Eve gelen doğalgaz faturasında yazan "Kullanımınız 5 tl'nin altında olduğu için fatura kesilmemiştir." cümlesi, ev arkadaşları arasında ciddi kuşkular doğmasına sebebiyet verebiliyormuş. Millet doğalgaz faturasını ödemek için para denkleştiremezken, bize son iki aydır doğalgaz faturası kesilmemesi yavaş yavaş insanın canını sıkmaya başlıyormuş. Ev arkadaşları birbirlerine karşı "Hadi ben kendimi biliyorum...Hiç yıkanmıyorlar mı lan bunlar yoksa ?" tarzı düşünceler besleyebiliyormuş.
İnsan, hocasına saygı duyduğu an, o hocanın verdiği ödev için beş saat dahi uğraşabilirmiş. Gerekirse uyku düzenini bozar, erkenden yatar, gece 02:15'te uyanır ve sabah 07:45'e kadar tek bir küfür etmeden, o ödevi bitirmek için didinirmiş. 32 yıl Amerika'da MIT gibi bir yerde eğitim vermiş, NASA'yla beraber çalışmış bir profesör için harcanan beş saatin lafı bile olmazmış. Yani kız olsam...Neyse...
Simülasyonda olsa, eğer insanın içinde trafik canavarı olma eğilimi varsa, bu istek her türlü açığa çıkıyormuş. Bir kere, o elliyle gitme olayını geçmek lazımmış. Öyle araba mı kullanılırmış ? Yürürüm daha iyiymiş. Araba dediğinde, vitesi atarken karizmatik el hareketleriyle beraber aynadan havalı bir bakış atmak gerekliymiş. Gerekirse yoldan geçen kızlara laf bile atılabilinirmiş.
Şu klasik, ehliyet kursunun dağıttığı kitaplardan sorulara bakarken, en korkutucu bölüm olan motora gelindiğinde insan okuduğundan ciddi anlamdan hiçbir şey anlamıyormuş. Sorulara bakmadan önce söylenilen "Oğlum mühendis adamız lan biz...Elbet kafamız basar. Yaparız bir bunları." cümleleri yerini, ilk on soruya verilen tek doğru cevabın ardından "S.kayım böyle mühendis adamlara..." cümlesine bırakabiliyormuş.
"Ev alma, komşu al." lafı gerçekten çok doğruymuş. Nitekim, eviniz ne kadar güzel olursa olsun, eğer üst katınızda iki tane dangalak kız oturuyorsa, o eve her an bir şey olabilirmiş. Mesela, tavandan damlayan sularla karşı karşıya kalabilirmişsiniz. Haftasonunu için kurduğunuz hayaller, damlayan sularla birlikte teker teker eriyip gidebilirmiş.
Dangalak kızlardan bahsetmişken...Bu tarz kızlara yardım etmek ayrı bir işkenceymiş. Yaklaşık üç parmak suyla kaplı evi temizlerken, diğer yandanda saçma sapan yorumları dinlemek zorunda kalabiliyormuşsunuz. Etmek istediğiniz küfürlerse sürekli içinizde patlıyormuş.
Dangalak kızlardan bahsetmişken...Bu tarz kızlara, ödünç olarak bir şey vermekte ayrı bir işkenceymiş. Ertesi gün geri verilmek üzere alınan şarj aleti, bir hafta boyunca evinize uğramayabiliyormuş. Ya da, akşama geri getirmek üzere bırakılan temizlik aletleri, bir kaç gün sonra ancak siz gidip istediğinizide veriliyormuş.
Uzun lafın kısası, ekim ayının tüm lanetleri dangalak kızlara gelsinmiş...
Haluk Levent - Kaçış
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder