Oyunu, kurallarını göre oynamadığım pek çok nokta var. Kabul edelim; hiçbir oyun, yıllar boyunca aynı heyecanı veremez. İşe, kimselere yakalanmadan küçük hileler katma çabası, o heyecanı geri verebilecek tek şeydir.
İnsan ilişkilerine sınırlar koymak mesela. Parmakla gösterilip 'eğer bu noktayı geçersen, seninle olan ilişkimiz başka bir evreye taşınır' denilen yerler. Hile yapıyorum...kendi adıma sınırlar belirliyorum ama pek çoğuna uymuyorum. Elbette yakalandığım ve olumsuz durumlara düştüğüm oluyor ama çok da fazla değil.
Eğer kameralar caddelerimize girmeseydi, kırmızı ışıkta geçtiğinde ceza yeme ihtimalin en fazla yüzde kaç olabilirdi ki?
Kimsenin beni kameralarla izlemediğini düşünürsek, hile yaptığımın anlaşılmasıyla, kamerasız bölgede kırmızı ışıkta geçerken yakalanma ihtimalim hemen hemen aynı. Rahatlayabilirim.
Nefes al ve kirlisiyle değiştir.
Sonra, dinlemek. Umurumda olsun ya da olmasın, ne yani, kimseyi dinleme hakkım yok mu? Önemsiyormuşçasına kafamı sallamak. Göz temasını bırakmamak. Hepinizi kandırmamı sağlayan tek şey bu.
Oysa, bunu yapması çok kolay.
Hadi ama, Sims oynarken bana hiç 'klapaucius' yazmadığınızı söylemeyin. Öylesi daha eğlenceli olmuyor muydu? Tamam, 'bu kez hile yapmadan, oyunu en gerçekçi şekilde oynayacağım' diyerek başladığımız zamanlar oldu ama çoğu zaman bunu başaramadık işte! Elimizde, hile yapmak gibi kışkırtıcı bir şans varken, bunu değerlendirmemek aptallık olmaz mıydı zaten?
Biliyorum, hayat, gökten para yağdıracak hileleri barındırmıyor. Ne yazık, hayatın kodlarını yazanlar, hile kısmını atlamış olsa gerek. Çok başarılı bir yazılım olduğu da söylenemez zaten. Baksana, yeni sürümlerini yüklemek bile bize kalmış. Kendimize bir şeyler katmak, yine bizim elimizde, ne saçma.
Oyuna kırk altı tane kromozomla başlıyorsun ve gerisine hiç karışılmıyor!
Bana, kırk altı tane kromozomla ne yapabileceğimi söyler misiniz? Belki misket misali oynarım?
Ben de, kendi hilemi, kendim yazmaya karar verdim. Sizden çok da farklı olduğum söylenemez. İçeri gizlice sızdım, birkaç denek üzerinde inceleme yaptım ve ilişkileri etkileyen küçük noktaları tespit ettim. Bence bu hile bile sayılmaz.
Sonra konuşmaya başladınız.
Bazı noktaları anlamsız buldum ve o şekilde davranmayı reddettim. İlgi görmek istiyorsan, ilgisiz davran. Sevilmek istiyorsan, sevmiyormuş gibi yap. Değerin mi anlaşılsın istiyorsun, asla değer verme.
Bu davranış biçimlerinin kaynağı, uykulu bir anda yazılan kodlarla alakalı olmalı.
Düşünsene, birisiyle konuşmaya can atıyorsun ve o kişinin de aynı istekle sana karşılık verdiğini gördüğünde, geri çekilmeye karar veriyorsun. Kahkahalarına mı ihtiyaç duyuyorsun, bu kombinasyondaki enfes saçmalığı düşünmen yeter.
Birçok kişiye kızamadığımı fark ettim. Bu çok kötü bir şey...Birisine kızmaman, ona ne kadar değer verdiğini değil, onu hiç önemsemediğini gösterir. Oysa, kızgınlığımı hak eden ne kadar çok kişi vardı hayatımda.
Bencilim...Her şeyin en doğrusunu biliyormuşçasına davranıyorum. Elimden geldiğince narsist olduğuma inanmasını istiyorum, tanıdığım herkesin. İnsanları, kendinden uzak tutmanın en basit yollarından biri...ve eğer öyle davranmazsam, biri de benim arka kapımı bulup, hakkımdaki her şeyi gün ışığına sızdırabilir.
Devam et, benden her şeyimi ve daha fazlasını al.
Benimle beraber söyle, 'Sorun değil'...önce, biraz için burkulacak ama sonra, rahatladığını hissedeceksin.
Greg Laswell - In Front Of Me
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder