2 Kasım 2010 Salı

Feels Like I'm Always Losing

Bazen, hiç ummadığınız kişiler sizi mutlu eder. İhtimal bile vermediğiniz olaylarla karşılarsınız. Zaten bu yüzdendir, günleri teker teker sayma ve kusursuz bir biçimde eskitme isteğiniz...Belki de, sadece bir saat için, önünüzde ki altı ayı hiç yaşamadan atlamak bile isteyebilirsiniz. Öyle ki, o kişilerle birlikte susmak bile mutluluk verebilir bazen. Duyduğunuz tek bir cümleyi, günlerce düşünebilirsiniz. Basit bir anlamı varsa bile, kafanızda çok daha fazlasını yaratmak istersiniz. Hiç ummadığınız kişiler, hiç ummadığınız kadar size yakın olur bazen. Dinlediğiniz her şarkı, kulağınıza farklı gelmeye başlar. Maybe Finland bile, daha bir umut dolu olmanızı sağlar hatta.

Bazen, hiç ummadığınız kişiler size fazlasıyla uzaktır artık. Konuşmaların hiçbir zaman tepe noktasına varamadığını hissedersiniz. Kendinize nedenini sormaktan vazgeçersiniz çünkü geçmişle yaşamak yerine, önünüzdekileri farketmeyi seçersiniz. Hem kızgında olmazsınız...Her bir küçük hatıra için minnettarsınızdır. "Güzel günlerdi." derken, içinizde hiçbir burukluğun olmadığını farkedersiniz. "But this life is so confusing, feels like I'm always losing..." diyen Francis'e dönüp "O kadar da karamsar olma canım..." bile diyebilirsiniz. Bazen, kaybettikleriniz huzur verir size. Sadece, bunu kabullenmeniz biraz zaman alır, hepsi bu.

Bazen, hiç ummadığınız kişiler sizi hayalkırıklığına uğratır. Onlar hakkında konuşabilirsiniz. Hiç ummadığınız cümleleri kullanmaya başlayabilirsiniz. Muhtemelen, onlarda sizin arkanızdan konuşuyor olacaklardır. Ne kadar sevimsiz olduğunuzdan bahsedebilirler...Ya da başkalarını, sizin ne kadar haksız olduğunuza dair inandırmak isteyebilirler...Yüzünüze konuşmazlar ama emin olun şuanda sizin hakkınızda düşünüyor ve konuşuyorlardır. Hem de, en çok hayalkırıklığına uğratabilecek cinsten...

Bazen en fazla bekledikleriniz, en basit olanlardır...Kuracağınız tek bir cümle ya da yapacağınız tek bir hamle için uzunca bir süre doğru zamanı beklersiniz. Doğru zamansa asla kendini belli etmez. Kafanızda kurduğunuz onca şeyi bekletmek zorunda kalırsınız. En sonunda, başkası sizden önce davranır ve şansınızı kaybedersiniz.

Birbirinden zıt o kadar farklı tepki var ki...Hepsini aynı anda yapman imkansızdır. Zaten bu yüzden de seçme hakkını kullanırsın. Ben, önümüzdeki iki haftalık süreçte "O kadar karamsar olma canım..." deme hakkımı kullanıyorum. Yanımaysa, içi boş kahve fincanımı ve sempatikvari hâlimi alıyorum.

Travis - Somewhere Else

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder