Yaz okulu döneminde öğrendiğim tek birşey vardı. Yaz okuluna bir daha gitmemek...Kısa vadede pek bir işime yaramasa bile, bu bilgi önümüzdeki senelerde oldukça işime yarayacak.
Tanımadığınız bir numaradan mesaj geliyorsa, biraz sohbet etmek bazen eğlenceli olabiliyor. O sizinle dalga geçtiğini sanarken, farkında olmadan salak konumuna düşebiliyor. Ancak herşeyi dozunda bırakmak gerek. Biraz eğlencenin ardından iyi geceler demeyi bilmek lazım.
Yeni jenerasyon oldukça uçlarda yaşıyor. Yani, ya hergün içmeyi marifet sanıp birde bunu anlatıyorlar (en azından iddia ediyorlar) ya da kırmızı şarabını alıp kitaplarını okuyorlar. Biraz kendinize gelin ! En küçüğünüz 13, en büyüğünüz 17 yaşında olan gençlik size sesleniyorum. Yaşınızın adamı olun biraz. Emin olun, bütün içki isimlerini sayıp hepsini içtiğini iddia etmekte marifet değil, herkesin ortasında şov yaparcasına oturup kırmızı şarap eşliğinde kitap okumakta. Dengeyi tutturmak önemlidir.
İnsanlar size kendinizi aptal gibi hissettirmekten büyük haz alır. Birisini terslemek, umursamıyormuş gibi davranmak zevk vericidir. Oysa ki normal zamanda konuşmak için can atıyordur aynı kişiler. Olsun...Önemi yoktur. Sizin, her diyalog sonunda biraz daha aciz hissetmenizi sağlamak çok daha büyük zevk verir. Farkında değildir ama o an ne kadar hoş gelirse gelsin bu durum, ileride çok fazla bunun bedelini ödeyecektir. Ben çok uzun zaman önce ödedim...Öğrendiğim şey ise şu. Bu bedeli ödemeyi isteyen benim dışımda da çok fazla insan varmış. Yazık...
X şahsiyetiyle konuşurken anladık ki, insan kendi popülerliğini etrafında bulunan kız/erkek fazlalığıyla ölçüyor. Yani kısaca karşı cinsle ne kadar fazla bağı varsa, anlatacak o kadar çok şeyi oluyor. Kendinin ne kadar önemli veya ulaşılması zor olduğunu bu tarz şaçma şeylere bağlayan kişilere üzülmemek elde değil. Hey, ama onlara güzel bir haberimiz var...Bu kişilerin etrafında ki bütün kızlar/erkekler onların olabilir ! Gerçekten. Hatta ve hatta daha da fazlasını elde edebilip herkese anlatabilmeleri için bol bol dua edeceğimizi buradan duyurmak isterim. Biz de artık X şahsiyetiyle birbirimize yeteriz ne yapalım. Gelecek planlarımızı kurmaya başladık bile (bkz: ahhahaha). Diyeceğim şudur ki; hava atmak, kendini değerli göstermek için biraz başka şeylere yönelmeye başlamak lazım sanki ha ? Çünkü bu durum sizi bir saatten sonra farklı bir konumda göstermeye başlayabilir.
Suratımda hiç durmadan çıkmaya devam eden sivilcelerin nedenini sanırım öğrendim. Başka bir X şahsiyetiyle yapılan konuşma bu duruma açıklık getirdi. Sinir ve stresmiş nedeni. En azından bana denilen ve bana bunu söyleyen kişiye de bunu söyleyen bir doktor. Saygı duyup inanmak gerekir. Bu yüzden beni sinirlendiren ya da strese sokan herşeyi okyanusa döküyorum...Bazılarının üstüne basıyorum, bazılarını çöpe atıyorum.
Worst Week...Kesinlikle izlenilmesi gereken bir komedi dizisiymiş. Yirmi dakikalık bölümler bazen yetmiyor bana bu yüzden birkaç bölüm arka arkaya izlemek zorunda kalıyorum. Kahkaha atmak güzeldir ama dizinin sonlarına gelmek o kadar iyi birşey değil. Erkek-kadın ilişkilerinde ailenin yeri ne kadar etkilidir sorusunu cevaplıyor bu komedi. Özellikle erkek için pekte olumlu etkilerinin olmadığını görebilirsiniz. Fazla konuşturmayın beni, izleyin işte bir şekilde. Pişman olmayacaksınız.
Tabi ki dizi dışında birde müzik üzerine birşeyler öğrenmemek olmazdı. Streetlight Manifesto...Ska punk olarak adlandırılabilecek türde müzik yapıyorlar. Daha açık konuşmak gerekirse, Athena'nın; daha hızlı, daha neşeli, daha bol enstürmanlı ve yabancı versiyonu diyebiliriz. Sıkıntılı durumlardan kafanızı kaldırıp kendinize gelmek için ideal. Neşeniz eksik olmasın dinlerken...Tabi dinlerseniz.
Günübirlik geziler güzeldir. Uzaklaşmak...Bir gün için bile olsa zevk verir. Eskileri hatırlamak biraz...Bazen gülmek, bazen üzülmek. Yapmak gerekiyor böyle gezileri arada sırada. Yorucu olabiliyor ama dediğim gibi oldukça zevkli.
Streetlight Manifesto - Down, Down, Down To Mephisto's Cafe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder