Hacı : "Of deme Af de" derdi hep rahmetli annem.
Oz : Haaaaaa...Evet iyiymiş....Yani demek isterdi ki ?
Hacı : İşte "Affet Allah'ım de" derdi.
Bu sözden etkilendim. Çok hoşuma gitti nedense. "Af"lıyorum artık ben. Öyle affedilmeyi beklediğimden falan değil. Sadece, "af"lıyorum işte. Böylesi daha mutlu.
İnsanlardan arındırılmış şarkılar istiyorum. Kimsenin üstüne alınmayacağı, saf şarkılar olsun hepsi. Sadece benim için çalsınlar. Her bir melodi, beni biraz daha kendimle başbaşa bıraksın. Gerçekmiş gibi davranan hayali kahramanlar eşlik etmesin bana.
Yine yazmaya başladım bu aralar. Kağıt kalem kullanmaktan korkmayı bir kenara bıraktım. Aslında yazmak çok kötü. Kimsenin hiçbir zaman bilemeyeceği duygular, bir çekmecenin içine bırakılıyor. Ne kadar bağırsan da duyan olmuyor işte.
Oysa duyguları açığa vurmak da çok kötü. Denedim ve sanırım daha en başında duvara çarptım. Birilerine neden bir şeyler anlatırsın ki ? En zayıf noktanı bilip, ordan vurabilsin diye mi ?
İnsanları sevmeyi de denedim. Sonuçta, sevmek o kadar da zor bir iş olmasa gerek. Uğraş gerektirdiğini pek sanmıyorum. Küçük bir zorlamayla, etrafında sevebileceğin kişiler olduğunu görebilirsin. Ama insan neden birilerini sever ki ? Yalnız kaldığında biraz daha içine hapsolsun diye mi ?
Ben hep gülerim. İsterseniz sizi de güldürürüm. Hakkımı yiyemem, bu konuda iyiyimdir. Sonra, mesela beni de güldüren insanlar elbette vardır. Yine de, en çok sabah kahkahamı sevmişimdir ben. Ne bileyim, istemsiz bir şekilde çoğu zaman hep bir saçmalık yaparım sabah sersemliğimle. Sonra da sessizce kahkaha atarım.
E : Bu hatun geldi bla bla bla bla bla bla...Sonra olmadı o iş, bende gittim Y'ye sardım. Onunla buluştuk bla bla bla bla bla bla bla bla...Neyse bu yine peşimi bırakmayacak ama olsun. Dün, eskiden beraber çalıştığım kızlardan mesaj geldi, buluşalım diyorlar cumartesi günü. bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla bla...Bu aralar şansım açıldı lan resmen.
Oz : Ulan yazacağım kitaplardan birinde senden esinlenerek yarattığım bir karakter olacak. Sonra bana dava falan açmaya kalkarsan ağzını yüzünü tekmelerim, baştan anlaşalım.
E : Neyimden esinleneceksin la ?
Oz : "Kızlar neden hep mallardan hoşlanır" sorusuna cevap aradığım bir karakter olacak.
E : Lan...Bende bilmiyorum, çözemedim o olayı bir türlü.
Oz : Kendini biliyor olman beni gerçekten mutlu etti ama konuyu değiştirme. Beni dava etmeyeceğini yaz şuraya da, ileride delil niteliği taşısın.
E : Tamam moruk dava falan yok rahat ol.
Oz : Öperim elmacık kemiğinden.
3 Dakika Sonra
E : He ben malım yani öyle mi ?
Bizim de hayatımız böyle tatlı....
Travis - Writing to Reach You
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder