Seni dinlerken kendimden geçmek isterdim. Yerden topladığım duygu kırıntılarını iyice eritip, içinde boğulmaya çalışmak fena olmazdı. En azından denemiş olurdum ve bu konuda artık üstüme gelmeyi bırakabilirdim.
Seni dinlerken tepki verebilmek isterdim. Ne bileyim, gözlerimde üzgün bir parıltı olabilirdi mesela. Kaşlarımın birbirlerine yaklaşmak için verdiği uğraşın sonucunda ortaya çıkan alın çizgilerim bir şeyleri ifade edebilirdi. Burun deliklerimin genişlemesi, hissettiklerimi ortaya çıkarmamak adına kendimi fazlasıyla sıkı bir şekilde tuttuğum anlamına gelirdi ve bu bile, bir şeyler hissedebildiğimin göstergesi olurdu. Dudaklarımın kısa aralıklarla kasılması ve ani hareketleri, ağzımdan kaçırmak istemediğim cümlelerin yoğun baskısının bir sonucu olurdu.
Mesela seni dinlerken, bir süre beni izledikten sonra "Nasıl bu kadar hissiz durabiliyorsun bu şarkı çalarken ?" demezdi bana birileri. Ben de bir süre durduktan sonra "Hissizim çünkü ?" diye yanıtlamazdım.
Sevgili Mogwai...Son bir hafta içinde tam üç farklı kişi bana "Seni üzmüşler." dedi. Bense içimden "Hayır üzmediler. Üzseler bilir ve hissederdim. Sonuçta hissetmem gerekmez miydi ? Ya da gerçekten üzmüş olabilirler mi ?" diye geçirdim. Hâlâ sorunun cevabını bulamıyorum. Oysa bunu bilmesi gereken ilk kişinin ben olması gerekirdi.
Sevgili Mogwai, lütfen bana kızma...Duygularımı düşünmeyi bırakalı uzun zaman oldu ve seninle yanlış zamanda tanıştık.
Sevgili Mogwai...Sanırım, başkalarının beni benden daha iyi tanıdığı bir dönemdeyim. Bir şeyler benden habersizce hissediliyor olmalı. Benim farkında olmadığım "duygu" tanımlamalarını, başka insanlar benim için yapmaya başladı.
Sevgili Mogwai...Ne kadar sürer bilmiyorum ama elbet yeniden hissetmeye başlaşayacağım. O zamana kadar bekle...Çünkü senin için ayırdığım birkaç anıyı, odamın en gizli yerine sakladım. Tekrar hissetmeye başladığım zaman o anıları seninle paylaşacağıma söz veriyorum.
Mogwai - We're No Here
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder