23 Mayıs 2010 Pazar

Bugün Bir Saç Kolay Uzamıyor

Benimle "Silence Is Easy" şarkısını söylemeye gönüllü olan ilk kişiye, şarkıyı beraber söyledikten sonra bira ısmarlayacağım ! Sözüm söz...Geri dönüş yok. Sen yeter ki bu şarkıda bana eşlik et.

N'aber blog ? İyi ben de ne olsun işte, finaller bitti bildiğin gibi. İstanbul'a geldik, evimizdeyiz... Yatak yorgan daha bir hoş tabi burada. Gitar çalıyorum işte...Kararsızlıklar içerisinde Ankara yolları gözlüyoruz...Falan...Filan...Öyle işte.

O değil de, ben iddia kaybettim lan...Saçlarımı kestireceğim. Heheyt !!! Saçlar gidiyor la ! Çok güzel yorumlar aldım ama...Bir tane abla, eski hâlimin acayip giderinin olduğu söyledi, çok utandım. Sonra, kelime hazneme yeni bir kelime girdi. Löpçük...Alnımın löpçük gibi açık olmasının gereksiz olduğunu savunanlar oldu...Sonuç olarak kimse bu hâlimi beğenmedi lan...Çok kırıldım. Duygusal karmaşalar yaşıyorum şuanda...Ağlayım mı lan ? Neyse şimdi geç oldu, biz bu ağlama meselesini birkaç yıl sonra yine konuşuruz.

Ali Abi...Hani Antonio Banderas gibi çocuktum abi ? Hani bu saç bana yakışıyordu abi ? Hani çok güzeldi saçlarım abi ? Yazıklar olsun sana abi...Şimdi sana gitsem ve saçlarımı alnımı kapatacak şekilde kes abi desem, ona da karşı çıkarsın sen. Peh ! Babama güvenmediğim şu devirde, sana güvendim ben be abi...Ayıp değil mi ? Bunları okursunda biraz utanırsın belki kendinden ! Gizliden gizliye, yirmi dört saat bu blogu takip ettiğini bilmiyorum sanma !

Kestirmeyi geçtim de, asıl dert alışması...Yine hergün şekle sokabilmek için defalarca yıkayacağım o saç, bir rüzgâr darbesiyle bozulacak. Millet bana mal mal bakacak. Malum, güzide üniversiteme daha o saç şekliyle girmişliğim yok. Olsun...Bu sefer karar kesindir...Kesin gitsin ! Parası neyse söyleyin, üstüne de üç beş bahşiş ekleyin...Nasılsa parasını kuzen verecek !

Ayrıca, kesimden sonra bana ciddi anlamda destek verecek ilk beş kişiye tost yapacağım. Benim tostum özeldir ha...Kaşarı bol koyarım. Böyle ısırdın mı, kaşar metrelerce uzar da gider.

Kendime biran önce "Saç Kestirmeyi Sevmek İçin On Neden" başlıklı bir yazı yazmalıyım ama aklıma hiçbir neden gelmiyor. Oldum olası berber vakitlerinden nefret etmişimdir. Bu saçlar da, o vakitleri en aza indirgemek niyetinde olduğum için uzamıştı zaten. Özel bir istekle değil yani...Gitmedik, uzadı işte.

Hafif Konyalı biri olarak (o nasıl oluyor diye kendi kendinize düşünüp beni yargılamayın, döverim ha !), Konyaspor'la mutlu oldum bugün ben...Bu blog, futbol muhabbeti de gördü sonunda be ! Onca zaman, asıl tuttuğum takımdan bahsetmedim de, geldim Konyaspor'dan bahsettim. Nasıl bir tutku olmuş bu bende, onu da sen tahmin et artık. Heheyt sana Konyaspor !!!

Starsailor - Silence Is Easy

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder