Yaşamak basittir. Olayları ikiye ayırırsınız...Sizi mutlu eden şeyler ve mutsuz eden şeyler. Temelde hayatınızı bunun üzerine kurarsınız. Peki, ya sizi hayata en fazla bağlayan şey aynı zamanda size hayatı çekilmez kılarsa ?
Bazen kararlar verirsin. Ne yapman gerektiğini kararlaştırırsın kendi içinde. Sonunda bir sonuç elde edersin. Kararının, herkes için en iyisi olacağını düşünürsün. O'nun iyiliği için kaçınmak isteyebilirsin. Kendi başına saklambaç oynayabilirsin...O'nun haberi bile olmadan. Ama evren birşeylerin farklı olmasını isterse, kaçsan bile saklanamazsın. Ve işte "sobe !".
Bir "istediğimiz şey" vardır, bir de üzerinde hiçbir kontrolümüzün olmadığı milyon tane raslantı. Olaylar bizi belli zamanda belli yerlere götürür ve hayatlarımızı sonsuza kadar değiştirirler. Bu raslantıları kim kontrol eder? Tüm bildiğim, kontrol eden biz değiliz...
Bizi belli bir zamanda belli bir yere getiren belki kontrol edemediğimiz milyon tane raslantının toplamından ibarettir. Ya da belki, yaptığımız tercihler ve eylemlerimizdir. Her ne olursa olsun, bazen kendimizin ne yaptığını, nereye gittiğini bilmediğimiz zamanlar oluyor. Birşeylerin bizi yönlendirdiği kesin.
Evren bize küçük oyunlar oynasa bile hiçbir zaman bizim yerimize karar veremez. Gücü bir yere kadardır. Bazen bize bazı kapıları açar, belki belli bir yere kadar götürür ama artık bir süre sonra yürümeyi öğrenmeniz gerekir. Kısacası; evren sizi evlenebileceğiniz o kişiyle tanıştırabilir ama evlilik yüzüğünü taktıramaz.
Hepimiz anlık hareketler yapıyoruz zaman zaman. Daha önce hiç yapmadığımız şeyleri anlık olsa bile deniyoruz ve bu bile hayatımızın değişmesine neden olabiliyor. Bazen hiç kolay olmuyor. İlk başlarda farketmiyorsunuz bile. Sonra düşündüğünüzde, o anlık yaptığınız şeyin hayatınızı ne kadar değiştirdiğini anlıyorsunuz.
Aslında hayatımızı değiştiren, değiştirmese bile hayatımızı şuanki düzenine sokan herşey; milyon tane rastlantıdan ibaret. Belki kırmızı ışığa yakalanmak, belki bir gün dişlerini fırçalamadan evden çıkmak, belki arabanızın benzini bitti diye otobüse binmiş olmanız. Sonuç olarak bizim umursamadığımız küçük ayrıntılar...Birçok şeyi değiştirebiliyor.
Hayat basittir...Olayları ikiye ayırırız. Ya birileri için en iyisi olduğunu düşündüğümüz şeyleri yaparız ya da olayları sadece akışına bırakırız. Evrenden biraz daha yanımızda olmasını isteriz. Peki, ya evren olayların akışını artık bize bıraktığı anda biz düşünemez hâldeysek ?
Çok şeyimiz hâla belirsiz. Birçok kararımız hatalı. Bazıları için çok geç. Kararımızda geri dönemeyecek kadar uzun yol katetmiş olabiliyoruz bazen. Ben evrenden o hatalarımı düzeltmek için bir şans daha istemiyorum. Biliyorum; istediğimiz kadar şansımız olsa bile, aynı hataları gene yapacağız.
Glass Pear - Last Days Of Your Life
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder