2 Eylül 2012 Pazar

Bulut Güzel Şey

Eylül'de beklediğim üç tarih olduğunu söylemiştim, yalandı. Aslında dört...Ayın yedisini unutmuşum. Kira günü geliyor azizim.

Henüz yatağımı yerleştirmediğim bir odam var benim. Nereye yerleştireceğim konusundaysa hâlâ bir fikrim yok. Mükemmel olmayan mimari yeteneğimle, yeni odamı baştan yaratmayı planlıyorum. Yere kurulu yatakta uyumayı çok özledim, okullar açılsın da, o huzura tekrar kavuşayım.

Yaz okulu boyunca o kanepe senin, bu kanepe benim, dolandım da durdum. Yatmaya yeltenerek büyük bir hata yapan bedenlerimiz, anlamsız gece sohbetlerimizi çekmek zorunda kalıyordu.

Oz: Yarın iPad'ini yanına al da, ders arasında meyve kesek.

H: Alırım lan zaten, öbür türlü vakit geçmez.

Oz: Atını da besleriz.

H: He besleyek.

Oz: Yıkarız...

H: ...tamam.

Oz: Bir güzel temizleriz...

H: ...tamam lan.

Oz: Az koştururuz, dalgalanan yelesini izleriz...

H: ...TAMAM LAN!

Oz: ...........hem at, hem zenci.

H: Allah'ını seversen yat.

Oz: İstesin, onu da yaparız...

Hayatımın en tatlı yaz okuluydu lan. İnsanın bir daha gidesi geliyor. İşte bunlar hep tuzak.

Parçalamam, yakmam ve hunharca yok oluşunu seyretmem gereken yüzlerce sayfa ders notu var elimde. Geçen sene hayalini kurduğumuz ama gerçekleştirmediğimiz 'Geleneksel Olmayan İlk ve Son Matematik Kitabı Yakma Şenlikleri'ni bu kez yapabiliriz. Şenlik boyunca, Matematik kitapları yakılacak, etrafında çember oluşturulup danslar edilecek, gitarlar çalınacak, karpuz kesilecek, televizyon izlenecek ve sadece kızların yapmasına izin verilecek olan striptiz şovlar sergilenecek...........Hiç kız olmadığını çok mu belli ettim lan?

Hâlâ tatil kokan tek tişörtümü yıkamak istemiyorum. Sıcak-serin İstanbul havasında üstüme geçirip, kendimi sokaklara salmak güzel oluyor. Yaptığım araştırmalara göre, son dört yılda toplam on iki günlüğüne tatile gidebilmişim. Çok az...çok ayıp. BIRAKIN DA TİŞÖRTÜMÜ KOKLAYARAK AVUNAYIM ULAN!

Karşı daireye tamamen yerleştikten sonra, bir süreliğine de olsa hayatımın bir kısmını, mutfak camından sızan ufak delikten, eski dairemin boş mutfağını gözetleyerek geçireceğim. Sonra da "Vay be...zamanında orada ben olurdum, Ak olurdu...gülerdik, eğlenirdik. Ne günlerdi..." diyeceğim.

Allah'ım, selam. Senden şimdilik tek bir ricam var...Karşı daireye üç kız taşınsın ve biri kızıl olsun. Amin.

O kadar kuruntuyu boşuna yapmışım lan, Atilla açmış dükkanı. O zaman gideyim de, saçlarımı kestireyim Atillacığıma.

Nina Simone - Here Comes The Sun

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder