Her yere düştüğümde, elini uzatmak için hazırda bekleyen tek insan bana şöyle bir öğüt vermişti...
"Kork ama korkak olma..."
Bu yüzden korkmaktan çekinmem ben...
Herkesin yağmuru benim sevdiğim kadar sevmesinden korkuyorum...Şiddetli yağmur damlalarının intihar edercesine sertçe yere çarptığı zamanlarda insanların benim gibi büyük bir heyecanla dışarı çıkmasından korkuyorum. Yağmur damlalarının beni başkalarıyla aldatması içime sinmiyor. Korkuyorum işte...Başkalarının da, duygularını benim gibi ıslatıp hissetmesini istemiyorum.
Herkes tarafından sevilmekten korkuyorum ama kaçamıyorum işte. Herkese istediğini vermeyi bırakmayı istiyorum. Her farklı insan için yeni bir ben yaratıp, bana ait olmayan parçaları benmişim gibi önlerine sunmayı bırakamayacakmışım gibi hissediyorum. Her geçen gün benliğimi kaybettiğimin farkındayım. Birgün birisi bana "Kimsin sen ?" diye sorduğunda, cevap verememekten korkuyorum. Birilerinin benden nefret ettiğini bilmek güzel olurdu sanki. En azından "Ben buyum. Kabullenmek sana kalmış." diyebilirdim.
Daha fazla şarkımın boşa gitmesinden korkuyorum...Paylaştığım melodilerin, paylaştığım kişilerin canını yakmamasından korkuyorum. Benim gibi hisseden birilerinin olmadığını düşünmek bile beni öylesine derinden yaralıyorki...Oysa farklı olmanın güzel olması gerekmez miydi ? Yıllardır istediğimiz şeylerin bize sadece yalnızlık getiriyor olması ne kadar adil ? Hem, ben farklı olmayı bile istemedim...Sadece, kendi kabuklarına çekilmiş olan ben gibi insanların varlığına inanmak istiyorum, hepsi bu...
Her yeni insandan korkuyorum. Kontrolsüzce etrafıma topladığım insanların arasında kaybolmaktan...Bu dengesiz sosyallik ne zaman başladı, onun bile farkında değilim. Denetimden geçmeden önüme sürülen her insanı kabullenmek ağır gelmeli oysa...Kendimi durdurmam gerektiğinin farkındayım ama durduramamaktan korkuyorum.
Mesela yarından korkuyorum. Bana ne getireceğinden en ufak bir fikrimin olmadığı yarından...Geleceğimle yüzleşmek bile tüylerimi diken diken ediyor. Bir yerlerde yanlış yöne saptığım kesin ama geri dönmek için de çok geç. Öte yandan, önüme sunulan geleceğimi kabul etmek zorunda olmamalıyım. Kendi seçimlerimi zamanın karşısına koyup, anlaşma masasına eşit şartlarda oturmak çok daha anlamlı olurdu.
Boşa gitmekten korkuyorum...Yıllar sonra panomda asılı olan beş yaşındaki hâlime bakıp saatlerce özür dilemekten, hatta ağlamaktan korkuyorum.
Noiserv - Tokyo Girl
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder