10 Kasım 2009 Salı

Vize Esprisi

İki senedir her vizenin ardından kalıplaşmış cümleleri söylemekten sıkıldım. "Ulan hoca kolay sormuş yaa. Adam akıllı çalışsan, azar azar tekrar yapsan çok rahat yaparmışsın aslında."...Hakkaten de öyle. Sınava giriyorum, sorulara bakıyorum, sorular bana bakıyor, bir süre kesişiyoruz. Hepsi birbirinden kolay. Kolay olmasa bile yapılamayacak bir yanı yok. Ama işte tek gecede çalışıp oldu bittiye getiremeyeceğin sorular var aralarında. Yazıklar olsun bana...Lise zamanı da "Tamam oğlum artık çalışmaya başlıyorum." derdim. ÖSS'ye hazırlanırken kalıplaşmış cümlelerim vardı..."Sınava daha on ay var. Son sekiz ay çalışmaya başlarım...Son altı ay çok pis yükleneceğim testlere oğlum...Son üç ay eve kapanacağım...Anaa, sınava bir ay kalmış. Bundan sonra çalışsamda toparlayamam artık." derdim ve bütün seneyi böyle geçirmiş olurdum. Vizelerde sınav sonrası buhranı yaşıyorum. Neyseki "Oz Kuramı" diye birşey geliştirdim. Artık FF almaya son ! Bu kuram iş görecek eminim. Bu arada buhran demişken...Ekonominin buhranlı dönemleri geçiştirebilmesi için gerekli ekonomik büyüklükteki cevher stoklarına kritik cevher stokları denir.

Oz Kuramı nedir ? Kısaca anlatalım...Okulun geçme notunu kırk olarak ele alırsak; final öncesi vize, ödev ve kısa sınavlardan toplam 15 puanı cebe koyuyoruz. Son derece basit birşey bence toplamda 15 puanı almak. Ardından finale güzel bir çalışma yaparak giriyoruz ve 60-70 arası bir not alıyoruz. Böylece sene sonu ortalamamız yaklaşık olarak 45-50 arası birşey geliyor. Bu da; ortalama bir çan eğrisini göz önünde bulundurursak, yarıyıl sonunda DC ya da CC ye tekabül ediyor. İşte "Oz Kuramı" bundan ibaret. Vize sınavlarının zor olmadığını gördükten sonra finallere zaten sağlıklı bir çalışma ile gayet hazır gidileceğinden eminim.

Komik geliyor olabilir ama birgün herkes Oz Kuramı'yla okulu bitirecek ! Okullarda öğrenciler tarafından Oz Kuramı kabul görecek. Okul müfredatına bile konulabilir birkaç sene sonra bu kuram. Ardından seminerler şunlar bunlar...Hatta herkes Oz Kuramı'nı kullanırsa 50 puanla AA bile alırsın la.

Bir de, dolaylı yoldan da olsa birisinin sınava girmemesini sağladım. Diferansiyel denklemlerden nasılsa herkes kalacağını kabullenmiş bir şekilde sınava girdi bugün. Bir kişi hariç...Ve o kişi maden hukuku vizesi öncesi geldiğinde sınava gelmeme nedenini şöyle açıkladı..."Oğlum dün bu Oz konuştu da konuştu. Diferansiyelden FF alacağım, o açığıda Matematikten AA alarak kapatacağım dedi. Bana da mantıklı geldi. Seneye bir daha alacağım belli olan ders için niye bu kadar uğraşayım dedim kendime. Matemtikten AA alır kapatırım aradaki açığı." dedi. Valla bilerek caydırmadım çocuğu sınavdan. Ben vize haftası sendromu nedeniyle saçmalıyordum sadece. Gerçi tamam, hâla bu düşüncem geçerli ama sınava girmeyecek kadar da geçerli değil.

Vize haftasında iki çeşit insan vardır. Derslerine çalışan ve kalacağını düşündüğü derslerin açığını nasıl kapatacağının hesaplarını yapan insan. İkinci kısımda olduğumu söylememe gerek yok zannedersem. Gerçi bu sene çalışıyorum yine biraz biraz.

Maden hukuku hocasını ilk kez vizeye girerken görmek garip oldu. Adam elinde kağıtlarla sınıfa girdi ve ben etrafıma bakınıp "Bu mu lan maden hukuku hocası ?" diye sordum. Sekiz hafta sonunda nihayet kavuştuk birbirimize. Hiç iyi karşılamadı ama beni. İnsan daha ilk kez gördüğüne sınav yapar mı ? Ben de, çay ısmarlayacakta kantinde oturup muhabbet edeceğiz, beraber kız keseceğiz filan sanıyorum. Çok acele etti beni sınav yapmak için...

Vize haftası...Mazur görmek lazım böyle saçmalamacaları. İki gün kaldı dayanmam lazım. Cuma günü vuracağım kafamı, yatacağım bütün gün. Hayal etmesi bile ne güzel şey öyle be.

Joe Purdy - White Picket Fence

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder