İnsanlar ve çok sıkıcılar...
Saçlarımdan akan yağmur damlaları bana huzur verir, gülmemi sağlar. Oysa çok kötü bir gülüşüm vardır benim ve herkesten saklamam gerekir. Gülmekten vazgeçmemin sebebi ne sanıyordunuz ?
Sabah kahkahası güzeldir ve hazır etrafta kimseler yokken atılması gerekir. Güne kahveden önce atılan bir kahkahayla başlamak bana güç verir. Kendime sormadan edemem "Belki de bugün gerçekten güzel bir gün olacak ?" diye...Tabi ki öyle ahım şahım, güzel bir gün falan olmaz. Bütün gün, kendime sormam gereken soruları biriktirir ve gecenin ferah karanlığına gömerim.
Hayatımın en tatlı kahkahalarından birini dün gece, elektrikler kesildiğinde attım. Olay akışını paylaşmak isterim...
-----
Oz : Roketi ateşleee !! Kafamın üstünee !!
X : Ha ?
Oz : Hadi baba gene yap !!
X : Abi sadece telefonunla ışık tut ve dişlerimi fırçalamama izin ver.
Oz : Mesela yarın bugün olmuş olsaydı, hayatın hep bir adım ilerisinde yaşamış olurduk !
X : Evet...evet...
Oz : Bilirim gidenlerle ölünmez ama kalanlarla da yaşanmıyor be X...
X : Bu neydi şimdi ?
Oz : Ne bileyim lan, söz işte.
X : Muhabbeti bitirdi ama farkındaysan.
Oz : ...
X : Ve elektriklerin kesilmesi üzerine kendini boşlukta hisseden Oz'un sosyalleşme çabaları bir kez daha başarısızlıkla sonuçlanıyor. Olacak iş değil sayın seyirciler...
Oz : (Atılan sert kahkahakar eşliğinde) Çok vahşiyim ve kahkahalar atarak evin için koşmaya karar verdim X !
X : Lan gitme ! Lan !! Işık !! Düzgün gül lan bare !
-----
Hatalar elbette yapıyorum ama sanırım en büyük hatam, yaptığım hatalarla yüzleşip, her seferinde kendimi affediyor olmam. Ne bileyim, saçımı karıştırıp "Hadi yine ucuz kurtuldun elimden çocuk !" demek hoşuma gidiyor. Saçlarımı kestirmiş olmama rağmen vazgeçemiyorum bunu yapmaktan.
İnsanlar gider ve yerleri asla dolmaz. Zaten yanlış olan da giden kişinin yerine başka insanlar aramak olsa gerek.
Birileri durduk yere hayatınızdan çıkarken, başka birileri saçma sapan yerlerden hayatınıza girebilir. "Küçüklüğünü bil, büyüklüğünü anla" demişti üniversite hocalarımdan biri. Hem de çok alakasız bir monoloğun ortasında kaybolmuş vaziyetteyken. Yavaşça alkışlayarak ayağa kalkmak istedim ama Ölü Ozanlar Derneği filminde olmadığımızı anlamam uzun sürmedi ve kendimi tutmayı tercih ettim. Zaten kurduğu bu harika cümlenin ardından "Yani büyüklüğünü bilip, küçüklüğünü anlayamazsın. Olmaz öyle. Büyük sanırsın kendini hep ama değilsindir..." şeklinde devam edip, kendini net olarak açıklama çabasına girdiği andan itibaren tekrar kendi monoloğuna kaybolduğu yerden devam etti ve bütün alkış tutma hevesimi kaçırdı kendisi.
Oysa insalardan tek istediğim, sol taraflarında yürümeme izin vermeleriydi.
Bırak biriksin...
Radiohead - Anyone Can Play Guitar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder