Çok fazla ilgi, garip bir sıkıntı getirir bana. Çok fazla değer, çok fazla mesafe koymama neden olur insanlarla arama. Gizli asosyallik diye bir şey olduğundan şüpheliyim. Oysa, kelime karşılığı tam olarak beni ifade etmekte.
Aslında tam olarak öyle değil. Bir son düşün mesela...Öyle bir son olsunki, sen bile sonradan farket devamının olmadığını. Tek istediğin, "son" diyebileceğin bir veda olsun. İhtiyacın olan birazcık daha zaman. Küçücük...Tek bir göz teması için, ufak bir zaman dilimi iste. Tadında insan, tadında ilgi, tadında değer...Güzel bir karışım olabilirdi.
Verdiğim değerler var. Çok fazla dağıtamadığım çünkü biriktirdiğim değerler. Zamanı geçtiğinde, benimle birlikte yaşamak zorunda kalıyorlar. En başta da kelimler tabi...Boş duran, amerikan mutfak dairelerime teker teker taşınıyorlar. Sorun şu ki, hepsine yetecek kadar odam yok artık.
Uyumaktan kaçındığım günler var. Açıkçası uyumaya korktuğum günler...Uyutmuyorlar çünkü. Yataktan kalkmadıkça beni rahatsız ediyorlar. Sakince oturup, duvara fısıldamaksa işe yaramıyor çünkü kabul etmiyorlar. Sokağımda yaşamak zorunda olan kelimelerim, beni pek sevmiyor bu aralar.
Kendim için bir kuyu kazsam. İçine gece vakitlerimi gömsem. İhtiyacım olduğu zamanlar oldukları yerden çıkarıp, gündüz vakti yalnızlık için harcasam.
Hak ettiklerim ve senin vermediklerin...
madem öyle, "this is the song for the ones who left me" ...
Noiserv - For The Ones Who Left Me
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder