Biliyorum, Murphy benden nefret ediyor ve bu yüzden Murphy Yasaları hayatımı mahvetmek için elinden geleni yapıyor. Bugün tüm lanetler sana Captain Ed Murphy...
Murphy Yasaları kısacası ''Bir işin ters gitme olasılığı varsa, ters gider.'' şeklinde açıklanabilir. Ancak tabii ki bu kadar basit değil. Ve bu aptal yasalar son günlerde bana oldukça işler oldu. Ed; dostum, yukarıdan bana gülüyorsun değil mi ?
Yasaların hayatıma nasıl işlediğini birkaç örnekle ilan etmek istiyorum. Ünlü olacaksın Murphy...Umarım bu iyiliğimden sonra yakamı bırakırsın...
Şu yasadan başlayalım;
- Bir işin ne kadar zamanda biteceği sorulduğunda tahmin ettiğiniz süreyi iki ile çarpıp bir üst zaman dilimine geçirin.
Yani; zaman dilimi olarak bir günden az sürmesini düşündüğüm Sakarya yolculuğundan iki gün sonra dönebilmiş olmam.
İki numaralı yasamız;
- Tabiat ana daima hatanın yanındadır.
30 küsür derecelik havada pişmemek adına verilen uğraşlar esnasında okula gitmek için dışarı çıktım. Hâliyle kısa kol ve kapri vardı üstümde. Dışarı çıkmamızla yağmurun hafiften atıştırması ve peşinden kampüse gidene kadar yolların sel olacak kadar dolup taşmasına neden olacak şiddetli yağmurun gelmesi bir oldu. Gökgürlemeleri, şimşekler, iri yağmur taneleri altında sırılsıklam oldum. Ne şanstırki hava açtı. İşimiz bitip eve döndüğümüzde...Bu yaptığın pisliği unutmayacağım Murphy !
Üç numara;
- Kestirme, iki nokta arasındaki en uzun yoldur.
Tıpkı bir sene boyunca kaldığım Ankara'da yaklaşık altı ay boyunca kısa yol diye gittiğim yolun mesafeyi yaklaşık beş dakika uzattığını öğrenmem gibi.
Dört numaraya geçelim;
- Bir şeyle fazla oynarsanız, onu bozarsınız.
Alınan laptopun daha ilk gününde hata vermeye başlaması gibi.
Beş numara;
- Aptalların dahi yapamayacağı şey yoktur, çünkü onlar da kendi çapında birer dahidir.
Açıklamaya bile gerek yok. Direk olarak benden esinlenilmiş bir kanun olsa gerek ! (bkz: smile was here)
Altı;
- Yeni alet almadan, kaybettiğiniz eski aleti bulmanız mümkün değildir.
''Benim kulaklığım nerde ya ?'' diye başlayan cümlemin ardından, iki gün sonra kendime yeni bir kulaklık aldım. Gayette iç karartıcı bir fiyata. Aynı günün akşamında bilin bakalım ne oldu. Kulaklarım annemin ''Ozan, senin kulaklığın burdaymış ya oğlum.'' sesiyle çınladı.
Yedinci kurala geçmeden önce şunu belirtmem gerekir ki ağlamama çok az kaldı. Hissediyorum, birazdan dayanamayıp ağlamaya ve Murphy'e peşimi bırakması için yalvarmaya başlayacağım.
İşte yedinci kural;
- Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya kalkarsanız, makine çalışır.
Evdeydim ve televizyonu açmaya çalışıyordum. Ancak televizyon sadece ses veriyordu görüntü yoktu. Dört kere açıp kapadım ve hiçbirşey değişmedi. Annemi çağırdım...Televizyonun görüntü vermediğini söyledim. Kanıtlamak için televizyonu açtım...Lanet makine çalışmaya ve görüntü vermeye başladı. Hayatımda ilk defa televizyonun çalışmış olmasına bu kadar küfür ettim.
Sekiz;
- Çekici, güzel ve sizden hoşlanabilecek bir kadınla tanışma olasılığınız;
a-yanınızda karınız varken,
b-yanınızda sizden daha yakışıklı bir arkadaşınız varken,
c-yanınızda sizden daha zengin bir arkadaşınız varken artar.
Ya bunu açıklamaya gerek bile duymuyorum çünkü muhtemelen bu hepimizin başına gelen birşey.
Yeter bu kadar sinirlerim bozuldu. Bunun gibi daha aklıma gelmeyen birçok şey özellikle son zamanlarda beni bulur oldu. Çıkardığım ders ise şu. Kesinlikle ve kesinlikle Mrs. Murphy ile yatma ! O zaman neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum...
Garbage - Run Baby Run
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder