Söylemem gereken şeyleri kafamda toparlayıp, ardından dağıtıyordum. Kendimle oyun oynamak gibi bir şey. Sıkıldığım bir anda, bir kez daha aklıma o çılgınca ama son derece ciddi fikir geldi. Yalnız, bir sorun var. Trenden kendimi atmayı düşünürken, senin beni acizce düşünüyor olman...Komik olmalı...Komik ve trajik. Kısacası trajikomik diyorlar sanırım bu olaya. Sen, benim için kendini aldatırken, benim için bugün sadece pazartesiydi.
Yemekten sonra çayımı içmenin heyecanını yaşıyordum. Önüme konulan çaya atmak için, yüzlerce küp şeker arasından senin geçen hafta geldiğinde, dişinle kırdığın şekeri bulmuş olmam garipti. Senin, dişinle ikiye ayırdığın şekerden kalan yarıyı çayıma atıp karıştırana kadar, benim için bugün sadece salıydı.
Uzun bir süredir, soğuk ve ifadesiz bakışlarla insanları süzüyordum. Herkes bana hayranlıkla bakıyordu. Önümde adeta güçsüz bir şekilde diz çöküyorlardı. Soğukkanlılığımla etrafı kıskandırmak istediğim bir anda, kimsenin benimle olmadığını farkettim. Yalnız kaldığımı anlayana kadar, benim için bugün sadece çarşambaydı.
Dört kişi toplanmış oyun oynuyorduk. Bira, pizza ve yeterince eğlence...Güzel bir gün olacağına yemin edebilirdim. Ta ki, oyun kartlarını elime alana kadar. Yumruk yemiş gibi hissettim kendimi...Yasak kelimelerin içinde senin adını görene kadar, benim için bugün sadece perşembeydi.
Yağmurun yağmasını coşkuyla kutluyordum. Kirletmek için en sevdiğim giysilerimi özenle giydim. Beremi takmak için sabırsızlanıyordum. Evin altını üstüne getirdim ama bulamadım. Hayalkırıklığıyla, bir ayağı kırık olan sandalyeye oturmuşken aklıma geldi...Beremi sende bıraktığımı hatırlayana kadar, benim için bugün sadece cumaydı.
Filmin en güzel yerinde reklam girmişti ve o fırlamayla bir kez daha karşılaşmıştım. Reklamlarda görüp, sürekli küfür ettiğim o çocuğun, gerek görünüşüyle gerek konuşmasıyla gerekse de genel davranışlarıyla tıpkı benim küçüklüğüme benzediğini söylemen hoşuma gitmemişti. Kendi küçüklüğümden nefret ettiğimi hissedene kadar, benim için bugün sadece cumartesiydi.
Haftaya hazırlık yapmaktan çok sıkılıyordum. İnsanlar sürekli olarak bu hafta ne yapacaklarından bahsediyordu. Hiçbirinin planları içinde ben yoktum. Bir kez bile adımı duyamadım çıkan kelimeler arasında. Bense ne yapacağımı bilmiyordum. Belki kendimi trenden atardım...Rayların üstünden sana el salladığımı hayal edene kadar, benim için bugün sadece pazardı.
Oturduğun yerden, kimin anlatıldığını bulman zaman alacak. Senin hikayeni, kendi ağzımdan anlattğımı farkedene kadarsa, bugün benim için çoktan bitmişti. Belki yarın bir şans daha ?
Yarını düşünürken, bugün için çok geç kalmıştım...Ve ben yarını düşünene kadar, bugün dünden ibaretti. Cümle yeterince kafa karıştırıcı oldu mu ? Fazlasıyla özenirim ben böyle felsefi cümleler kurmak için kendini yırtan tiplere. Söylemeye utandığım içinde küçük yazarım.
DJ Shadow - Six Days
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder