22 Mart 2009 Pazar

Neyse Ne İşte...

Yoruldum. Neden yorulduğumu bilmiyorum ama yoruldum işte. Hiçbirşey yapmak istemiyorum. Elimden ne kadarı gelir bilmiyorum ama olabildiğimce karamsar olmak istiyorum. Mümkünse hiçkimseyi görmemek. Bir odaya kendimi kilitlemek. Çok fazla insan görüyorum. Daha fazlasını taşıyamam sanki.

Konuşmaktan yoruldum belki. Belki de susmaktan. İki uçtan birindeyim ama hangisinde bilmiyorum. Ya konuşmalar hiçbir işe yaramıyor ya da susmak anlamını yitiriyor. Bu iki nedenden biri beni yoruyor.

Herkese değer vermekten yorulmuşta olabilirim. Ya da herkesten nefret etmekten. Ne yaptğımı bilmez bir hâlde ortalıkta dolanıyorum sanki. Herkese kan kusmak istiyorum sonra düşünüyorum ve sakince konuşup birçok şeyi çözmek. Ancak bir süre sonra tekrar başa dönüyorum.

Oyunun kurallarını aramak yoruyodur belki beni. Belki de oyunun kurallarına uymaya çalışmak. Bilmediğin kurallarla oyun oynamak sürekli oyun dışı ettiğindendir. Oyunun kurallarını bilip onlara uymak ancak bir süre sonra hiçbir işe yaramadığını fark etmekte olabilir asıl neden.

Sia Breathe Me'yi söylerken 11. saniyede başlayan ve hayalkırıklığını belli eden nefes alıp verişinin kulağımda çınlaması yoruyor da olabilir beni. O kadar doluymuş ki aslında ve hepsini bir nefesle atmak istiyormuş gibi. İşe yaramadığını bilmek beni güçsüz kılandır belki de. Sürekli sorunlarla uğraşıp hiçbir yere varamamaktır. Uzun zamandır yenik olmak, zafer kazanamamaktır belki de nedeni.

Uzun zamandır kafa dinleyemediğimdendir belki. Kendi kendimle konuşamadığımdandır. Bir yandan insanlarla birlikte olmak, diğer yandan da herkesten uzaklaşmak istediğimdendir.

Nedeni tam olarak ne bilmiyorum ama herneyse çok fazla yoruyor beni. Uyumak istiyorum. Uzun süre uyanmamak. Birisi beni gerçekten uyandırmak isteyene kadar yatağımdan çıkmak istemiyorum.

sudan çıkmış balık gibiydi. ''ben...ben bugün ne olacağını bilmiyorum.'' dedi. çok fazla korkuyordu...

Sia - Breathe Me

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder