16 Ağustos 2010 Pazartesi

Yirmi Sekizinci Baskı

Kim evinin adresini bir kağıda yazıp cebine koyar ki ? Muhtemelen daha öncede her şeyi bir anda unutan birisi..."Madem oyunu böyle oynuyorum, o zaman bir kağıt parçası daha bulsam iyi olacak." diye düşünüyorum. Odamda defterden bir sayfa kopartıyorum ve yazmaya başlıyorum.

"Uzun saçlı, yeşil ya da ela gözlü...Yanağında beni var...Bıyık yok, sadece çenesinde sakalı var ve favorileri uzun...Ne için hatırlamam gerektiğini bilmiyorum ama sadece unutma !"

Telefon çalıyor. Açmıyorum...Açmanın hiçbir anlamı yok. Nasılsa beni arayan kişiyi tanıyamayacağım. O hâlde konuşmanın ne anlamı var ki ?..Yinede telefon susmak bilmiyor. İkinci kez çalmaya başlıyor...Ve üçüncü kez...Dördüncü kez çalmaya başladığında artık açmam gerektiğine karar veriyorum...

- Oğlum ?

Çok emin olmamakla beraber, muhtemelen bu kişi babam olsa gerek...

- Baba ?

- O kadar aradım neden açmadın telefonu ?

Konuşmanın akışında herhangi bir sorun olmadığına göre doğru tepkiyi vermişim...Demek ki bu kişi gerçekten babam.

- Aaaa...Tuvaletteydim.

- Anladım...Şu doğum günüyle ilgili konuşmak için aramıştım seni.

Doğum günü mü ? Benim doğum günüm filan mı yaklaştı ? Çok fazla düşünüyorum...Biraz susup, olayı sadece akışına bıraksam iyi olacak.

- Tamam konuşalım...

- İki hafta sonra çarşamba günü senin için uygun mu ?

Neden bilmiyorum ama, bazen düşünüyorum ve bir anda kahkahalara boğuluyorum...İşte bu da, o anlardan biri...Kesintisiz bir kahkaha ve dalga geçercesine bir konuşma...

- Şuan benim için her gün uygun baba !

- Kardeşine bu kadar değer verdiğini görmek güzel. O zaman anlaştık...İki hafta sonra, çarşamba günü, saat akşama doğru altıda, senin şu internet kafenin önünde buluşalım...

- Tamam...O zaman, orada görüşürüz.

- Görüşürüz oğlum...Hoşçakal.

Kağıdıma geri dönüyorum...Nereden başlasam bilmiyorum. Kardeşim var...Doğum günü var...İki hafta sonra buluşma var...Bir de, internet kafem mi var ? O kadar parayı nerden bulmuşum ben ?

Ne kadar garip...Hiçbir şeyi hatırlamıyorum ve bunu o kadar doğal ve sakin bir şekilde karşılıyorum ki...Yatağıma uzanıyorum ve düşünmeye başlıyorum. İki hafta sonrasına kadar tekrar her şeyi hatırlamaya başlayamazsam, kardeşimin doğum gününde nasıl davranacağımdan emin değilim...Yeniden kahkaha atmaya başlıyorum ve delicesine bağırıyorum...

- Bunu düşünmeme gerek yok ki ! Nasılsa internet kafemin nerede olduğunu bile bilmiyorum ! Gidemeyeceğim bir buluşmanın sonrasını düşünmek ne kadar saçma !

Unkle Bob - Satellite

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder