Ahanda bitti finaller heheyt !!! Finallerden geriye, her seferinde söylemekten bıkmadığım ters bir uyku düzeni hatta düzensizliği, aşmış bir kahve alışkanlığı, saçma bir The O.C merakı, Samaire Armstrong aşkı, bitmiş bir Tell Me You Love Me dizisi, ne kadar ezberlesemde sorulmamış MVD-MJ-SUN(Merkür-Venüs-Dünya-Mars-Jüpiter-Satürn-Uranüs-Neptün)(bkz: güneş sistemine en yakından uzağına doğru gezegenlerin sıralanışı) ve A-AT-PÇ-TM(Aşınma-Ayrışma-Taşınma-Parçanlanma-Çökelme-Tozlaşma-Metamorfizma)(bkz: metamorfizma süreci) soruları ve girilmiş bir "Philadelphia 76ers play-offlara kalacak mı ?" iddiası kaldı. Ha bir de, Arka Sokaklar dizisindeki kadının adı Aylin'di. Cevabı bulabilmek için baya bir kafa yorduk.
Genel Jeoloji'de çıkan aptal sorular içerikli bölüme bir yeni soru daha eklemek istiyorum. İşte final sorularımızdan biri...Milano'da yaşayan Ornella'nın kocası, karısının aşırı kilolarından şikayetçidir. Ornella, kocasına kilolu olmadığını ispatlamak için kocasını tatile nereye götürür ? Şıklar...İspanya, Malezya, Alaska, Arjantin. Cevap veriyorum...Malezya. Çünkü şıklarda ekvatora en yakın olan yer Malezya'dır. Anladın mı ? Güzel...Ama merak etme sorun sende değil, komple jeoloji ve jeofizik mühendislerinde.
Peki, işletmelerdeki faaliyetlerin teknik ve emniyet yönünden nezaretini yapan kişi sorusuna kanun adamı cevabını yazan kişiye ne demeli ? Sen valla Düzce'ye git ya, senin vaktin gelmiş...Hoca inşallah "Ulan sen beni güldürdün, Allah'ta seni güldürsün. Al lan sana tam puan !" derde, geçersin dersi.
Ama şu "Başla !" oyununu sevdim ya...Mesela üç kişisiniz, biri birşey söylüyor siz de bir sonra gelmesi gereken kelimeyi söylüyorsunuz. Ardından sizden sonraki devam ediyor ve oyun bu şekilde ilerliyor. Hemen net bir örnekle açıklayalım...Başla ! Lehmann-Gutenberg-Mohorovic...Başla ! Merkür-Venüs-Dünya-Mars-Jüpiter-Satürn-Uranüs-Neptün...Başla ! 0-35-100-400-700-2890-5150-7163...Başla ! Rıza Baba-Çoban-Engin(bkz: Arka Sokaklar)...Başla ! Summer-Ryan-Seth-Sandy-Anna-Marissa(bkz: The OC) gibi...Ha bu arada...Based on a true story...
Dünya 365 günde kaç tur atar sorusuna nasıl 1 diye cevap verirsin arkadaşım ! Zaten hergün bir kere dönüyor. 365 olacaktı cevabı be...Ben bile açıklamaya utanıyorum. Yazıklar olsun sana ! Neyse senin kimya sınavın var çok üstüne gitmiyorum o yüzden. Ben geçmiştim onu geçen sene ya. Söyleyim dedim.
Yer Fiziği finalinden 100 almışın, sendeki bu artist tavırlar ne anlayamadım ? Yok bunu hak etmedim de, yok tüm soruları yapmadım da, yok hocaya itiraz edeceğim de, yok hakkım olan puanı versin de, yok şuymuşta buymuşta...Hey Allah'ım ya ! E oğlum aradan üç gün geçti...Niye itiraz etmedin hâla ? Eşşek herif ! Her seferinde aynı olayı anlatıp moralimizi bozmasana o zaman ! Bak yine çok sinirlendim ha !
Hem siz gidip neden çemçüklere yardım ediyorsunuz lan ?! Sınıfın ortalaması ne güzel 25...Babalar gibi geçeceğiz. Güzelde not alacağız...Siz gidip şuna çalışın buna çalışın diyorsunuz. Size ne oluyor anlamadım ? Çanı mı yükseltmeye niyetlendiniz hayırdır ? Ama görürüm ben sizi seneye...Biz yine aynı dersi alırken, çemçükler vermiş olursa dersi o zaman bozuşuruz benden söylemesi.
Koridorda yürürken gördüğümüz ve "Yuh ! En az otuz yaşında bu herif ! Kesin var ya jeofizik öğrencisidir. Kesin ya !" dediğimiz kişinin, matematik sınavına benimle aynı salonda girip, benim hemen ön sırama oturması tesadüf değildir. Kesinlikle bir işaret bence. "Kolay kolay bitiremeyeceksin bu okulu." demenin bir başka yolu. Ha bu arada...İmza kağıdından baktım, saçları dökülmüş, geri kalanlarıysa beyazlaşmaya başlamış olan ve otuz yaşında vardır dediğimiz adam, 2003 girişliymiş...Bu durumda, yaptığım hesaplara göre altı yıldır, birinci sınıf dersi olan matematik dersini geçemediği gibi, şansını yedinci kez bu sınavda denemiştir. Ayrıca, sınavdan ilk olarak onun çıktığını düşünürsek, seneye sekizinci kez şansını deneme ihtimali çok yüksektir.
Ya tamam PES 2010 oynadık ettik iyi güzelde, cidden artık Y şahsiyetini yanımızda götürmeyi bırakmalıyız. Hem kafedekiler hayatlarında ilk kez bir kız görmüşçesine bakıyor, hem de hep benimle aynı takımdan oluyor lan ! Yeter valla yeter...Sonra yenilince birtek benimle dalga geçiyorsunuz. Hepiniz duydunuz oğlum, dördüncü maça gelmişiz bana hangi tuşla orta açıldığını unuttuğunu söyledi ya...Unutsa yine iyi, kesin bugüne kadar bilmiyordu da sormaya cesaret edemiyordu. Kaç kere gittik, ben bugüne kadar orta açtığını hatırlamıyorum şahsen.
Şu ufak boylu olan öteki Y şahsiyeti bize "Hacı, hafız, kanka, Osman, moruk" dedikçe kendimi garip hissediyorum ben lan. Her söyleyişinde kendi erkekliğimden bir şey kaybediyormuş gibi hissediyorum. Ben demiyorum hacı, hafız...O gelmiş karşımda sigarasını tüttürüp bana hacı diyor ya. Valla oturalım konuşalım...En azından bize Osman demeyi bıraksın ! Ya da sadece birimize Osman desin.
Ayrıca, gecenin bir köründe insan niye birisini arar ya ? Aradığında bir şey olsa bare..."Hahahahah ! Ne oldu ?! Philadelphia yenildi işte ! Play-off lara kalamayacak oğlum boşuna umutlanma ! Nihahahahaha !" demek için arar mı insan ya ? Özellikle de gecenin dördünde...Yemedin içmedin, bu anımı bekledim arkadaşım sen ? En azından biz oraya hukuk adamı yerine teknik nezaretçi yazılması gerektiğini biliyoruz !
Haftalar sonra alarm kurmadan uyumak...Ne şahane bir duyguymuş ya. Özlemişim cidden...Finaller bitti, kendimi boşlukta hissettim biraz ama olsun. Şimdi ben Penguen'i ve Uykusuz'u okumaya gidiyorum. Nasılsa çalışacak bir dersim yok (bkz: özgürlük !).
Daniel Powter - Bad Day
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder