Düz mantık kadar mükemmel bir şey yoktur hayatta...Matematikte de integral var, diferansiyelde de...Matematiği geçen sene geçtik...O zaman diferansiyeli de geçeriz...B.k geçeriz ama olsun. Düz mantıktır, candır, kandır, sevilir...Sonuç olarak ortalaması 2.50 olan çocuk diferansiyelden kalmış, ben de kalmışım...O zaman benim ortalamam da 2.50 olabilir bu sene...Yersen.
Ev arkadaşlarımdan biri inşaat mühendisliği öğrencisi ve kafasını bu mesleğin gelmiş geçmiş en müthiş meslek olduğuna dair bozmuş durumda. Geçenlerde eve gelen bir tıp öğrencisi arkadaşa "Tıp ne oğlum ya...İnşaat her şeyin başı. Para inşaatta...Tıp okuyup ne olacaksın ki lan ?" demesi, bu olaya ne kadar ciddi bir şekilde yaklaştığının en büyük göstergesi oldu benim için. Aynı espriyi yapmaktan sıkıldım ama ben de her seferinde konuya atlayıp "Yaptığın inşaatlara oturalamaz raporu veririm, kalakalırsın ortada. O zaman görürüm ben seni." demekten kendimi alıkoyamıyorum.
Bebek manyağıyım ben...Etrafta bir bebek ya da velet gördüm mü gözlerimi ondan ayıramam. Yanından isterse çok güzel bir hatun geçsin umrumda olmaz. 0-6 yaş grubu veletler benim için her şeyden çok daha güzeldir.
Yalnız bu iş korkutucu olmaya başladı...Bu bebek sevgimi birkaç arkadaşıma daha bulaştırdım ki bu kişilerden birisi işin b.kunu çıkartmaya başladı. Biz bu şahsiyetle beraber yürürken birimiz tatlı bir velet gördüğü an hemen diğerini bakması için uyarır. Benim genelde sevgi sözcüklerim "Yanaklara bak yaa...Yerim lan ben bunu...Kaçırsak mı lan bu çocuğu ?" tarzı cümlelerden oluşur. Arkadaşımsa bazen çok sert olabiliyor..."Anam çok tatlı ya la gerçekten bu...Ya bunun yanaklarından tutacaksın, duvardan duvara vuracaksın...Bunun kafasını vur masaya tüm gün, yine de bıkmazsın...Döverim lan ben bunu bütün gün, çok tatlı yaaa..." gibi cümleler kuran bu arkadaşın, ileride çocuğu olduğunda nasıl bir baba olacağını merak etmekteyim.
Sürücü kursuna kayıt olmuş bulunmaktayım...Ocak ayının sonlarına doğru ehliyeti alır, havamı atarım arkadaşım. Araba kullanmayı uygulamada pek fazla bilmeyen biri olarak, simülasyonda bir araba kullanmışım ki...Sen de durmadan araç solladın, ben diyeyim makasa girmekten kendimi alamadım...Bu destansı (!) araba kullanışımı gören hoca en sonunda dayanamadı ve "Ya tamam sen araba kullanmayı biliyorsun. Kalk simülasyonun başından, bu sana zarar verir. Sana randevu verelim, trafiğe çık sen." dedi. Konuşması esnasında, simülasyonu kullanırken gözlerimde ki katil ruhu görmüş olacak ki, cümlesini şöyle bitirdi..."Yalnız sen daha şimdiden trafik canavarı oldun, inşallah trafikte de böyle olmazsın."...Bense en güzel cevabı, simülasyona fırlattığın bakışlarla veriyordum aslında..."Kes lan, ezdirtme şimdi kendini bana...Aha ! Hoop...Hafız önüne bak yeaaa ! Anaaa sinyal vermeyi unutmuşum lan ben...Geliyor mu lan bana doğru ? Levye nerde oğlum bu arabada !...Haaa simülasyondu bu, kavga çıkmaz rahat olayım ben."...
Son günlerim sabit bir şekilde geçiyor...Farklı diyaloglar, aynı cümle ve şarkıyla bitiyor. Hemen örneklendirelim bu durumu...
Örnek 1:
X : Yarın diferansiyelden quiz varmış !
Oz : Amaaaan...Patlat bir rengarenk !
Örnek 2:
X : Oz sana laf sokmuşlar !
Oz : Amaaaan...Patlat bir rengarenk !
Örnek 3:
X : Oz bulaşık sırası sende bugün...
Oz : Amaaaan...Patlat bir rengarenk !
Örnek 4:
X : Oz, kira günü gelmiş diyeceğim ama sen yorulma ben rengarenk patlatıyorum hemen...
Sertab Erener - Rengarenk
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder