23 Haziran 2012 Cumartesi

Bu Bir Yazım Kaydıdır

Geçen doğum günüm ilginçti aslında. Sia çalan minibüs vardı mesela. Sonra, ölüm tehlikesi geçirmiştim ama bu benim için yeni bir şey olmaktan çıktı artık. Sakarya'nın trafik lambasız yollarında öleceğim o günü heyecanla bekliyorum bile denebilir.

Beni en fazla mutlu eden şey ise, gecenin bir körüne yollanmış olan bir yazıydı. Gönderen ve gönderilen kişi aynıydı...Ben.

futureme diye bir site var. Geleceğinize mail atıyorsunuz...ve 18'lik Oz, o gece, abisinin doğum gününü kutlamak istemişti. Yazım hatalarını düzeltmeden, sadece gözükmeyen Türkçe karakterleri ekleyerek, yazmış olduğum yazıyı en saf hâliyle buraya ekliyorum.

şimdi içimden diyorumki ''taa 3 sene sonraya yollamanın ne anlamı var unutulur gider'' ama bi yanda da bunu okurken sen içinden diyosun ki ''geçti işte...'' . Mutlusundur umarım...ya da mutluyumdur mu demeliyim bilmem ki :) ... buradan unutmaman gereken şeyleri sana söylerdim ama gerek yok...sen unutmayı seversin ama gerektiği zaman kolay kolay unutmamayı bilirsin...hayatımda istediklerimi yapıyorumdur umarım.şu gitar işini nihayet öğrenmişimdir inşallah...en azından akorları biliorumdur herhalde dimi :) o kadar da salak diiliz be ozan dimi...sakın hala bilmiyorum deme hehe...21 bitti 22 başladı ha...vay be aslında şu anda bile benim 22 olduğuma inanması o kadar zor geliyorki... belki asıl istediğim yerde değilim...ama inanıyorumki istediklerimi yapabilirim...sende inan tamam mı...bizim hayallerimiz çok güzel ve imkansız diil...aslında hayal olmaması bile tamamiyle bizim elimizde...ve eminim hala ''ben bişeyi istersem yaparım'' diyosundur :)...demeye devam et...çünkü gerçekten biz bişeyi istersek yaparız...dikkat et kendine ve sevmeye devam et kendini...nice mutlu senelere...
bir daha asla olamayacağın 18lik Oz...

Gitar çalmayı öğrendim, merak etmesin 18'liğim. Aptal aptal şeyler yazıp, üstüne akorlar, hatta sololar bile eklemeye başladım. Her birisi anlamsız ama bir o kadar da tatlı olan şarkılar yarattım. Sadece beni güldüren ve düşündüren.

Hâlâ 'ben bir şeyi istersem, yaparım' diyorum. Sorun şu ki, tam olarak ne istediğim konusunda çeşitli fikir ayrılıkları yaşıyorum. Tek bildiğim, birgün Kanada'ya gidecek olduğum.

Gerektiği zaman, kolay kolay unutmayam bünyem, biraz dinleniyor bu aralar...çünkü, tam olarak neyi unutmaması gerektiği konusunda da aynı fikir ayrılıkları onu zorluyor.

Kendimi seviyorum. Kendime pek dikkat ettiğim söylenemez ama, kendimi seviyorum...ve artık bunu zorunluluktan yapmayı da bıraktım. Sanırım kendimi gerçekten seviyorum. İyi birisi mi bilmem ama, kötü bir çocuk olmadığı kesin. Biraz da sevimli gibi aslında...durup dururken ego patlaması yaşamış olmasınıysa, daha sonra kendimle tartışacağım.

18'lik Oz, bir kaç ay sonra daha fazla dayanamamış ve bu seneki doğum günüm için de bir şeyler yazmış. Bu kez neler yazmış olduğunu merak ediyorum.

Bir daha asla olamayacağım 18'lik Oz...sana, orada kalmamız gerektiğini söylemiştim...ama sen beni dinlemedin.

Bulunabilir biri olabilirim lan. Kendimi, en ince dilimime kadar basitleştirebilir ve birkaç sorudan ibaret olabilirim. Sadece, bulmayı istemeniz gerekiyor. Zor değil ki...

Bulmak...zor değil ki.

Liars - The Other Side of Mt. Heart Attack

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder