İstanbul seferlerine vermiş olduğum geçici aradan dolayı kendimden özür dilerim.
Bu arayı kapatmak adına, basıyorum ve gidiyorum İstanbul'a... Ayağına gittiğim Ankara'nın, bu kez benim için buraya geliyor olmasıysa daha bir hoş olacak. Geç kalmayalım, kalabalık bizi bekler azizim.
Haftalar sonra gideceğim İstanbul'da, yatağımı istila edecek akrabaların olması dışında, 'emekli' olma hazırlıkları içerisinde olan on yaşındaki kuzenime, yatağımı seve seve verebileceğimi düşünüyorum. Yeterki, paslı tellerini özlediğim gitarımı çalacak vakti bana versinler.
Cumartesi gecesiniyse, saçmalamak adına iple çekiyorum. Kelimeleri düşünmeden kullanmayı fazla özlemiş olabilirim. Saatlerce konuşabilecek kadar bitkin düştü vücudum, ciddiyetin peşinde sürüklenirken.
23 Nisan'ın, pazartesi gününe denk geldiğinin farkına henüz iki gün önce varan zihnimse hâlâ şaşkın ve ne yapamayacağını bilemez durumda. Günlerdir tek söylediği "Ne yani? Fazladan bir gün daha mı? Ama...Ama ben pazartesileri çalışmam ki..." cümlelerinden ibaret.
Diğer bir açıdan bakarsak, pazartesi gününün de İstanbul'a ait olması, Mutsuz Pazar'ımı Moda'da geçirebileceğim anlamına gelebilir. Moda'nın en saçma manzarasına bakan bankım, umarım beni unutmamıştır. Sıcağın yavaştan da olsa göz kırptığı bu zamanlarda birazcık yağmur damlası, bankımla geçireceğim vaktime renk katabilir.
Aslında, Moda sonrası Umudum'u rahatsız edebilir ve beraberce ne konuştuğumuzu bilmeden, sadece Kaş'a taşınma hayalleri kurarak vaktimizi öldürebiliriz. Olur da, birgün Kaş'a taşınırsak, yanıma alacağım üç şeyden biri olmak isterseniz, sıkıcı tarafımla tanıştığınızda ne olursa olsun yanımda olacağınıza beni ikna etmeniz gerek.
Hiç uğraşmadığım kadar fazla uğraşıyorum insanlar için bu aralar. Hiç göstermediğim kadar çaba gösteriyorum. Yeterli olup olmadığı tartışılır ama direncimi, eskisinden birkaç basamak yukarıya taşıdığıma şüphe yok. İşin güzel yanıysa, bunu yaparken hiçbir karşılık beklemiyor olmam. Çaba göstermek, tek başına bile güzel olabiliyor bazen. Yine de, durman gereken noktayı hissetmeye başlıyorsun bir süre sonra. Daha kaç merdiveni tek başına çıkabilirim, merak ediyorum.
Sarılmak istediğim insanların sayısı çok fazla değil...Bu yüzden, evren bir an önce bana anlayış göstermeye başlasa iyi olur çünkü birçok insanın aksine, hiç de yorucu şeyler istemiyorum kendisinden. Eğer aramızı düzeltecekse, Kanada'dan dahi vazgeçebilecek kadar hazırım, anlaşma masasına oturmaya.
İstanbul...Seni şu anda özlüyor olmam, pazartesi akşamı seni terk ederken, senden tekrar nefret etmeyeceğim anlamına gelmiyor. Tek istediğim, önümüzdeki birkaç günü güzelce geçirmek ve aynı şeyi senin de istediğini çok iyi biliyorum. Bu yüzden, mızmızlanmayı kessen iyi edersin.
Ilse Delange ft. Dashboard Confessional - But Beautiful
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder