Louie izlemek güzeldir bazen...Çocukluğuna dönersin. Her şeyin saf olduğu o zamanlara...Ben eskiden yaz tatilinde Louie'nin başlayacağı saati hesaplar ve ona göre kendime kahvaltı hazırlardım. Hemen markete gider, ekmek ve meyve suyu alırdım. Televizyonu karşıma alacak şekilde soframı kurar ve kanepeme yerleşirdim. O yirmi dakikalık an bile, tüm günümün en tatlı ve huzurlu anı olurdu. Bölümlerini onlarca kez izlemiş olsam bile, Louie hayatımın bir parçası olmaya hep devam ederdi. O zaman, bugün bütün teşekkürler sana Louie Anderson.
Eğer herhangi bir şey, günün bütün teşekkürlerini alıyorsa bu durumda birileri de bütün lanetleri almak zorundadır. Bugün bütün lanetler sana gelsin laptopum ! Bir anda kapanıp bir daha hiç açılmadığın için sana yazıklar olsun. Neyse ki babamın notebookuna el koydum. Yine de insan sinirlenmeden edemiyor ! Onca film, dizi, özelliklede o kadar müziğin gözümün önünde yok olup gitmesi...Gerçi hâla umudum var. Belki kurtarırlar bilgilere zarar vermeden ama kendimi en kötüye hazırladım. Şimdiden tekrardan indirmek için şarkıcı ve grupların listesini çıkarmaya başladım bile. Oysa, Family Guy'ın 4. sezonu inmişti ne güzel...Grey's Anatomy'nin unutulmaz bölümlerini saklıyordum oysa ben...Daha keşfedilmek için bekleyen onlarca müzik grubu vardı orada...Hay lanet ! Notebookla da bir yere kadar arkadaş...Ne müzik var ne film var ne bir şey var. Zor şartlar altında müzik dinleyebiliyorum. Zaten küçücük ekranı ve klavyesi var. Hâla alışamadım ya.
Louie'nin yanı sıra, arkadaşlar da güzeldir. Ne olursa olsun seni desteklerler. Anlattığın herhangi bir şeyin sonuna gelmeni heyecanlar beklerler çünkü sıra onlara gelecektir. Desteklerini bir güzel gösterirler ve sen rahatlarsın. Sahtede olsa gerçekte olsa farketmez. Geçici bir süreliğine için rahatlar. Hatta durum bazen öyle abartılırki...Tanımadığın ama arkadaşının arkadaşı olan biri bile olaya karışıp "Oha ! Hadi ya öyle mi oldu !? E sen haklıymışsın canım yaa !" diyebilirler. Oysa, sana ne oluyor canım arkadaşımın arkadaşı ?
"Yeni yetme" lafını çok sevdim ben. Çok fazla karşıma çıkar oldu. Ben de büyük bir zevkle kullanmaya devam ediyorum. Yeni yetme zamanlar eğlenceli olabiliyor...Sen yeterki o yeni yetmeleri hayatınınn çok olağan bir parçasıymış gibi görmeye başlama. Her şeyin zamanı var. Elbet onlarda zaman geçtikçe kendine yer edinecektir. Bırak, şimdilik sadece kısa vadede mutlu etsinler seni. Öbür türlü, uzun vadede kandırırsın kendini. Ben uyarımı yapayımda...
Oysa oturup Tabu oynasak ya...Şen şakrak, kahkahalar hiç eksik olmadan. Benimle oyun oynamak çok zevklidir. Cidden öyledir. Gülerim hep ben oyun oynarken ve güldürürüm. Yalnız, Tabu oynama konusunda üstüme yoktur, bunu bugün bir kez daha anladım. Rakip olmak isteyenlere kapım açıktır ama ortada iyi bir iddia olması koşuluyla...Özellikle şu yeni versiyonu beni benden almış vaziyette. Ne kadar gereksiz eklentiler yapmışlar öyle ama olsun. 15 kelime ile anlatma kısmında benden iyisi yok ! Tek seferde piyonunu 13 adım ileri götürtebilen biri daha varsa haberim olsun. Küçük iddialara kendimi yoramam, ortaya güzel bir şey koyun sizi de yeneyim. Bileğimin hakkıyla kazandım perşembe eğlencesini...İsterim sonuna kadar. O zaman önümüzdeki perşembe felekten bir gecede, Tabu veya okey oynarken görüşmek üzere derim ben, yenilen sevgili Y şahsiyetlerine.
Geçen hafta, her gün okula giden bir şahsiyet olarak kendimle gurur duyuyorum ! Bravo bana be. Valla demek ki isteyince oluyormuş. Asıl "cool" olmak okula gitmemekle değil, gitmekle oluyormuş be ! Okula gidince kendimi daha bir asi hissettim. İnsanların şaşkın bakışları beni çok etkiledi. Artık her gün giderim ben bu okula arkadaş ! Hem okul güzeldir ya...Böyle insanlar, arkadaşlar...Sonra insanlar işte yine...Sonra yeni insanlar...İnsanlar demiş miydim daha önce ?
O değilde, müzik dinlemiyor olmama rağmen, kulak alışkanlığı hâla kulaklık takıyorum ben (bkz: ahhhahahahaha). Nasıl bir saçmalıktır anlamış değilim ama cidden kulak alışkanlığı, takmadan edemiyorum. Birde üstüne bir şeyler dinlesem var ya tadından yenmeyecek ama işte yapacak bir şey yok.
Oğlum, gözümün hemen yanında bir sivilce çıkmış var ya aklın almaz ya...Böyle minicik ucu var ama beynimin derinliklerine doğru yayıldığını hissedebiliyorum ya. En ufak surat ifadesinde ağrımaya başlıyor ya. Ne rezil bir şeydir bu. Patlatmak için girişimlerim oldu ama yok olmuyor. Altyapısı çok sağlam bu sivilcenin. Temelden iyi hazırlanmışlar.
İstanbul...Geldim, gördüm, hasret giderdim ve artık yeter. Yarın, sabahın ilk ışıklarıyla geri giderim ben evime. Ölüm tehlikeleri atlatmaya devam ederim. Maceradan maceraya koşarım. İyisin güzelsin de İstanbul, Sakarya kadar hareketli değilsin be oğlum. Ahanda sivilcemi patlattım ! Lan yanlışlıkla oldu ya ! Neyse ben gidiyorum iş çıktı bana.
DJ Shadow - Six Days
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder