16 Aralık 2009 Çarşamba

Hadi İstanbul'a Gidelim Ama Önce Saçmalayalım

Şen şakrakmış oralar duyduğuma göre bu haftasonu...Gelmem gerekirmiş. İnsanlar beni bekliyormuş. Görmek isterlermiş beni. E madem öyle...Hadi İstanbul'a gidelim.

Vallaha da gitmezdim aslında finaller bitene kadar. Vallaha da burada plan program yapmıştık o kadar. Vallaha da çok güzeldi her biri. Vallaha da hâla bir kararsızlık var içimde. Ama yok yok...Gidelim görelim İstanbul'u. Aradan uzun zaman geçtiğinde tanıyamaz oluyorum oraları. Oturduğum semt, sanki her gelişimde başlı başına bir şehir olma çalışmasında oluyor. Şaşırıyorum yükselen binaları görünce. Bir gün kalpten giderim diye korkuyorum, bambaşka bir semtle karşılaşırsam diye.

Vallaha da atlar gelirdim çarşamba gününden...Ama gönlüm elvermedi. Kıyamadım buradaki veletlere. Abisi, ablası; görseniz nasılda yarın git diye baskı kuruyorlar üstümde. Tamam yarın giderim deyince de, cuma günü sabah git diyorlar. Ona da tamam desem bu sefer cumartesi ilk otobüsle git diyecekler. Ay kıyamam ben onlara...Büyümüşte üniversiteli mi olmuş onlar ? Büyümüşte ailelerinin yanından ayrılmışlar mı ? Adam mı olmuş onlar ? Mühendis mi olacakmışlar büyüyünce ? Yiyim mi ben onları şimdi ? Kıyamaz abisi onlara (bkz: ahhahahaha)...

Şaka maka finaller başlıyor ha ayın yirmi sekizinde...Yedisinde bitiyormuş benim sınavlarım. Normalde tüm sınavlar sekizinde bitiyor. Yani bir gün önceden yolluğumu hazırlar giderim ben arkadaş tatilime...İşte tam böyle düşünüyorkan o veletler yine çıktı karşıma ! Sekizi cumaya denk geliyormuşta...Efendim haftasonu beraber birşeyler yapar stres atarmışızda...Ohooo ! Diyecektim tam...Sonra kafama yattı. Dur bakalım, hele bir finallere girelimde...Zaten stres atmaya baya ihtiyacım olacak. O zaman düşünürüz bunları.

Bu arada X şahsiyetli kuzenime buradan duyuru...Yirmi bir aralık günü ne isteyeceğime karar verdim ben ! Hiç arama derim ben buradan sana...Mesaj çek birşey yap ama arama...Sonra pişman olursun doğum günümü kutladığıma. Alırım elindeki son maaşıda ! Demedi deme...Yok yok, ara ara. Çok büyük birşey istemeyeceğim. Ama o binlik puzzle'ın acısını çıkarmam lazım. Şaka şaka...Alırız bir puzzle ya. Büyümüşte doğum günü mü kutlamış o geçen hafta ? Artık yaşlanıyor muymuş o öyle ? Hiç tü kaka alışkanlığı kalmamış mı onun ? Oturmuşta puzzle mı yaparmış ? Ona da kıyamaz K.Oz !

Üniversite hayatımın ilk şahsi ve ciddi, hocayla ağız dalaşına girme olayımı yaşamış bulunmaktayım. Kendimi çok asi hissediyorum. Sanki, kan damarlarımdan dışarı fışkırmak istiyor...Yakıp yıkmak istiyorum heryeri...Aman tanrım ! Kendimi kontrol edemiyorum. Hocayla daha çok tartışmak istiyorum. Bilgisayarına virüs bulaştırmak istiyorum (bkz: laptop başında kendi kendine triplere girerken çıldıran çocuk) ! Ve sanırım, dünden itibaren hocada beni uzun yıllar sınıfta bırakmak istiyordur.

Şaka maka, hocayla tartışmak hiç öyle havalı birşey değilmiş be. Hiç bir havası olmuyormuş. Odaya girmeden önce nasılsam, çıktıktan sonrada aynıydım. Hatta kendimi biraz kötü hissettim bile denebilir. Filmlerdekinden çok farklıymış. Oysa ne güzel olurdu, yarın okula gittiğimde millet bana bakıp "İşte bu o. Hocayla tartışan ve bizim söyleyemediklerimizi söyleyen çocuk. Umarım kız arkadaşı yoktur çünkü ondan çok hoşlandım." filan deselerdi (bkz: ahhhahahahah vol.2)

Anam çok eğlendim bu yazıyı yazarken be. Valla arada yapmak lazımmış böyle egzantirik, saçma sapan şeyler. Anlatınca daha bir hoş oluyor. On üzerinden sekiz veriyorum bu yazıma (bkz: ahhhahahaha vol.3)(bkz: sabit içerikli bkz vermek).

Bu arada tebrikler ! Bu yazıyı okuyan ilk on kişi bana hediye alma lüksüne sahip oldular ! Gerçi on kişinin ne işi var bu blogda ? O zaman beş kişi olsun...Yok üç kişi olsun...Ya da on kişi olacak be ! Okuyanlar, etrafında olanlarada okutsun ki onlarda hediye alsın. Saat itibariyle size dört gün süre. Hediyeyi nasıl ulaştırırsınız bilemem. Ama var ya...Hediye almayanın, yaşadığı şehirdeki toplu taşıma araçlarına zam gelsin ! Bu kadar da ağır konuşurum işte...Neyse ben gidiyorum ya. Sabahlamam gereken bir gün var. Heheyt !!!

Phoenix - Love For Granted

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder