Biliyorum, başlık oldukça saçma. Hatta tam olarak ne anlama geldiğini bile bilmiyorum. Hey! Hâlime gülmeyin...Ne yani, herkes sırf çekici olsun diye saçma sapan başlıklar kullanırken iyi değil mi ?Bana bulaşma...Çünkü benim çöplüğümdesin (bkz: kendi kendine konuşmaya başlayan insan modeli).
İnsanlar işler kötüye gittiğinde çeşitli yollarla üstesinden gelebiliyor. Bazılarımız kafasına takıyor, bazılarımız intikam peşine düşüyor, bazılarımız odasına kapanıyor. Ve tabii bazılarımız da bastırıyor. Ne kadar dayanabilirse...
İkinci bir şans vermek oldukça zor. Bu birisine karşı olmak zorunda değil. Mesela hayata karşı...O kadar çok ikinci bir şans vermiş oluyoruz ki hayata, bir süre sonra yeter diyoruz. Sorun şu ki, hayat hiçbir zaman uslanmaz...Sadece sizin pes etmenizi bekler. Oyunun kuralı budur. O sizi yormaya çalışır, sizde onu yenmeye çalışırsınız. Sanırım üstünlük konusunda oyumu hayata vereceğim. Hakkını vermek gerek, şu ana kadar oldukça iyi bir oyun çıkardı. Hadi, gerçeği söyleyin bana...Sizi kaç kere pes ettirdi ?
Baş etmek imkânsız biliyorum. Bu yüzden pek inatlaşmamak gerek hayatla. Biraz hile yapmak gerekiyor. Suyuna gitmek lazım bazen. Akışına bırakmak gerek. Bırakın, birazcık hayatın kendisi karar versin ne yapmanız gerektiğine. İkinizde biraz sakinleşin...Birkaç hafta, iyi arkadaşlar gibi takılın. Vakit geçirin ve hamle yapmasını bekleyin. İyi ya da kötü...Karşına elbet birşey çıkaracaktır. Hayatın oldukça sabırsız olduğunu söylemem gerek bu konuda. Her zaman karşınıza birşeyler çıkartır. Yerinde duramaz...Çünkü siz ne kadar monoton günler geçirirseniz, hayatta sizinle beraber sıkılmaya başlar.
Konumuz hayatın kendisi değil...Konumuz, ikinci bir şans verme. Bu yüzden hayatla ilgili konuşmayı yarıda kesmek zorundayım. Umarım bu yüzden bana kötü şakalarından birini yapmayı düşünmez (bkz: hayata insan muamelesi göstermek).
Evet ikinci bir şans vermek illa ki birisine karşı olmak zorunda değildir ama genelde öyledir. Yeniden bir şans vermek oldukça zordur...Bunun yerine lanet okumak, intikam almayı istemek, ya da ayağımıza kadar gelip yalvarmasını beklemek çok daha güzel ve rahatlatıcı gelir bize. Genellikle "yüce" gururumuz izin vermez affetmeye. O; bizimle oynamıştır, kalbimizi kırmıştır, incitmiştir...Sıra ondadır.
Benim durumum da çok farklı değil aslında...Affetmek kolay değildir gerçekten. Kendimizi acizmiş gibi hissederiz biran için. Sanki affetmek, karşımızda duran o kişiye ihtiyacımız varmış gibi gösterir bizi. Kabul etmek lazım...Gerçekten de ihtiyacımız var. Ama şunu da biliyoruz ki, O'nunda bize ihtiyacı var. Bu yüzden karşınızda durup, sizden özür diliyor.
İkinci bir şans vermeyenler bir süre sonra bu durumu hatırlamayacaklar bile. Hepimiz bunun farkındayız çünkü çok kez bu durumu yaşadık. Kapıyı gösterdik, günlerce düşündük, aklımızdan çıkardık, hayatımıza devam ettik. Ama bu kadar kolay olmaz her zaman. Günün birinde unutup gideceğinizi bilseniz bile kapıyı gösteremezsiniz bazen. O an çok zordur bunu yapmak...
Yalan söyleriz...Gözlerinin içine baka baka yalan söyleriz yeri geldiğinde. İçimizden gitmemesi için yalvarırız. Ama yine de devam ederiz yalan söylemeye...İçten olmayan sözler söyleriz. Bunu neden yaparız bilmiyorum. Sanırım filmler bizi fazla etkiliyor...Ciddiyim. Filmlerdeki gibi, kapıyı vurup gittiğinde elbet bir şekilde geri döneceğini ya da elbet karşılaşacağımızı ve o an sarılıp birbirimizi normalde ne kadar sevdiğimizi söyleyeceğiz sanıyoruz. Umarım çoğunuz bunun ancak filmlerde ya da hayaller de olacağını biliyorsunuzdur. Belki milyonda bir gerçekleşebilir bu durum tabi. Ama biz, o milyonun içindeki bir değiliz. Çok merak ediyorum, ayrılırken zihninizde o ana özel bir soundtrack parça da çalıyor musunuz ?
Neden yalan söyleriz bilmiyorum ama tahminim var. Gurur...Evet, her zaman karşımıza çıkan şu duygu. İkinci bir şansı hak eden ve bizim bu şansı vermek için can attığımız kaç kişiyi gururumuz yüzünden kaybettik acaba ? Saymaya başlamayın çünkü bu son olmayacak.
Gurur, bizi hayata karşı bile küstürebilecek kadar güçlüyken nasıl üstesinden gelebiliriz bilmiyorum. Ama hayata küsmek yerine belki gururumuzun önüne bir türlü geçemediğimiz için önce kendimizi sorgulamalıyız.
James Blunt - Same Mistake
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder