle ne yaptın ! Hastaneye gelmemiz için başından beri planladığın bir şeydi bu değil mi ! Makatına pet şişe giren adamı sana söylediğim gün, düşünceli bir şekilde odadan uzaklaşmıştın B, bana yalan söyleme !
Ak : Makatım ?
Oz : Kapa çeneni Ak, burada g.tünü kurtarıyoruz !
B : Oğlum bak, günlerdir siz bu çay olayını benim üzerime yıkmaya çalışıyorsunuz ama bu çay konusunu açan ilk sendin Oz ?
Oz : .....Beyler artık kalksak mı, saat geç oldu.
Yalnız dikkat ettim, o g.te iğne olayı hep bir var lan. Yani, ne bileyim...İlla o g.tüne iğneyi vuracaklar. Sanırım doktorlar ve hemşireler için stres atmaya yarıyor. Evet bu olabilir.
Son olarak, yoğuşmalı kombinin ne olduğunu hepinizin merak ettiğini biliyorum. İşte dün gece bu olaya da son noktayı koyduk...
Oz : Yoğuşmalı kombi ne lan ?! Yani nedir ? Ne oluyor ?
B : Yoğuşuyor.
Oz : Şuan, bak işaret parmağıma dikkat et "şu" anı gösteriyorum, bütün kombi mekanizmasını çözmüş bulunmaktasın, tebrikler kardeşim.
Ak : Bitirdi bitirdi.
Küçük bir dipnot olarak, o gece beşte yatabilen bünyem, büyük bir gayret göstererek dokuzdaki derse gitmeyi başardı. Tebrikler bünyem, yanaklarından öperim.
Jack Dolgen - I Will Come For You
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder