Final dediğin, bir nebze de olsun kendini öğrenci hissettirir sana. Ders çalışmadan okulun bitmeyeceğinin en somut örneğidir ne de olsa üniversite. Final zamanı geldi...Hatta ilk haftası bitti. Hadi bakalım Oz, ha gayret.
Altı güncük kalmış finallerin bitmesine ama hiçte sevinçli değilim ben. Buraları bırakma isteği yok içimde. Zaten öyle bir istek olsa, X şahsının "Hadi birlikte gidelim İstanbul'a." baskılarına dayanamaz ve atlar gelirdim hafta sonu için. Arada kendini özletmek lazım. İstanbul beni arasın dursun şimdi. Çok merak ediyorum, acaba her geldiğimde yeni bir şeylerle karşılaştığım muhitimde, altı gün sonra bir gökdelen, uzay üssü ya da nükleer santral tarzı bir şey görebilecek miyim ? Görürsem şaşırırım, görmezsem şok olurum !
Okul bittikten üç hafta sonra yaz okuluna geleceğim gerçi. Huyum kurusun, kopamıyorum okuldan. Ev boş kalmayacak ama...Ev arkadaşım olsun, karşı dairedeki üç kişinin tamamı olsun, herkes bana eşlik edecek yaz okulunda. Heheyt !!! Desene bu sene yaz okulu geçen sene ki kadar sıkıntılı geçmeyecek !
Geçen sene neyin nesiydi öyle...Ev işleriyle uğraşmaktan, okula zaman kalmıyordu. Bu sene her şey tamam. Artık okula konsantre olabilirim. Hem ben daha seneye erasmus için çalışacağım ! Hehehyt !!! Olur mu olur be ! Bu sene okulumdan başka ülkelere giden yaklaşık beş yüz kişiden benim ne eksiğim var canım. Tabi, neredeyse beş yüz kişiden sadece beşinin benim bölümümden olması düşündürücü ama olsun. Finlandiya, beni bekle ! Ya da Danimarka...En olmadı İrlanda...Hollanda da olabilir tabi. Aman canım, Almanya da fena ülke değil hani.
İngilizceyi geliştirmek lazım tabi. Her ne kadar kopya verebildiğim nadir derslerden biri de olsa, yine de bir üst kademe ingilizce fena olmaz. O zaman ilan veriyorum...Sahibinden ingilizce dersleri alınır ! Öyle çok pahalıya da öğrenmem yani, sizin için uygun fiyata öğrenmeyi kabul ederim. Ne kadar mütevazi bir kişiliğe sahibim ben öyle lan ! O zaman, patlat bir heheyt daha !
Bir gün, seçtiğim birkaç kişinin aynı anda benimle Falling Down şarkısını dinlemesini istiyorum. Hızımızı keser, durgun kişiliklere dönmemizi sağlar. Böylece, şarkıyı dinlerken sadece benim mi aklımdan garip öyküler geçiyor anlamış olurum.
Evde yiyecek adına birçok şey bulunmasına karşın yine de makarna yapmak garip. Ne de olsa öğrenci evi, kopamıyorsun makarnadan. Koskoca patlıcanı, tavuğu bile makarnanın içine garnitür olarak kullanan bir kafaya sahip olmaksa daha garip. Hazır denemişken söyleyeyim...Makarnanın içine tavuk güzel gidiyor da, patlıcan için aynı duyguları beslediğim söylenemez.
"Oz'un Yeni Uyku Düzeni" kapsamı içerisinde, bugün öğleden sonra yatıp, yarın gece yarısı uyanmayı düşünüyorum. Bu hızla gidersem, finallerin son gününe doğru döngümü tamamlayıp yeniden normal insan düzenine kavuşabilirim.
Buradan, on yıl sonraki benliğime seslenmek istiyorum...Adam ol ! Otuz yaşına gelmişsin, biraz insanlık öğren. Uyku düzenini kur, sondajın dibine vur, paraya para deme. Düşünsene, o parayla bir sürü kahve içeriz lan !
Joe Purdy - Falling Down
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder