Yazımıza başlamadan önce şöyle güzel bir of çekelim. Hadi sende bana eşlik et. Sanki tüm dertlerimiz bir ''of'''la çözülecekmiş gibi düşün. Üç deyince...Bir, iki, üç...Oooofff off...Off. Tamam, şimdi başlayabiliriz.
Biraz rahatlamış gibiyiz değil mi ? Evet dediğinizi varsayıyorum. Şimdi biraz tebessüm...E madem rahatız, birazcık tebessüm olsun suratımızda canım.
Bugün saçma sapan, iç karartıcı şeyler yerine; saçma sapan ama rahatlamış hâlimizi ve tebessüm eden yüzümüzün öyle kalmasını sağlayacak birşeyler yazmak istiyorum.
Sakarya'da hava oldukça sıcak. Yağmur arada yağmayı unutmuyor ama. Sabahları ve öğlenleri, güneşin kavurucu sıcağı hocaları ciddi şekilde etkilemiş durumda. Saçma sapan cümle kalıpları kullanıyorlar bazen. Abartmıyorum...Burada "Ben...Konuşmaktan nefret ederim !..Nefret etmem ama nefret etmek lazım !" diyebilecek kadar uçmuş olan hocalardan bahsediyorum. Ya da "Yarın ben yokum. Evimde oturacağım, isterseniz siz de gelmeyin derse." diyen hocalardan. Aklıma takıldı...Konuşmaktan nefret ederim deyip hoca olmanın mantığı nedir ?
Dün evde otururken elektrikler kesildi. Saatlerce bekledikten sonra beynimin derinliklerinde, nöron uçlarımın tamamında, aynı anda oluşan bir ışık patlaması sayesinde elektriğin sadece bizim dairemizde kesik olduğunu anladık. Peki ışık patlamasını yaşamamış olsaydım ne olacaktı ? Ne yani, ne kadar bekleyecektik ? Bir hafta ? Bu arada, size bir öneri...Elektrik faturanızı zamanında ödeyin. Yoksa elektriği hiç acımadan kesiyorlar...mış. Bir arkadaşım söyledi canım.
Sabahın köründe defalarca uyandırılıp, aşağıya derse gitmek için minibüs beklemeye indiğimizde "Ya zaten geç kaldık, hiç gitmesek mi ?" sorusuyla beraber gerisin geriye tekrar eve dönmek çok saçma bir harekettir, belirtmek istedim. Bu kadar asi olmaya gerek yok.
Bulaşık yıkamak pek sevimli bir iş değildir. Hele mutfakta bir haftalık bulaşık duruyorsa...O zaman oldukça sevimsiz bir hâl alır durum. Sanırım bu yüzden olsa gerek, ben dahil olmak üzere evdeki beş kişide açığa çıkmamış ortak bir karar almış durumda. Yıkamayalım olsun bitsin... Kısa dönemde mutluluk verici, uzun vadedeyse rahatsız edici bir karar. Olsun...Kısa dönemde olsa bile gerçekten çok büyük mutluluk veriyor ve sevinç kaynağı oluyor.
Ve gelelim başlığın sebebine. Bu yazı reklam içeriklidir evet. Şimdi http://www.yoldamuzik.com/ adresine girerek ordaki şarkıları bir güzel indiriyorsun. Dinliyorsun ve kendine geliyorsun. Emin ol şarkılar hoşuna gidecektir. Böyle bir süre sonra aptal aptal sırıtmaya başlarsan hiç şaşırma. Hatta şarkılara eşlik etmeye bile başlayabilirsin farkında olmadan.
Bugünlük bu kadar yeter. Birazdan ders var ona gitmem lazım. Sabah ki dersi kaçırdık tamam da, gün ortasında ki derste kaçırılmaz ki canım...Ona gidelim en azından. Gidelim ki, yazın en güzel zamanları Sakarya'da kalmamızın bir anlamı olsun değil mi ?
Ek : Bu yazıyı yazarken saat 15:00 sularıydı ve saat 16:00'da dersim vardı. Şuanda saat tam olarak 17:02...Derse gittik mi ? Evet gittik. Ders bir saat miydi ? Hayır dört saatti. E peki ne oldu ?..Biricik hocamız derse gelmedi ! Gitmediğimiz zaman ders olur, gittiğimiz zaman hoca derse gelmez...Teşekkürler Murphy Yasaları ! Senden nefret ediyorum !
Yolda - Çilek Fasulye
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder