Temmuz ayının güzel geçeceğine dair kendime söz verdim. Neden bu ayı
seçtim bilmiyorum ama bir yerden başlamak gerekliydi ve halihazırda fena
geçmeyen bir haziran ayından sonra, temmuz ayını seçmemek haksızlık
olurdu.
Haksızlık konusunda hassas bir yapım var.
İnsanların bana haksızlık yapıp yapmaması sorun değil ama aynı durumu
yaşatan kişi olmak pek hoşuma gitmiyor. Sıkıca irdeliyorum,
yapılabilecekleri düşünüyorum ve gerektiği takdirde fedakarlık kısmında
kendime açık çek veriyorum. Aksi bir durum olarak, insanların ne
düşündüğü hakkında en ufak bir umursamaya sahip olmadığım için de,
fedakarlık kısmında istediğim kadar ileriye gidebiliyorum.
Dediğim
gibi, yaptığım hiçbir şeyi bir beklenti içerisine girerek yapmadığım
için, hiçbir zaman bir pişmanlık hissetmiyorum. Mesela, temmuz ayı
istediği kadar rezalet ve kırıcı geçebilir, sorun değil. Ben gayret
etmeye devam ederim ve elbet benim için özenle süslenip, gelmemi
heyecanla bekleyen bir ay bulurum. Belki farkında olmaz ama kaybeden
temmuz olur. Farkındalık önemli şey...
Aslında
farkındalık nedir tam olarak bilmiyorum. Kendi bakış açımdan tarif
edebildiğim kadarıyla, gün geliyor ve bir anda "hass.ktir" diyorsunuz.
Bazen çok geç oluyor, bazense ucu ucuna yetişiyorsunuz. Bazı durumlarda
ise, fark etmenin yaşı olmuyor. Zaman dilimi ne kadar uzarsa uzasın,
hiçbir zaman geç kalmadığınız insanlar oluyor hayatınızda. Fedakarlık
yapmaktan en fazla zevk aldığım ama aynı zamanda da en fazla zorlandığım
insanlar da, öyle kişiler oluyor işte.
Beş senedir, bıkmadan usanmadan dinleyebildiğim tek bir şarkı var benim. Bazen kendisi çıkıyor karşıma. En olmadık zamanda, en olmadık yerde kendini gösteriyor. Hem en güzel, hem de en kötü anlarımda yanımda olmasını istediğim tek şarkı. Temmuz ayına da, bu şarkıyla giriyorum. Bir ara, Surrender'dan bahsetsek fena olmaz.
Altmış yaşına merdiven dayamış olan dayımın rahatlığına ve nasıl sahip olduğuna bir türlü anlam veremediğim o tatlı huzuruna sahip olmak istiyorum. Gizli bir hayranlık duyduğum dayımın "Benim müziğim olsun, sigaram olsun, bir de çayım olsun. Başka ne isterim ki..." sözü karşısında saygıyla eğiliyor ve çayın yerine kahveyi koyarak, mutluluğumu bu üçlüyle yaşamak istiyorum.
İhityaçlarımı kısıtlıyorum. Yoğun insan sesine karşı tekrar alerjimin kabarmasına karar verdim. Kahvemi koydum, gizlice sigaramı yaktım ve Surrender'ımdan vazgeçmedim. Hoşgeldin Temmuz.
Sevgili Temmuz...güzel
geçmeni istiyorum ve bunun için uğraşacağıma söz veriyorum. Biraz da sen
uğraşsan ve karşılıklı fedakarlıklarımızı paylaşsak? Hem, üniversite ikizimi bulmamı sağlamış olman bile, senden gelen küçük ama güzel bir adımdı.
Billy Talent - Surrender
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder