Şaka la şaka, niye sıkılayım. Her şey sessiz, her şey yalnız ve her
şey güzel. Mutluyum. Zaten, yazabilmek mutsuz etmez ki insanı.
Kendimleyim ve kelimelerimleyim. Sıcak yaz gününde, sağanak yağış etkisi
yapıyorlar beynime, biraz ferahlıyorum. Kullanabildiğim kadarını
kullanıyorum...hem beynimin hem de kelimelerimin.
Ailemin
evinde, ailemin fırınında ısıttığım pizza...seni özlemişim. Hafif
yanmış hâlin bile beni mutlu ediyor. Tek bir sorun var, yalnız yemekten
nefret ediyorum. Resmen üzülüyorum lan. Yalnızlığın beni üzdüğü tek
zaman, koca yemek masasında bir başıma kaldığım anlar oluyor. Bir süre
sonra sıkılıyorum. Pizzama bakıyorum ve 'daha bitmedin mi sen!' filan
diyorum.
Aslında pizzaya haksızlık ediyorum. Yalnız
kalmadığımı göstermek adına, elinden geldiğince geç bitmek istiyor
olabilir. Ben varım diyor...anlat gitsin. Sosislerim göz, zeytinlerim
kulak, erimiş peynirimse tüm yüzeyime yayılmış olan anlayışım olacaktır
diyor. Kendisine saygı duymam gerekir.
Sabah
kahkahalarımın güzelliğinden bahsetmiş miydim hiç? Bugüne kadar attığım
tüm sabah kahkahalarımın nedenleri aklımda. Bu sabah attığım kahkahaysa,
belki de en güzeliydi. Gözlerimi açtım ve burnumun bir kısmıyla
göz-buruna geldim. Ürkmüş bir şekilde "Yaaa! Bu benim burnum değil!"
dedim ve tekrar uyumaya çalıştım çünkü bir sonraki uyanışımda, o burnun
oradan gideceğini filan düşündüm. Bir süre sonra, gözlerim kapalıyken,
yine sesli bir şekilde "Lan, o benim burnumdu galiba ya" dedim. Uyku
sersemliğimi severim.
ANLATINCA KOMİK OLMUYOR AMA
GÖRSENİZ ÇOK KOMİKTİ!
Sabah kahkahalarım, sabah
kahvesiyle onurlandırılır...tamam lan, kahkaha atmasam bile içiyorum o
kahveyi. Kahve demişken...Kafama not düşüyorum, 'Ben Aslında Bir Yan
Etkiyim' yazılarıma devam edeyim.
Bugün birçok insanı sevebilirim. Hediye paketi yaptığım yağmurları hediye edebilirim. Sempatikvari yüzümü paylaşabilir, pizzamdan bir parça verebilirim...ve hepinize eşit davranabilmek adına işe, hepinizden nefret ederek başlayacağım.
Dinleyemediğim
şarkılar var...dinleyince beni üzeceğinden korktuğum şarkılar. Yüzleşmem
gereken gerçekleri, hiç çekinmeden önüme sereceklerine
inandığım...Pençelerini hazırda bekletiyorlar ve dinlenilecekleri o günü
sabırla bekliyorlar. Dişleri keskin, sözleri ağır.
Bir
de, her şeye rağmen dinleyebildiğim şarkılar var...dinleyince içimi, en
tatlı gülümsememin oluşmasını sağlayacak kadar sevimli bir şekilde
burkan ve omzumu silkip "Eh...Hem, belki yarın güzel birgün
olmayadabilir. Ne yapalım canım" diyebildiğim şarkılar. İşte o şarkılara
büyük bir hayranlık duyuyorum. O zaman bugün bütün teşekkürler, her
şeye rağmen dinleyebildiğim şarkılara gelsin.
Billy Talent - Pins and Needles
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder