15 Ağustos 2010 Pazar

Radyoda Duydum

Şarkının birinde durmadan üstüme geliyorlardı. Fazlasıyla açık sözlülerdi ve bu beni tedirgin ediyordu. Ben de kendimi açık sözlü, her şeyi hiç çekinmeden insanların yüzüne vurabilen birisiyim sanardım. Öyle değilmiş...Benden beterleri de varmış.

Haklısın dedim en sonunda, radyoda duyduğum ve tüylerimi diken diken eden şarkının sahibine. E ama gerçekten haklıydı...Üç buçuk dakikanın ardından "Eeee...Gerisi yok mu ? Daha fazla şey anlatsana bana." bile dedim. Hoşuma gitmişti aslında birilerinin yüzüme tokat atarcasına şarkı söylemesi. En azından konuşuyordu çünkü...Durum neyse onu söylüyordu. Anlatmasını ve işin gerçeğini söylemesini biliyordu. Şarkının kendisi, o an için en dürüst insandan bile daha dürüsttü.

Şarkı üzgündü ve biraz sinirliydi...Eşlik etmeye başladım belki yüzünü biraz olsun güldürebilirim diye ama işe yaramadı. "Kim olmamı istiyorsun ?" diye bir soru sordu. Bilmiyorum diye cevap verdiğimde şarkı biraz daha sinirlendi ve "Peki sen kim olduğunu sanıyorsun ?!" diye sordu. Bu sefer cevap bile veremedim.

Okuduğum bölüm gereği, çok klasik bir sunum yaparlar bize. Sunumda, Dünya denilen gezegenin aslında ne kadar küçük olduğu gösterilir. İlk başlarda kocaman bir şeydir...Ardından tüm gezegenlerle birlikte gösterilir. Sonra Güneş Sistemi gelir...Sonrasındaysa Samanyolu Galaksi'si...

Samanyolu Galaksi'sine en yakın galaksi olan Andromeda'yı gösterdiklerinde artık Güneş bile küçüktür. Dünya'ysa küçücük bir noktayla temsil edilmeye çalışılır ve hoca derki, "Aslında Dünya'nın büyüklüğü bu küçük nokta kadar bile yok. Sadece nerede olduğu gösterilmek istenmiş.". Sunum devam eder, yaşadığımız galaksi bile gözlerden kaybolmaya başlar ve en sonunda hoca tekrar konuşur ve sorar, "Konumuzla pek bir alakası yok ama, sizce böylesine büyük bir evrende bizim yerimiz nedir ?"...Ve ben derim ki "Belki de sadece birbirimizin uydusuyuzdur...En azından evrenin yıldızları olmadığımız kesin.". Hoca ne demek istediğimi anlar, hafifçe sırıtıp dersi bitirir ve somut bilgilerle hareket edilen bir bölümde, soyut kavramlarla konuştuğum için beni o dersten bırakır.

Belki de verdiğim bu cevap, şarkının bana sorduğu "Kim olduğunu sanıyorsun ?" sorusuna verilebilecek en güzel cevaplardan biriydi. Ne yazık ki, o isimsiz şarkıyı bir daha radyoda hiç duyamadım.

Zamanı yaklaşık on kelimeyle açıklayınız...Zaman, kim olduğumuzu anlamak için başkalarını keşfetmeye çalıştığımız anda geçen süreçtir.

Unkle Bob - Satellite

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder