Bu sefer biraz hile yapıyorum. 12 Memories albümünde olmayan bir şarkının üzerine kurguladığım şeyleri yazacağım ama sonuçta Travis'tir, kandır, candır, bu başlığı hak etmiştir, anlayış için şimdiden teşekkürlerdir.
Şarkının adı One Night...Bir gece hayatımızda neleri değiştirebilir, neleri daha kötüye götürebilir biraz bunu sorgulayan bir şarkı. Gerçekten...Bir gece hayatımızda ne değiştirebilir ?
Klasikleşmiş ''Bir oğlan bir kız'' konseptinden bu kez de dışarı çıkmıyoruz.
Zor birgün...Birbirine kırılmış iki kişi...Oğlan biraz daha fazla kırgın. Kız ise kırgın ama artık birşeyleri düzeltme meraklısı değil. Büyük bir kavga geçmiş başlarından belli. Aslında hikayenin henüz başındayken oğlandan biraz bahsetmek lazım.
Duygusuz birisiymiş zamanında. Sevgi nedir pek bilmeyen biri. Olaylardan fazla etkilenmeyen. Kafasına çok fazla takmayan. Etrafındaki birkaç kişi dışında kimsenin düşüncelerine kulak asmayan ve kimseye değer vermeyen. Ama işte...O kız herşeyi değiştirmiş onun hayatında. Şimdi de çekip gidiyormuş hayatından.
Sabah uyanmasının tek sebebi, yanında onu görebilmek olmuş artık zamanla. Bu sabahta onun için öyle başladı aslında. Bir umutla yanına baktı ama hayır...Bu sefer kız yanında değildi onun. Dünü hatırladı tekrardan. Söylediklerini...Onlardan kaçamayacağını anladı o anda.
Birbirlerine çok sert şeyler söylemişlerdi. Oldukça kırıcı ve ağır. Zaman geçtikçe çocuk kendisine hayret etmeye başladı. Kendisini böylesine değiştiren birine nasıl böyle şeyler söylediğine inanamıyordu. Düşündükçe içi içini yiyordu. Ancak olanlar olmuştu. Zarar verilmişti ve yeni gün çoktan başlamıştı.
Birşeylerin olması için bekledi çocuk bir süre. Kızın eve gelmesini ya da aramasını en azından kızla bir şekilde haberleşmeyi...Ama kız bu sefer kararlı gibiydi. Bu kez herşey bitmişti sanki. Birşeyleri ayakta tutma sırası artık kendisindeydi.
Onu daha birgün geçmiş olmasına rağmen öyle özlüyorduki. Çok fazla seviyordu. Çok fazla aşıktı ve değer veriyordu. Alışık olmadığı duyguları yaşatmıştı kız ona. Değer vermek...O an o kadar acı verici birşeymiş gibi geldi ki ona. Hiç tanımamış olmayı istedi o an kızı. Yeniden duygusuz olmayı, kimseyi umursamamayı istedi. Çünkü bu hisler ona şuanda sadece acı veriyordu. Midesi parçalanıyordu sanki. Öyle bir ağrı çökmüştüki oraya. Kalbiyse durmak ister gibi atıyordu. Çok fazla sızı vardı. Durmak için yalvarıyordu adeta. Bedeni hareket etmek istemiyordu. Tek istediği tüm gün onu düşünmek ve onun geldiğini hayal etmekti. Hissettiği her yeni şey çocuk için yeni bir keşif gibiydi. Her biri, hayatı boyunca ilk kez oluyordu.
Kız içinde aslında durup pek farklı değildi. Seviyordu hâla ama kararlıydı. Bu kez kendinden taviz vermeyecekti. Zihnindeki savaşı mantık kazanmıştı. Sevgisinin önüne geçmişti bu sefer. Eli çok kez telefona gidiyordu ama sadece o kadar. An geliyordu anahtarı kaptığı gibi dışarı çıkıyor ama daha sonra geri dönüyordu. Evet büyük bir savaş vardı zihninde. Ama dediğim gibi en sonunda mantığı kazanmıştı o savaşı. Kız şimdi sadece uzanmış telefonunun çalmasını bekliyordu.
Gece olmuştu. Ortalıkta değişen hiçbirşey yoktu. Çocuk artık birşeyler yapmasının gerektiğini kabullendi ve harekete geçti. Önce neler yapabileceğini düşündü ama bu konuda pek iyi sayılmazdı. Kafasından çok şey geçiyordu...
İlk olarak düşündüğü şey kendini ağırdan satmaktı. Kız onu aramamış olsa bile sesini duyarsa onun için yetebileceğini düşündü. O, buydu işte. Böyle kabul etmesi gerketiğini söyleyecekti ona.
İkinci olarak şu geldi aklına. Yine telefon edecekti. Neden öylece çekip gittiğini soracaktı. Bunun için biraz azarlayacaktı. Kız ona bağırmak için mi aradığını sorunca amacının herşeyi düzeltmek olduğunu söyleyecekti. Bu konuda konuşacaklardı ve herşey yoluna girecekti.
Üçüncü olarak şunu düşündü. İlk ikisinde olduğu gibi telefonla halledecekti. Konuşmak istediğini söyleyecekti. O özür dilemeden özür dilemeyeceğini ama herşeyi yoluna koymak istediğini söyleyecekti. Bunun için elinden ne geliyorsa yapacağını...Uzun uzun konuşacaklardı ve sonunda tekrar yanına gelmesi için ikna edecekti onu. Evet tüm yapacağı buydu.
Her düşündüğü yeni şey, bir öncekinden daha iyi ve daha hafifti. Aklına gelen her yeni fikir, kızı aslında ne kadar sevdiğini ve kıza ne kadar değer verdiğini gösteriyordu. Ama yeterli değildi. Daha iyisini yapabilirdi.
Ortak arkadaşlarından birini arayacaktı ve kızla kendisine aynı yerde buluşma ayarlamasını isteyecekti. Kız, arkadaşını beklerken karşısında onu bulacaktı. Masaya oturacak ve onu ne kadar özlediğini söyleyecekti. Elini tutacaktı. Affetmesini isteyecekti. Sonunda birbirlerine sarılıp birbirlerini ne kadar sevdiklerini söyleyeceklerdi.
Ya da direk evine gidecekti...Kapıyı açar açmaz onu dudağından öpecek ve sıkıca sarılacaktı. Defalarca özür dileyecekti. Onu ne kadar sevdiğini, önemsediğini, değer verdiğini ve onsuz yapamayacağını söyleyecekti. Sabah uyandığında yanında onu görmek istediğini başka türlü gününün anlamsız olduğundan bahsedecekti. Onsuz geçen zamanın kendisi için ne kadar zor olduğunu anlatacaktı. Evet...Bu kesinlikle işe yarayabilirdi.
Bunu yapmalıydı. Bir gece...Herşeyi yoluna koyabilirdi. Bir gece...Tüm karanlığını alıp yerini beyaza bırakabilirdi. Bir gece...Hayatını değiştirebilirdi. Bir gece...
Çok fazla düşünmüştü. Kararını vermişti. Ve o gece...Hiçbirşey olmadı. Yapmayı istediği şey onun için o kadar kolay değildi. Zaten düşünmekle çok vakit harcamıştı. Güneşin doğuşu yaklaşıyordu.
Tüm cesaretini toplayabildiği tek gece akıp gitmişti elinden. Bir daha asla o kadar cesaretli olamadı. Her geçen gün biraz daha eski hâline döndü. Kızsa umudunu yavaş yavaş yitirdi. Bir daha birbirlerini ne görebildiler ne de arayabildiler. Çünkü o sihirli gece söylenenlerden çok daha basitti ve geçip gitmişti.
Travis - One Night
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder