Peter Pan'a aşık olursunuz çünkü bir an bile sıkıldığını görmezsiniz.
Hayatı mükemmeldir. Ne olursa olsun, sonunda her zaman hakkından
geleceğini bildiği bir korsanla savaşıyordur. Hiçbir zaman yenildiğini,
aşağılandığını, küçük düştüğünü görmeyiz. Hadi onları geçtim, bir
sakarlık yapsa, bunun ne kadar tatlı olduğunu filan düşünürüz. Aranızda
Peter Pan'ı bir kez olsun çoraplarıyla gören oldu mu? Ya da, o şapşal
yeşil kıyafetini çıkarıp, kot pantolon giydiğini filan? Her ne kadar
saçları tam gözükmese de, hiçbir zaman bozulmadığını biliriz. Uçmaktan
yorulan martı gördüm, Peter Pan görmedim.
Batman
mesela...adamın yerinde durduğu yoktur. Havalı silahları vardır. Benim,
sade bir araba almak için bile yıllarca beklemem gerekirken, adam
Batmobil'e sahiptir. Baba parasıyla süper kahraman olmuş, en azından
Batmobil'inin arkasına 'Babam Sağolsun' yazdırabilirmiş. Tamam, babadan
kalma mirasla süper kahraman olmak pek kimselerin aklına gelmezdi,
yaratıcı olduğunu kabul etmek gerek. Ama...hadi ama, benim de hayvan
kadar malikanem olsa, içinde bir süre top oynadıktan sonra canım sıkılır
ve yeni arayışlara geçerim. Muhtemelen Bruce Wayne de öyle yapmış ve
hobi olarak memleket kurtarmayı seçmiş.
Gidip de, gönlünü
bir vampire kaptırmak ne kadar anlamlı olabilir ki? İstediğiniz bembeyaz
bir tense, size önerebileceğim birisi var aslında. Yok, 'Hayır,
insanları ısıramam! Ben iyi kalpli bir vampirim' triplerine girmiş
birisiyse aradığınız, yine size önerebileceğim milyarlarca insan var. Ne
yani, insan kanı emmiyor diye, hayvanları deliler gibi sömürmesini hoş
mu karşılamamız gerekirdi? Kabul edelim dostlar, ne kadar havalı gözükürse gözüksün, vampirin biri karşımıza çıksa ilk işimiz altımıza kaçırmak olurdu.
Beklenen
şu beyaz atlı prens...Adam, eve hiç gitmiyor muymuş? Ne bileyim,
tuvaleti filan gelmiyor muymuş hiç? Kola içtiğinde geğirmiyor muymuş?
Ayıcıklı pijamaları yok muymuş, hep karizmatik kostümlerle mi uyurmuş?
Neden hâlâ at üstündeymiş, asfalt üzerinde dört nala koşturan bir at bu
devirde biraz komik değil miymiş? Bu benzetmenin modası neden hiç
geçmezmiş ki?
Hikayelerdeki prensleri dikkatle
inceleyin. Hepsi de, masum köylü kızlarına asılırlar. Gerçek hayatta
böyle bir şey olsa, kızın duygularıyla oynayıp terk edecek diye, adama
demediğimizi bırakmayız.
Zengin aile kızlarına
gelince...her zaman şımarık gösterilirler. Kendini beğenmiş, her şeyi
elde edebileceğini düşünen, egosu şişik kişilermiş gibi... Neden? Biz
erkeklere, elimizdekiyle yetinip, gözümüzün yükseklerde olmaması
gerektiği mesajı verilirken; neden size, yüksek noktalara kurulmuş
hayaller için fırsat verilmiş?
En mütevazı prenses olan Pamuk Prenses'i bile, sonunda kapan kişi bir prens oldu. Cücelerin o kadar zaman boşuna kıçlarını yırttıklarını söylersem, yanlış olmaz.
Şimdi söyler misiniz bana, hayali kahramanlarla boy ölçüşmemi nasıl beklersiniz ki?
Greg Laswell - Come Clean
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder