Yağmur sesi...Çok net duyabiliyordum. Bir süre dinlemeye devam ettim. Etraf karanlıktı. O hâlde rüya olmadığı çok açıktı. Gözlerimi açtım ve saate baktım. 11:42'ydi...Bir saat daha uyuyabilirdim ama hayır. Yapılacak çok fazla işim vardı.
Sonunda kanepeden kalktım ve duş aldım. Cuma günlerini sevmem çünkü herkes çok seviyor. Ben en fazla pazar ve pazartesi günlerini severim...Sevgiye muhtaç günlerdir. Herneyse...Duş alırken bunları düşünmek çok saçmaydı. Bu yüzden bende herkesin yaptığı gibi en sevdiğim şarkıları mırıldandım. Kendi kendime birkaç espri yaptım. Gözüme şampuan kaçmasın diye çok uğraştım ama hiçbir işe yaramadı çünkü lanet saçlarım sürekli gözümün önüne gelip şampuanların bir kısmını oraya bıraktı. Kafama not düşüyorum...Bir ara saçlarımı kestirmeyi ciddi ciddi düşünmeliyim.
Bugün elimizde bir elektrik faturası, bir su faturası ve buluşulması gereken bir kız arkadaş var. Herşeyden önce sıcak bir kahve içtim. Kahvesini biraz fazla koyduğum için acıydı ama yine de bitirdim. Saat 12:36...Şu an öğle arası bu yüzden faturaları yatıramam. Eğer yatırmak için beklersem buluşmaya geç kalırım. Bugün cuma bu yüzden bugün yatırmazsam pazartesiye kadar beklemem gerekecek. Bugün pazartesi olmuş olsaydı işimi ertesi güne erteleyebilirdim. İşte cumadan nefret edip, pazartesiyi sevmek için bir neden daha. Kafama not düşüyorum...Faturayı yatırmak için asla son günü bekleme. Cumaya denk gelebilir.
Mesaj çekiyorum ve buluşmayı bir saat ileriye alıyorum. Elektrik faturası için sıra numarası almam lazım. Tuşa bastım ve günün numarası 266 oluyor. Altı rakamını severim. Neden bilmiyorum ama çok küçükken dandik fal kitaplarından birinde burcumun şanslı sayısının altı olduğu yazıyordu. O günden beri altı rakamına karşı bir sempati besliyorum. Hayatımın hiçbir köşesinde bu sayı önemli bir anlam ifade etmedi ama eminim ki birgün o sayı benim için çok anlamlı olacak. Bunları düşünürken sıranın bana gelmesi güzel. Beklerken çok saçma ama vakit geçirici şeyler düşünebiliyorum. Haneme bir artı daha ekleyebilirim.
Su faturası hakkında yalan söyledim. Neden bilmiyorum ama çok fazla işim varmış gibi gözükmesini istedim. Sadece elektrik faturasını elden yatırıyorum. Diğerlerini banka kartımdan otomatik ödemeye aldım. Kafama not düşüyorum...Bir daha okuyuculara yalan söyleme.
Saat 15:04...Buluşma noktasına dört dakika geç gelmiş olmanın huzuru var içimde. Buluşmalara asla erken gitmem çünkü kimse vaktinde orada olmaz. Boşu boşuna beklemekten nefret ederim. Bu noktada karşımdakini çok fazla düşündüğüm söylenemez. Bekleyen taraf ben olmadığım sürece, kimin ne kadar beklediği umrumda değil. Neyseki gittiğim yerde kız arkadaşım beni bekliyor. Bugün de bekleyen taraf ben olmadım.
Kız arkadaşım demişken...O benim kız arkadaşım değil. Aslında arkadaşım bile değil. Cinsiyetinin vurgulamak adına kız arkadaş dedim. Neden buluştuğumuzu bilmiyorum. Belki de neden buluştuğumuzun açığa kavuşması için buluşmuşuzdur. Hiçbir fikrim yok ama bu aralar çok fazla kişiyle görüşüyorum. Bir buluşmadan zarar gelmez.
Biliyorum çok saçma ama o konuşurken ben sadece onun ağzının içine bakıyorum ve birbirimizi nereden tanıdığımızı hatırlamaya çalışıyorum. İlkokul ?..Hayır imkanı yok. Lise ?..Belki olabilir ama aynı sınıfta olmadığımıza yemin edebilirim. Üniversite ?.. Bu çok saçma olurdu çünkü bir insanı iki ayda unutmama imkân yok. O hâlde nerede tanıştım ben bu kızla ?
Aslında onun isminde çok fazla kişi tanıyorum. Yeşil gözlü, kıvırcık siyah saçlı ve beyaz tenli biri...Zihnimi zorluyorum ama henüz ortaya birşey çıkmış değil. Mesajlaştığım birini nasıl hatırlayamam diye düşünmüyorum bile çünkü bu durumdaki tek kişi o değil. Rehberim onun gibi, sadece ismini hatırlayabildiğim kişilerle dolu.
Tuvalete gidiyorum ve en yakın arkadaşımı arıyorum. Ondan, beni yarım saat sonra aramasını ve acilen eve çağırmasını isteyeceğim. Böylece ortamdan ayrılabileceğim. Evet...Bu numarayı sadece siz kızlar yapmıyorsunuz...Hayalkırıklığına uğrattığım için üzgünüm.
Arkadaşımı aradığımda bana içeride Özge'yle işlerin nasıl gittiğini soruyor. Özge'yi nereden tanıdığını soruyorum ve herşeyi teker teker anlatıyor. İşler açığa kavuşuyor. Şimdi daha rahatım.
Regina Spektor - Eet
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder