23 Ekim 2009 Cuma

Beşinci Baskı

Burcu'yla ilgili güzel bir hikayem var. İki hafta öncesine kadar kız arkadaşımdı kendisi. Hem de şu kız arkadaş olan kız arkadaşlardan. Sadece arkadaş olan kız arkadaşlardan değil. Hediye aldığınız, sinemaya gittiğiniz, beraber yalnız kalmaktan zevk aldığınız o kız arkadaşlardan. Herneyse...Hikayeyi kısaca anlatmam gerekirse; Burcu bana bir daha Ezgi'yle görüşmemi istemediğini söylemişti. Bense onu dinlemedim ve görüştüm. Bir kere daha uyardı ama yine dinlemedim. Bu kez beni son kez uyardığını söyledi...Tahmin ettiğiniz gibi yine görüştüm ama bu sefer pek hoş olmayan bir durumda yakalanmıştık. Sadece masum bir öpücüktü yalanı tabii ki işe yaramadı. Kafama not düşüyorum...Daha inandırıcı yalanlar bulmam gerek.

Burcu'yu seviyorum. Gerçekten birlikte vakit geçirmek istediğim nadir insanlardan. İki haftadır görüşmüyorduk ve ben gerçekten bu duruma üzülüyordum. Can'a sürekli onunla bir kez olsun görüşebilmeyi istediğimi söyler dururdum. Sonunda Can bana büyük bir iyilik yaptı ve bir görüşme ayarladı. Herşeyi yoluna koyabilmem için harika bir fırsat ! Gitmedim...Burcu beni bir kafede oturmuş saatlerdir beklerken, ben dedemle muhabbetin dibine vurmuş ve kendimden geçmiştim. O sıralarda Burcu'yla aramı düzeltmek için son şansımın da uçup gittiğinin farkında değildim.

Gelen mesajda zaten bunun en açık göstergesiydi. Yeterince net bir dille, biraz ağır üslupla, ileride başkalarına söyleyebileceğim hoş ve kulağa ilginç gelen küfürlerle ve bir daha onu rahatsız edersem sonuçlarının çok ağır olacağını anlatan sözlerle doluydu. Sanırım baya bir uğraşmış bu mesaj için. Zaten tek başına oturmuş ve beni beklerken fazlaca vakti olmuştur yazacağı mesajı düşünmek için.

Bugün ki sınavda kendime fazla yüklenmeyeceğim. Moralim yeterince bozuk. Babam umarım yarın parayı yatırır ve şu borcumu öderim. Her geçen gün biraz daha korkmaya ve paranoyaklaşmaya başlıyorum. Şimdiye peşimi bırakmış olmaları gerekirdi. En azından planım buydu. Bundan önce üç kişiye kazık attım ve adamlar beni kovalamaktan sıkılıp peşimi bırakmışlardı. Tabi peşlerimi bırkana kadar yediğim tekmeleri, dayak, yumruk ve sopaları söylemiyorum. Lafı uzatmadan sınava başlasam iyi olacak çünkü bugünün bitmesi için can atıyorum. Tamam başlıyoruz.

- En uzun ilişkin ne kadar sürdü ? Ne kadar saçma bir soru bu ? Hangi erkek en uzun ilişkisinin ne kadar sürdüğünü bilebilir ki ? Kızlara mahsus birşey bu. Bu soruyu geçiyorum.

- En son izlediğin filmin adı neydi ? Rules of Attraction.

- Kiraya ne zaman zam gelecek ? Ocak ayında.

- Okula kaç gündür gitmiyorsun ? Bugünle beraber sekiz gün etti.

- Hangi derslerden devamsızlık sorunun var ? Alttan aldığım dersleri saymazsak sadece modelleme dersinden. Yani umarım öyledir. Devamsızlıktan kalmak istemem.

- Hatırlayamadığın birşey var mı ? Bu nasıl bir soru ya ? Hatırlayamadığım birşeyi nasıl söyleyebilirim ki ? Ah evet Özge'yi hatırlamıyorum mesela ! Hey Allah'ım ya. Hatırlayamadığım birşey var evet. Ama ne olduğunu hatırlayamıyorum üzgünüm.

Birkaç soru daha ve uyuma vakti. Bu arada Özge demişken...Aslında güzel kızdı. Şu hesap ödeme konusunda rol yapmayı bırakırsa belki biraz takılabilirim onunla. Kafama not düşüyorum...Özge konusunun üzerinde duracağım. Tabi şuan değil. Vizeler başlıyor ve önümde çalışmak için iki gün var. Lanet vizeler...Hepsinden nefret ediyorum. Birçoğunun berbat geçeceği de kesin. Dedeme verdiğim sözü tutabilecek miyim emin değilim.

Birinin herkese Amerika'da yaşamadığımızı söylemesi gerek. Evet sabah uyandığımda ilk cümlem bu oldu. Uyandım...İki dakika gözlerim kapalı yatakta kaldım ve düşündüm. Amerikanvari konuşmalar, ilişkiler, davranışlar...Hatta yalanlarımız bile. Her biri birbirinden aptalca şeyler. Bunların hepsini iki dakika içerisinde düşündüm ve birçok kişiden tiksinmeye başladım. Herneyse. Bugünde birilerinden tiksindiğimize göre kahve içip haftasonumu ders çalışarak rezil etmeye başlayabilirim.

Dredg - Bug Eyes

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder