14 Aralık 2009 Pazartesi

Sakarya'yı Sevmek İçin On Neden

Esnafı fazlasıyla cana yakındır. Özellikle, üniversite öğrencisi gördüğü an dayanamaz ve konuşmaya başlar. Biraz fazla konuşurlar ama çabuk ısınırsınız. İndirim istemenize gerek bile yoktur çoğu zaman...Zaten kendileri indirirler. Hepsinin suratında garip bir tebessüm, aynı şeyi söylerler..."Bende çocuk okutuyorum. Siz bide evinizden uzaktasınız. Size şu fiyattan bırakırım çocuklar.".

Okuduğun bölüme göre yorum ve sorular eksik olmaz. Sakarya insanı meraklıdır...İnşaat mühendisliğinde okuyan birisine "Burada şimdi yeni bir bina yapacaklar. Resmini de koymuşlar ama nasıl sence iyi mi yapısı ?", elektrik-elektronik mühendisliği öğrencisiyseniz "Buuu, şimdi yeni bir alet çıkarmışlar. Şarjlımıymış neymiş. Garip birşey böyle. Duymuşsundur...O nasıl bir cihaz ya ?", bilgisayar mühendisi adayıysanız "Ben şimdi yeni bir bilgisayar alacağım da, bak özelliklerini sayayım sana sen bana yorum yap. Bilirsin sen değil mi ? Derslerde görüyorsunuzdur herhalde ?" gibi sorular yöneltilebilir.

Sakarya gibi bir deprem bölgesindeyse jeofizik mühendisliği öğrencisiyseniz ise, özellikle yaşlı amcalar başta olmak üzere birçok insan size garip bir hayranlık duyar. Ayrıca da büyük beklentiler içerisine girerler. Hatta umudunu size bağlayan insanlar bir anda sizinle can ciğer kuzu sarması olurlar. "Hacı burada şimdi en tehlikeli deprem bölgesi neresiymiş ?", "Sen şimdi de bakayım bana, buranın zemini nasıl ?", "Bu kolonlar korkutuyor beni, kaç şiddetine kadar dayanır burası ?" gibi tedirginlik içeren ama oldukça komik ve eğlenceli sorularla haşır neşir olurken, büyük bir haz aldığınızı hissedersiniz.

İstanbul'a istediğiniz zaman gidebileceğiniz kadar yakın, biraz uzaklaşmak istediğinizde ise kafanızı dinleyebileceğiniz kadar uzaktır. Oldukça güzel bir harmandır bu. Hatta, uzaklaşmak bazen çok tatlı gelebilir. Gitmek bile istemeyebilirsiniz bir süre sonra. Dikkat etmek gerekir...Tehlikeli bir huzur olabilir.

Haftaiçi gece saat ondan sonra sokaklar bomboş olur. En işlek caddelerinde bile çok fazla insan göremezsiniz. Sabahtan geceye, geriye sadece başka şehirlerden gelmiş olan öğrenci toplulukları kalır. Saat ondan sonra, artık sokaklar üniversite öğrencilerinindir.

Seneler önce kulaktan kulağa yayılan olumsuz olayların aksine, Sakarya yavaş yavaş fazla muhafazakar hâlinden çıkmaya başlamıştır. Hâla muhafazakardır...Ama kimsenin görünüme, giyimine veya tarzına laf etmeyecek hatta ayırım yapmadan sohbet edebilecek kadarda çağdaştır. En azından geneli kesinlikle böyledir.

Sakarya'nın ergenleri ilginçtir. İki tip ergen vardır burada. Birincisi, muhtemelen aileden gelen kuvvetli dini inançlarla büyüyen ergenler; ikincisi ise, emo tarzı kıyafetler ve saçlarla dolaşan ergenlerdir. Ortası yoktur...Klasik bir ergen hayatı yaşayan tip görmek neredeyse imkânsızdır. Özellikle, emovari ergenler komik görüntülere neden olur. İzlemesi hoştur.

Sanıldığının aksine, eğlence mekanları, barları, kafeleri çok hoştur ve Sakarya'yı baz aldığınızda sayıları oldukça fazladır. Hoş yapıları ve dizaynlarıyla, büyük şehirlerdeki mekanlara taş çıkartacak konumdadır. Tek yapılması gereken, o yerleri keşfetmek ve tadını çıkarmaktır.

Kaliteli, içi mobilyalarla dolu daireleri gayet uygun fiyatlara kiralayabilirsiniz. Büyük şehirlerde iki hatta üç katına dahi çıkabilecek kalitede olan bu daireleri Sakarya'da makul fiyatlara kiralayıp, hayatınızı yaşayabilirsiniz.

99 depreminden sonra yeniden yapılanmakta olan şehirlerden biri olan Sakarya'da, her yeni yapı, alışveriş merkezi, kafe, bar ve sosyetik mekanların açılışını ya da inşaasını gördükçe heyecanlanırsınız. Şehir adeta yoktan var ediliyormuş gibi hissedersiniz ve her yeni mekan, belki de hiç gitmeyecek olsanız bile size ayrı bir mutluluk verir.

Dengue Fever - Sober Drive

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder