30 Haziran 2010 Çarşamba

Haziran Ayında "Oz" Ne Öğrendi ?

Yaz okuluna sayılı günler kala, insan hiçbir anını boşa harcamak istemiyormuş. Bu yüzden de elinden geldiğince uyku düzenini minimum saatlerde tutup, sabahlara kadar boş bir şekilde oturmayı bile göze alabiliyormuş.

Yaz okulu başlayana kadar edilen küfürler, arkadaşlarla bir araya gelindiği andan itibaren unutuluveriyormuş. Küfürler rafa kaldırılıp, yerine yazlık gülüşmeler indiriliyormuş. Yine de seni sevmiyorum yaz okulu...Hiç boşuna ümitlenme, elimde hâla sakladığım birkaç küfür var.

Eve yeni birisinin katılma dönemi sancılı geçebiliyormuş. Heryere atılmış eşyalar, kendi aradığınızı bulmanızda bile sıkıntıya yola açabilmekteymiş. Bu dönemi en kısa sürede aşıp, eski huzurlu ve mutlu ev düzenine ulaşmak içinse yeni ev arkadaşının "Şuna bir el atıver" çağrısına cevap vermek gerekliymiş.

Uyku problemi bazen iyi sonuçlar doğurabiliyormuş. Bütün sene boyunca sabah dokuz hatta onda kalkmaya zorlanan bünye, bu problem sayesinde alarm sesini bile beklemeden sekizde başlayacak olan ders için altı buçukta kendini ayakta bulabiliyormuş.

Geçen sene kasım ayında bilgisayarıma virüs bulaşmış olduğunu, yedi ay sonra öğrenmiş olmanın garip ve şaşkın ifadesiyle kalmış bulunmaktayım. Şu saçma, msn yoluyla işte "yok resmime baksana kanka, adres bu hadi tıkla sana da virüs bulaşsın gerizekalı" tarzı mesajlar iletilmesine neden olan şey, kasım ayında bir günlüğüne beni de vurmuş ve haberim yokmuş. An itibariyle geçmiş konuşmalardan birine bakmam gerektiğinde farkettim bunu. Bu mesajı alan herkesten özür dilerim lan. Allah belamı versin ki haberim yoktu (bkz: ahhhahahaha)...Yalnız, gerizekalı gibi tıkladıysanız o sizin kendi probleminiz. Beni hiç alakadar etmez !

Evin tamam, kafan rahat ve yaz okulu...İşte bu üçünün birleşimi, insanın canının sıkılmasına engel olabiliyormuş. Geçen senenin aksine, günler çabucak geçerken, yazın kavurucu sıcağında bile kahkahaların eksik olmayışı yüzümü güldürüyor. Sabah kahvaltıları, akşam gezintileri ve geçen senenin aksine, bu sene hâlden anlayan hocaların oluşu ise işinizi kolaylaştırıyormuş.

Gün kavramının yavaş yavaş kaybolmaya başlaması, önemli günlerin çok geç hatırlanmasına hatta bazen unutulmasına neden olabilirmiş. Doğum gününü unuttuğum kuzenimden içten içe özür dilerken, annemin doğum gününü son anda hatırlayarak kendimi kurtardığım içinse kendime karşı hafif bir nefret duygusu barındırmaya başlamış bulunmaktayım. Ettiğim küfürlerin hakkı tamamiyle bana ait olup, yine kendime söylenmektedir. Kimsenin üstüne alınmaması rica olunur.

Bazen yağmurun yağması, terlemenize engel olamayabiliyormuş. Eğer Sakarya'da yaşayan biriyseniz, bu durum sizin için olağan bir gariplik hâline bile gelebiliyormuş. Ancak insan ne giyeceğini şaşırabiliyormuş...Bir yanda, bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, diğer yandaysa buna rağmen sıcaklığından ödün vermeyen bir havanın oluşu, kafa karışıklığına neden olabiliyormuş.

Birisiyle çok fazla konuşmak acı verirmiş...Her gülüşün arkasına, ince bir sızı saklanırmış. Gün biter, ertesi güne soru işaretlerini bırakırmış. 2010 yılının haziran ayı, geleceğe yönelik fazlaca hatırayı barındırmayı başarmış. Dönüp tekrar bu günleri hatırladığımdaysa ne hissedeceğimi zaman gösterecekmiş.

Missy Higgins - All For Believing

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder