Berberimin hilesini bulmuş olabilirim lan! Sanırım pazartesi günleri, çılgın çırağın izin günü oluyor. Böylece, klasik sorularını soran berber abimizin eline kalıyorum. Nasıl bir mutluyum şu an, çok garip...çünkü saçım yine b.kumsu bir şey oldu aslında. Sanırım bu, kendi kendime accepted yaptığım challenge'ı kazanmanın mutluluğu.
Ya, ben o saçı beş numara da yapardım yani, sorun olmazdı...ama sonuçta bir kumar oynadık ve kazandık. Şansın nadir yanımda olduğu anlardan birini yaşamışım, ne diye kazandığım bu hakkı kullanmayım yani.
Hayır, ne yani? Gastriti olan kız saçını üçe vurmuş, ben mi beş numara
yapamayacaktım sanki!
Her seferinde aynı sorular üzerinden muhabbeti döndürmeye çalışan ama bunu başaramayan berberle aramız çok iyi lan. Hep kolay yerlerden soruyor;
Berber: Nasılsın?
Oz: İyiyim abi, sen nasılsın?
Berber: İyiyim...
10 Dakika Sonra...
Berber: Okul nasıl gidiyor?
Oz: Abi normal dönem bitti, yaz okuluna gideceğim.
Berber: He.
Bu kadar işte...
Rüyasında, ruh ikizimle tanıştığımı gören insan beni mutlu etti. Aynı uyku vakitlerinde ise ben, babamın 700 lira gelen telefon faturam yüzünden ağzıma s.çışını görüyordum. İlk kez bir rüyada bu kadar gerildiğimi hatırlıyorum. Ciddi anlamda bir kaçış yolu arıyordum ve faturanın, üç aylık olduğunu görüp mutlu oluyordum. "BABA BAK AMA ÜÇ AYLIK FATURAYMIŞ BU!" derken, içimden de "Allah'ım inşallah, ay başına neredeyse iki yüz kırk lira düştüğünü anlamazlar" diyordum.
Şimdi şöyle bir durum yaşadık biz. İki rüyayı birleştirdik. Daha doğrusu, arkadaşım birleştirdi ve ortaya şöyle bir durum çıktı...Ruh ikizimle tanışıyormuşum ve onunla sürekli telefonda konuştuğum için, kabarık bir telefon faturasıyla karşılaşıyormuşum. Üç ay demek, üç vakte kadar ruh ikizimle tanışacağım anlamına geliyormuş. Rüyaları birleştiren insana sarılmak istedim lan. İki rüya, ancak bu kadar profesyonel birleştirilebilirdi.
Yalnız, rüyasındaki giyim tarzımı pek beğenmedim. Beyaz keten gömlek ne lan! Ama çok tatlıymışız, birbirimizin her dediğine "A-ah! E ben de! Nasıl olur! Yok Artık! Aynı ben!" gibi tepkiler veriyormuşuz. Anlayacağınız, baya salakmışız. Ruh ikizini bulduğunu hisseden hangi insan, akıllı davranabilir ki zaten? Bir salaklık dönemi olacak ki, işin sevimliliği olsun.
Rüyalara karşı nötr olan biri olarak, bir başkasının gördüğü rüyaya bu kadar sempati besleyeceğimi hiç düşünmezdim. Milletin nasıl da içine işlemişim ya, rüyalarında bile kısmetimi arıyorlar.
Sakarya biletimi aldım. Bu kez gidiyorum. Temmuz ayını iple çekerek gidiyorum hem de. Güzel ay olacak, hissediyorum. Yavaş yavaş, günleri de sevmeye başlıyorum. Aramızdaki buzları eritmek için karşılıklı gayret gösteriyoruz. Sanırım, Sakarya güzel olacak.
Have You Ever Seen The Rain...Resmen mutlu ettin beni. Bugün bütün teşekkürler, 70'lerden el sallayan Creedence Clearwater Revival grubuna gelsin.
Fark ettim de, bugün çok fazla mutlu olmuşum ben. Düşününce, bu bile mutlu etti bak.
İstanbul...Zaten öyle uzun süreli bir ayrılık olmayacak. Bazı haftasonları ziyaretine gelirim. Bir ay sonra da, uzun bir süre ayrılmamak üzere geleceğim hem. Moda'yı biraz boşalt, bankıma kimseyi oturtma. Artık, seni sevmek için kendime izin vermeye başladım, bunu sakın batırma.
Sakarya...Geliyorum hafız!
Creedence Clearwater Revival - Have You Ever Seen The Rain
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder