13 Eylül 2012 Perşembe

Geçmişe Depar

Masaüstümde duran bir not defteri var ve adı da 'mp3 player devrimi'...içinde, mp3 player'ıma konuk olacak yeni ve ziyaretlerinin sonuna gelmesi gereken eski şarkılar yazılı. Yakın zaman içerisinde, büyük bir devrime imza atmayı planlıyorum. Sorun şu ki, hiçbir şarkıyı mp3 player'ımdan silmeye kıyamıyorum. Bu yüzden, biraz acı çekiyorum ama güzel günler göreceğiz.

'Dersleri seçtik, oldu da bitti maşallah, nazar değmez inşallah' naraları atarken, nazar değdi. Çok sevdiğim(!) okulum, bize müthiş bir kıyak yaptı ve normalde yedinci seneden itibaren aldıkları ek ücreti, ek kayıt süresinin gününü tamı tamına 1(bir) gün uzatarak, beşinci seneden itibaren almaya başladılar. Yarın basıyorum deparı, gidiyorum bankama. Önce, ela gözlü bankacı hanımın veznesine denk gelmek için bolca dua ediyorum, ardından da ela gözlümün veznesinde kendimi buluyorum. Öğrenci numaramı filan veriyorum ve o bankada her zamanki gibi bir problemle karşı karşıya kalıp, Koşuyolu şubesine doğru deparıma kaldığım yerden devam ediyorum. Orada işim hemencecik halloluyor. Ela gözlü veznedarı görmek için harcadığım emeğin değeri umarım kendisi tarafından birgün anlaşılır.

Eskiden, insanlara zarar verdiğimi filan düşünürdüm. Yani, insanların kendi aralarında kurduğu iletişim, bana genelde yapmacık gelmiştir ve bu yüzden de benim kurduğum iletişim hep farklı olmuştur. Çoğu zaman zarar veren bir yoldur benimki. En azından ben öyle düşünürdüm işte...Bu yüzden de, birçok insanı kendimden uzak tutmaya çabalardım. Sonra o dönemi geride bırakmaya karar verdim. Dedemin bana söyledikleri kafamdan fazlaca geçer olmuştu ve çekidüzen vermek istemiştim kendime. Bana yapmacık gelen davranışlardan biraz kendime katayım dedim. Zor olmamalıydı. Olmadı da zaten...ama nefret ettim.

Kendimi eğitmeye çalışmak çok anlamsızdı. Mesela, 'evet, bu noktada üzülüyor olman gerekir' deyip, üzülmeye çalışmak...ya da 'güzel bir şeyler söylemenin tam vakti olsa gerek' diye düşünüp, klasik cümleler kurmak...

Bazı zamanlar zevk aldım tabii. Güzel insanlar var, bunu reddedemem. Hâlâ da karşıma çıkıyorlar ve bazen onlara sıkıca sarılmak istiyorum. Hep yanımda olsalar ne de sevimli olurdu. Beraber kahve içerdik ve koşmaya başlardık. Böyle zamanlar için, halihazırda seçmiş olduğum insanlar bile var ama onlar bunu bilemeyecek.

İşin özü, kendimi sıkıca bağlayıp, olduğum yerde kalmak istiyorum tekrar. Kimseye yaklaşmadan, zarar vermeden. Üzmeyeceğim...bu işi, zaten başkaları yapıyor.

Üzdüm lan. Çok fazla insanı üzdüm ve bazıları hâlâ benden bahsediyor. Ne kötü, birisinin aklında kalıcı bir yer edinmek istiyorsan, yapman gereken tek şey, o kişinin vücudunda derin bir yara izi bırakmak.

Denedim...iyi insanların, iyi bir şekilde hatırlanacağına inanmak istedim. Ne bileyim, yıllar sonra mesela, birisinin aklına gelebilmeyi ve geldiğim zaman, o insanın suratında hafif bir tebessüm olarak belirmeyi istedim...ama işler o şekilde yürümüyor işte.

Sadece yaralarımıza bakıp, bizi bataklığa çeken kişileri hatırlayacaksak, hayatımıza renk katacak güzel insanları bulmayı ne kadar hak ediyor olabiliriz ki lan?

Neyse...açık konuşmam gerekirse ben de güzel insanları bir çırpıda unuturum. Tek fark; moloz yığınına dönmeme neden olan insanlara da, hafızamda yer vermiyor olmam. İki tarafa da eşit mesafe... böylece hiçkimsenin itiraz hakkı olmuyor.

Dedem yaşasaydı, benimle gurur duyar ve "Denediğini görmek bile güzeldi" derdi. Birkaç ay sonra da, yalnız kalacağamız küçük anları yeniden bekler ve bulduğu zaman da, pes etmenin beni ne kadar aciz gösterdiğinden bahsederdi.

Dede...bunu 'pes etmek' olarak nitelendirmeyelim. Senin yanılmış olduğunu kabullenelim ve doğru olana geri döndüğümü farz edelim. Şimdi, yukarıdan beni dikizleyip, eleştirmeyi ve küfürler savurmayı bırak çünkü kulağımın çınlamasından rahatsızlık duymaya başladım.

"Ne kadar çok kaçarsan, o kadar fazla kaçacaklar senden. Hem de ilk olarak, asla gitmez dediklerin kaçacak" dediğinde, "Peki ya benim de istediğim tam olarak buysa?" diyemediğim için üzgünüm dede...ama sen sözünün kesilmesinden nefret ederdin.

Right the Stars'ın We Got It All şarkısıyla beraber, benimle deliler gibi dans edecek insanı arıyor gözlerim.

Billy Talent - Crooked Minds

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder