16 Haziran 2012 Cumartesi

Sıkıldım Ulan Ben!

Şaka la şaka, niye sıkılayım. Her şey sessiz, her şey yalnız ve her şey güzel. Mutluyum. Zaten, yazabilmek mutsuz etmez ki insanı. Kendimleyim ve kelimelerimleyim. Sıcak yaz gününde, sağanak yağış etkisi yapıyorlar beynime, biraz ferahlıyorum. Kullanabildiğim kadarını kullanıyorum...hem beynimin hem de kelimelerimin.

Ailemin evinde, ailemin fırınında ısıttığım pizza...seni özlemişim. Hafif yanmış hâlin bile beni mutlu ediyor. Tek bir sorun var, yalnız yemekten nefret ediyorum. Resmen üzülüyorum lan. Yalnızlığın beni üzdüğü tek zaman, koca yemek masasında bir başıma kaldığım anlar oluyor. Bir süre sonra sıkılıyorum. Pizzama bakıyorum ve 'daha bitmedin mi sen!' filan diyorum.

Aslında pizzaya haksızlık ediyorum. Yalnız kalmadığımı göstermek adına, elinden geldiğince geç bitmek istiyor olabilir. Ben varım diyor...anlat gitsin. Sosislerim göz, zeytinlerim kulak, erimiş peynirimse tüm yüzeyime yayılmış olan anlayışım olacaktır diyor. Kendisine saygı duymam gerekir.

Sabah kahkahalarımın güzelliğinden bahsetmiş miydim hiç? Bugüne kadar attığım tüm sabah kahkahalarımın nedenleri aklımda. Bu sabah attığım kahkahaysa, belki de en güzeliydi. Gözlerimi açtım ve burnumun bir kısmıyla göz-buruna geldim. Ürkmüş bir şekilde "Yaaa! Bu benim burnum değil!" dedim ve tekrar uyumaya çalıştım çünkü bir sonraki uyanışımda, o burnun oradan gideceğini filan düşündüm. Bir süre sonra, gözlerim kapalıyken, yine sesli bir şekilde "Lan, o benim burnumdu galiba ya" dedim. Uyku sersemliğimi severim.

ANLATINCA KOMİK OLMUYOR AMA GÖRSENİZ ÇOK KOMİKTİ!

Sabah kahkahalarım, sabah kahvesiyle onurlandırılır...tamam lan, kahkaha atmasam bile içiyorum o kahveyi. Kahve demişken...Kafama not düşüyorum, 'Ben Aslında Bir Yan Etkiyim' yazılarıma devam edeyim.

Bugün birçok insanı sevebilirim. Hediye paketi yaptığım yağmurları hediye edebilirim. Sempatikvari yüzümü paylaşabilir, pizzamdan bir parça verebilirim...ve hepinize eşit davranabilmek adına işe, hepinizden nefret ederek başlayacağım.

Dinleyemediğim şarkılar var...dinleyince beni üzeceğinden korktuğum şarkılar. Yüzleşmem gereken gerçekleri, hiç çekinmeden önüme sereceklerine inandığım...Pençelerini hazırda bekletiyorlar ve dinlenilecekleri o günü sabırla bekliyorlar. Dişleri keskin, sözleri ağır.

Bir de, her şeye rağmen dinleyebildiğim şarkılar var...dinleyince içimi, en tatlı gülümsememin oluşmasını sağlayacak kadar sevimli bir şekilde burkan ve omzumu silkip "Eh...Hem, belki yarın güzel birgün olmayadabilir. Ne yapalım canım" diyebildiğim şarkılar. İşte o şarkılara büyük bir hayranlık duyuyorum. O zaman bugün bütün teşekkürler, her şeye rağmen dinleyebildiğim şarkılara gelsin.

Billy Talent - Pins and Needles

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder