Herhangi bir müzik enstrümanı aldığınızda etrafınızdakiler size "Hadi bakalım...Artık ileride kendi bestelerini yapar, bize de çalarsın." derler...Kendi bestelerinizi yapıp çalmak istediğinizdeyse "Şuna bak...Hemende g.tü kalkmış." derler. Benim başıma böyle bir şey gelmediği için mutlu olmalıyım... Zaten kimseye de kendi yaptığım şeyleri göstermek gibi bir niyetim yok. Olsaydı da, muhtemelen g.tümün kalktığını düşünen insanlara küfür yağdırmaktan kendimi alamazdım.
Eğer birisi, bir şarkıyı arka arkaya dört defa veya daha fazla dinliyorsa, bunun kesinlikle bir anlamı vardır. Bu anlam, her zaman birilerine karşı olmak zorunda değildir ama birilerine karşı bir mesaj anlamı içeriyorsa, o mesajı bulmanız imkânsızdır. Anlatılmak istenen, alınan mesajdan kesinlikle farklıdır.
Bir film izlediniz diyelim. O kadar çok etkilendiniz ki, bunu birileriyle paylaşmak istediniz ve bu yüzden o kişiye önerdiniz. Hiç boşuna umutlanmayın...O kişi, sizin hissettiklerinizin aynısını hissedemez. Belki biraz uyuşur ama hepsi bu...Sizin o filmden ya da herhangi bir televizyon programından çıkardığınz yüzlerce duygunun oluşturduğu sel, başkasını etkileyecek kadar büyük değildir.
Filmlerden devam edecek olursak; çoğu filmin sonunda kendimize pay çıkartmaya çalışırız. Bize verilen mesajlardan hoşumuza gidenleri alır ve ileride kullanmak adına saklarız. Kısacası, filmlerin bize anlattıklarını yaşamaya çalışırız. İzlediğim bir filmse şöyle der..."Hayat bir film değildir. İyiler kaybeder...Herkes yalan söyler...Ve aşk...Hiçbir şeyin üstesinden gelmez."
Merak ettiğiniz hayatların hemen hemen hepsi, sizin düşündüğünüzden çok daha farklı bir konumdadır. Ne kadar acınası olmasını istiyorsanız, o hayat o kadar sevimlidir. Ne kadar mutlu olduğunu düşünürseniz, aslında o kadar şanssızdır. Nasıl olduğuna bir türlü karar veremediğiniz hayatlar varsa, kendinizi kandırıyorsunuz demektir. Bunun anlamı, kişinin nasıl bir hayata sahip olduğunu bildiğiniz ama bunu kabullenmenin sizin işinize gelmediğidir.
İnsanların çoğu, kendi kaderlerini yazmak için çabalar. Kendi kararlarıyla, en doğru şekilde amaçlarına varmaya çalışır. Tabii, sadece kolay zamanlarda...Zor zamanlarda iş değişir...İnsan, kendi kaderini yazma isteğini bir anda unutur ve bu kez işini kaderin kendisine bırakır. Seçim yapmak istemez...Bir sonraki adımını belirlemiş olsa bile o adımı atmaz. Günlerin ve kaderinin ortak hareket edip ona güzel bir sürpriz yapmasını bekler. Sonu kötü bittiğindeyse, kaderine lanet okumaktan hiç çekinmez.
Bazılarımız önemsenmek ister...Bu yüzden birçok şeyi abartır. Kendilerine verilen değeri her seferinde görmek isterler. Bu değerin artması içinse olayları abartmaya ve yeri geldiğinde kendilerini satmaya devam ederler. Hatta yalan söylerler çünkü yalanın güzelliğiyle, değer artışının doğru orantılı olduğunu bilirler...Bazılarıysa bu durumu hiç düşünmez...Bu yüzden konuşmazlar...Fazlasıyla sadedirler. Konuşması gerektiği kadar konuşup, gülmeleri gerektiği kadar gülerler. Fazla konuştuklarında, bunun tek nedeni karşısındaki kişininde konuşmasını sağlamak; fazla güldüklerindeyse, tek amaçları karşısındakini de güldürebilmeyi başarmak ve o kahkahaları seyredebilmektir. Kendileri için fazla bir şey düşünmezler...İşte bu yüzden kaybederler...Ama problem yoktur...Onlar zaten hikayenin sonunu çoktan okumuş ve bunu bilerek hareket etmişlerdir.
Günlerdir, haftalardır, hatta aylardır düşündüğünüz bir şey varsa, artık düşünmeyi bırakmanın vakti gelmiş demektir. Belli ki düşünmekten başka hiçbir şey yapamıyorsunuz. O zaman düşünmenin ve kafa yormanın da anlamı yok demektir. Madem bir sonuca varamayacaksınız ya da vardığınız sonuçlara ayak uydurmayacaksınız, başka şeylere yönelin...Çünkü, eğer düşünmeye devam ederseniz, bir süre sonra başınız ağrımaya başlayacak ve zamanın akışı daha da çekilmez bir hâl alacak.
Unkle Bob - Put A Record On
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder