Ailenizden uzak, başka bir şehirde öğrenci olmak aslında eğlenceli iş...Ama eğlenceli olduğu kadar da zor. Özellikle de, yurt yerine evde kalıyorsanız...Yanınızda, her an "Bana para ver, param bitti." diyebileceğiniz bir ebeveyniniz yok. Kendi başının çaresine bakmalı biraz. Ay başında alınan paralar doğal olarak harcanıyor ama bazı durumlar var ki, öğrenciyi sıkıntıya sokmak için birebir. İşte öyle olan on yer !
Akla gelen ilk şey doğal olarak faturalar. Su, elektrik, doğalgaz faturaları ayrı bir yüklü gelir öğrenci evine. Genellikle, öğrenci evinde bulaşık makinası olmadığından, elle yıkanan bulaşıklardan dolayı su faturasının kabarık gelmesi beklenir. Buna, her gün alınan duşlar, saçı uzun olan kimselerin (bkz: Oz), saçını sürekli olarak yıkaması gibi ekstralar eklendiğinde, bu faturada ki miktar biraz daha artabilir. Duş ve saç yıkamadan bahsetmişken, doğalgaz faturasına geçiş yapmak mantıklı olur. Zaten normalinde fazla olan doğalgaz faturasından ne kadar tasarruf etmeyi denersen dene, yine de öğrenci için korkutucu miktarlardan oluşur bu fatura. Eğer eviniz, uyku problemi çeken kimseler tarafından oluşuyorsa, televizyon 24 saat açıktır. Bunun yanında sürekli olarak kullanılan laptoplar da, elektrik sayacının sürekli olarak seyir hâlinde olmasını sağlar. Bunların yanına, bazı evlerde (bkz: OzAk Öğrenci Evi) digiturk, apartman aidatı gibi ekstra haracamalar da katılabilir.
Ufak tefek ev eşyaları...Genellikle, ev tutulduktan sonra ki birkaç ay boyunca süren bu dönem, öğrencinin başını fazlaca ağrıtabilir. Bir süre sonra, adam edilen ev için alınması gereken fazla bir şey kalmasa da, elbet arada sırada alınacak bir eşya mutlaka bulunur. İlk ciddi dalgadan sonra bu durum öğrenciyi fazla etkileyecek kadar büyük olmada, yine de öğrenci ekonomisine darbe indirebilir.
Eğlence mekanları...Ay başında, banka hesabında bir sürü para gören öğrenciyi basan heyecan, onda bu parayı harcama isteği uyandırır. "Ulan kaç gündür parasızdık, bir şey yapamadık. Hazır elimize para geçmişken gidelim takılalım bir yerlerde !" çağrısına cevap veren birkaç öğrenciyle beraber, bu çağrının sahibi olan kişi de birkaç gün boyunca eğlenirken, parayı da su gibi harcadığının farkına varmaz.
Aylık alışveriş...Her insan gibi, öğrenci de karnını doyurmak ister. Bunun için alışverişler yapılır ve genellikle gereksiz şeyler alınır. "Elbet yenir. Alalım gitsin." mantığıyla alınan, yiyecek, içecek ve abur cubur, öğrenci tarafından tabii ki tüketilir ancak bir süre sonra mantıklı düşünmeye başlayan öğrenci, alınan çoğu şeyin aslında alınmasa da eksikliğinin hissedilmeyecek şeyler olduğunu anlar. Yine de bu durum öğrencinin diğer ay da, gözü dönmüş şekilde alışveriş yapma isteğini durduramaz.
Aylık alışveriş dışında, bir de can sıkıntısından doğan "bir şeyler alma isteği" vardır öğrencide. Evde oturmaktan canı sıkılan kişi, markete gider ve sırf evde otururken veya televizyon izlerken canı sıkılmasın diye bir şeyler alır. Çekirdek, kola, cips ve kek alımları, bu örneğin en popüler örnekleridir.
Bulaşık yıkamaya ya da yemek yapmaya üşenildiği vakitler, öğrenciler dışarıdan yemek yerler. Ne kadar, ellerinden geldiğince ucuz yerlere gitseler de, para azar azar ancak sürekli olarak öğrencinin cebinden çıkmaya devam eder.
Tren veya otobüs parası. Öğrenci; evine, ailesinin yanına gitmek istediğinde, cebinden belirli bir miktar parayı çıkartmak zorundadır. Hesaplı olduğu için, aileleri tren yoluyla ulaşımın mümkün olduğu yerlerde oturan öğrenciler daha çok bu seçeneği tercih ederler. Buna rağmen, fiyatlar bir öğrenci için can acıtıcı olabilir.
Öğrenciye maddi açıdan darbe indiren bir diğer durumsa, arkadaş ziyaretleridir. Şehir dışından gelen arkadaşlarla vakit geçirme isteği, öğrencinin fazlaca para harcamasına sebep olur.
Bahar şenlikleri...Finallerden önce, sadece birkaç günlüğüne yapılmasına rağmen bahar şenlikleri öğrenciler için tehlike arz edebilir. Bütün bir senenin stresinin atılması için para çeşitli aktivitelerde bolca harcanılır. Eğlencenin dibine vurmuş olan öğrenciyse, bu durumun farkına bile varmaz.
Son olarak şans oyunları...Öğrenci ay sonuna doğru parasının bitmek üzere olduğunu gördüğünde, genellikle şans oyunlarına yönelir. Bunun en somut örneği iddaa ve sayısal lotodur. Nitekim, oynanan şans oyunlarının çoğu tutmaz...Tutsa bile, öğrencinin şans oyunlarına harcadığında daha azını kazandırır. Ender durumlarda tutan kuponlar, öğrencinin yüzünü kısa süreli olarak güldürse de, gerçeği farketmek acı verici olabilir. Sonuç olarak, beş parasız kalan öğrencimiz, ayın son günlerini karın tokluğuna yaşayarak geçirir.
Joe Purdy - Falling Down
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder