2 Ağustos 2010 Pazartesi

Aferim İstanbul...Adam Ol Böyle

Okul döneminin bitmesinin ardından, İstanbul'a gelir gelmez azar çekmiştim. Karşılamasından hiç hoşnut kalmamıştım...Bu sefer akıllanmış lakin. Gelmemden birkaç saat sonra, yaz okulundan ilk dersi geçmemin müjdesini verdi İstanbul bana. Aferim İstanbul...Adam ol böyle, yoksa döverim.

Çok fazla yazı yazma şevkim yok aslında ancak belirtmem gereken önemli hususlar bulunmakta. Birincisi, evde yiyecek hiçbir şey yok...Buzdolabı bomboş. Arkadaşım olduğunu iddia edenler çıksınlar şimdi ortaya ! Yemek getirin oğlum bana ! Ya da alışverişe gelin benle de, iki poşet filan taşıyın. Ulan bir kere de işe yarayın be !

İkinci olarak, ikinci bir sorunumun yok...Bu kadar...O zaman bu paragrafı bitireyim mi ben ? Bitireyim...E hadi madem, gittim ben bu paragraftan. İki kere enter tuşuna basıp, alt taraftan yazmaya devam edeceğim.

Aile gitmiş, evi on beş günlüğüne boş bırakmış, derslerden ilki verilmiş, kafam rahat, gitarım yanımda...Daha ne olsun be ! Yalnız, güzelim Sakarya'mda aldığım güzelim kiloları, muhtemelen burada tekrar kaybedeceğim. Ya cidden hamarat olanınız yok mu hiç ya ? Parası neyse vereceğim lan tamam ya !

Şu tatili güzel yaşamak istiyorum müsadeniz olursa...Çıkalım, gezelim, eğlenelim, gülelim ve güzelce vedalaşalım ha ? Evet, bence bunu yapalım. Tanıdık tanımadık kim olursa olsun, teklifim herkes için geçerlidir.

O değil de, şu evcilik oyununda ki yavşak herif ikinci evliliğini yaptı. Feci kıl oluyorum o adama da ha...Gitti kıza çat diye evlilik teklifi etti ama o garipti. Zaten oyun tamam ama bu kadar da oyun abartı be...Gerçi özenmedim de değil pis herife...Heran karşınıza evlenme teklifi ederek çıkabilirim, hazırlıklı olun.

Bak şimdi bahsedince aklıma bir fikir geldi...Benimle on beş gün boyunca evcilik oyunu oynamak isteyen var mı lan ?

A Fine Frenzy - Almost Lover

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder