Kolumda dikiş izi var. Abartılacak bir şey değil. Hastane kayıtlarına göre 5 cm'den uzun ama o kadar olduğunu bile sanmıyorum. Aslında bilmiyorum, hiç ölçmedim. Niye ölçeyim ki?
Yaklaşık altı ay oldu, vücuduma yerleşen en net dikiş izine sahip olalı. Altı ay oldu ama bünyem hâlâ kabullenmek istemiyor gibi o izi. Ara ara kaşınıyor. Uzun süreli kaşıntılar. Yara bandıymış gibi, çekip almamı istiyor sanki ruhum. Sanki bunu başarabilirsem, kesiğin olduğu günü de kurtarabilirmişim gibi...
Anlatamıyorsun. Anlatmak bir yana, dikiş izinden kimseye bahsetmiyor, fark etmesinler diye de dua ediyorsun...ama elbet fark ediyorlar. Bok varmışçasına da soruyorlar nasıl olduğunu. Hepsine farklı bir hikaye anlatıyorum. Kimisine de sadece cam kesiği diyorum. Kısmen doğru. Aslında tamamen doğru. Cam kesiği. Ama yetmiyor işte, inadına olayın tamamını bilmek istiyorlar.
İnsanlar nasıl da meraklı başkalarının yaralarını kurcalamaya. Yalan söylemeyi o kadar sevdiriyorlar ki bana...
Zaman. Diyorum işte, tanımını defalardır yapıyorum zamanın...zaman, kim olduğumuzu anlamak için başkalarını keşfetmeye çalıştığımız anda geçen süreçtir.
Utanç.
New Politics - Love Is A Drug
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder